PAYLAŞ

Kızıl Gezegen’de yaz aylarında patlama yapan Dünya dışı yaşam gözlemlerine bir değil iki tanesi daha eklendi. Genelde sessiz kalan NASA açıklama yapma gereği duydu.

Mars’ın geçmişinde bolca yaşama tanık olduğuna işaret eden buzul ve sıvı su tespitlerinin ardından, yaz sıcağında canı sıkılan UFO gözlemcileri sayesinde bir zamanlar Kızıl Gezegen’de ne tür canlıların yaşamış olduğuna dair sayısız ipucu elde ediyoruz. Sonu gelmeyen tespitlerin en yenileri ise sadece bir canlı ile sınırlı kalmıyor. Uzay gemisi benzeri kayanın yanı sıra ‘esrarengiz cisimler kategorisinde’ uçan kaşık gözlemi söz konusu.

Mars’ın yörüngesinde NASA, ESA ve Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu’na (ISRO) ait üç uydu bulunuyor. Yerde ise NASA kontrolündeki Curiosity ve Opportunity uzay araçları gözlem yapıyor. Sadece NASA’nın elde ettiği fotoğraflarda bugüne kadar yapılan sayısız uzaylı gözlemlerini ele alırsak, 2030’lu yıllarda yapılacak insanlı görevlerde neler olacak düşünemiyorum.

Mars’ta UFO enkazı…

Kızıl Gezegen hakkındaki en son iddia, Mayıs ayında Curiosity’nin çektiği bir fotoğrafta belirdiği öne sürülen kadın figürüydü. UFO Sightings Daily web sitesinin ilki 24 Ağustos’ta olmak üzere duyurduğu keşiflerden en yenisi ise bir uzay gemisine ait.

Curiosity’nin çektiği fotoğrafta belirdiği öne sürülen uzay gemisi, yazar Scott C. Waring’e göre çakılan bir UFO’yu temsil ediyor. Waring, çapının sadece 2,5-3 metre olduğunu tahmin ettiği uzay gemisinin ‘birkaç yolcu taşıdığını’ düşünüyor. Fotoğrafın orijinali ise burada.

[NASA]
[NASA]

Fosilleşmiş iguana…

Mars’ın yüzeyinde milyonlarca yıllık rüzgar erozyonunun kayaları insan, hayvan ve nesnelere benzeyen şekillere soktuğunu biliyoruz. Geçmişte birçok örneği yaşanan durum kalça kemiğinden fareye ve dev yengeçten bir kadına kadar uzanıyor. Bunlardan bir tanesi 2013 yılında öne atılan iguana.

Bazı kayaların aşırı derecede Dünya’da yaşayan canlılara benzemesi, nükleer bombaların etkisiyle sulak bölgelerdeki canlıların katılaşmış fosillere dönüştüğü düşüncesini doğuruyor. Mars’ın aşırı sıcaklık ve radyasyonla dövülen yüzeyinde kalan bu ‘fosiller’, bir zamanlar Mars’ın gezegenimizdeki ibi canlı çeşitliliği içerdiğine kanıt olabilir mi?

CNN’e konuşan NASA bilim insanı Ashwin Vasavada’ya göre, iguana geçmişteki gözlemlerde olduğu gibi bir ‘pareidolia’ ürünü. Yani beynin cisimleri rastgele bir şekle büründürme sanatı.

Mars’taki pareidolia gözlemleri hakkında detaylı bir yazı kaleme almıştım.

Vasavada, Curiosity’nin yüksek çözünürlüklü renkli kameraları sayesinde Mars fotoğraflarında pareidolia olasılığının daha da arttığını düşünüyor. Kısa süre önce tespit edilen ‘yürüyen kadın’ fotoğrafının ışık ve gölgenin etkisiyle bir kadını anımsattığını kabul ediyor. Ancak boyu sadece birkaç santim olan figürün gerçekten bir kadını temsil etme olasılığını destekleyen hiçbir bulgu yok.

Mars’ın şu an için ancak mikrobiyolojik yaşam barındırabileceğini belirten Vasavada, “Henüz Mars faresi veya iguanası için yeterli delil yok” ifadesini kullandı.

Uçan kaşığa ne demeli?

NASA’nın sonu gelmeyece spekülasyonlara yer vermemek için uzaylı gözlemleri hakkında soru sorulmadığı sürece açıklama yapmadığını biliyoruz. Ancak 2015 yazında yaşanan ve Eylül’e taşan gözlemler o noktaya vardı ki, NASA sosyal medya aracılığıyla açıklama yapma gereği duydu.

Curiosity fotoğraflarını inceleyen dünya genelindeki 500 bilim insanını nadir açıklamaya zorlayan keşif ise uçan kaşık.

UnmannedSpaceflight.com sitesinin forumunda tartışmaya açılan uçan kaşık, Curiosity’nin 30 Ağustos’ta çektiği fotoğrafta belirdi. Görüşüne bakılırsa, nükleer patlamanın ardından geride kalan eşyalar arasında bir kaşık da bulunuyordu.

Fotoğrafın orijinali burada: http://mars.nasa.gov/msl/multimedia/raw/?rawid=1089ML0048420010500151E01_DXXX&s=1089

NASA’nın Çarşamba günü Twitter’da yaptığı açıklama ise yine pareidolia’ya işaret ediyor. Mars’ta kaşık üretebilen bir medeniyet olup olmadığını henüz bilmiyoruz ama açıkça bir göz yanılması olan uçan kaşık, bir kayanın kenarındaki toz birikintisini temsil ediyor.

[NASA]
[NASA]
Bilimsel açıklamanın detayı ise Curiosity’nin gözlem yaptığı Sharp Dağı’nın eteklerindeki jeolojide yatıyor. Keşif robotunun incelediği kayalarda, mineral bulunduran damarlar (çatlaklar) öne çıkıyor. Yumuşak tortul kayaların yüzeylerinde yer alan bu damarlar, Mars’ın geçmişindeki su akışına işaret eden kalsiyum sülfat gibi mineraller saklıyor.

Fotoğrafta dikkat çeken, kaşığın altındaki gölgesi. Tıpkı kayadan oyulmuş gibi duran kaşık aslında yunuşak tortul kayanın uğradığı erozyonla şekil alan bir uzantıyı temsil ediyor. Rüzgar erozyonunun ‘kalça kemiği’ bile oluşturduğu Mars’ta milyarlarca yılda daha ne gibi doğa eserleri ortaya çıktı, görmeye devam edeceğiz.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK