Okuma süresi: 4 dakika

Rus milyarder Yuri Milner ve Stephen Hawking’in başrolünde yer aldığı 100 milyon dolarlık ‘uzaylıları bulma’ projesi, yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bunlardan bir tanesi, keşfedilmeleri halinde uzaylılara gönderilmesi planlanan mesaj.

Rus milyarder Yuri Milner’ın 100 milyon dolar bağışlayarak hayata geçirdiği ve İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking’in destek verdiği Breakthrough Initiatives projesi, bilim-kurgu alanında bolca beyin fırtınası doğurmaya başladı. On yıllardır Samanyolu’ndan gelen radyo sinyallerini toplayarak uzaylı yaşam izlerini arayan SETI (Search for Extraterrestrial Intelligence) projesinin Britanya ayağını oluşturan gökbilimciler, Leeds kentine bir araya gelerek uzaylı dostlarımıza veya düşmanlarımıza gönderilmesi gereken mesajın nasıl olması gerektiği konusunda kafa patlattı.

Uzaylılara gönderilecek mesaj, Breakthrough Initiatives projesinin ikinci ayağını oluşturuyor. Proje, dünyanın en büyük iki teleskobunun 2016’dan itibaren ortak çalışmayla gökyüzünü uzaylılardan gelen mesajlar için taramasına dayanıyor. ABD’nin Batı Virginia eyaletinde bulunan ve dünyanın en büyük hareket edebilir nesnesini oluşturan Green Bank Gözlemevi ile Avustralya’nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Parkes Gözlemevi’nin kullanılacağı projenin amacı, Dünya’ya en yakın 1 milyon yıldız ve 100 galakside uzaylı sinyalleri aramak.

100 metre genişliğindeki Green Bank hareket ettirilebiliyor. [Wikipedia]
100 metre genişliğindeki Green Bank hareket ettirilebiliyor. [Wikipedia]
İki dev teleskobun çalışmasına ek olarak, California’daki Lick Gözlemevi dış gezegenlerden iletilen optik lazer sinyallerini tespit etmek için en kapsamlı taramaları gerçekleştirecek. Samanyolu Galaksisi’nin merkezini didik didik tarayacak gözlemler için yüzlerce gökbilimci binlerce saat sürecek gözlem ve analiz yapacak.

Parkes, 64 metrelik dönebilen çanağa sahip. [Wikipedia]
Parkes, 64 metrelik dönebilen çanağa sahip. [Wikipedia]
Projede yer alacak mühendisler teleskopların toplayacağı devasa boyuttaki verileri işleyecek dijital donanımlar kuracak, bu sayede eşzamanlı olarak milyarlarca kozmik radyo kanalından tarama yapılabilecek.

Açık kaynaklı bir yazılım sayesinde yapılacak olan işlem, teleskopların yakaladığı radyo dalgalarının kamuoyuna sunulmasını sağlayacak. Bu sayede SETI@home projesine destek verecek 9 milyon gönüllü, teleskopların tespit ettiği sinyalleri filtreden geçiren mekanizmayı oluşturacak.

Mesaj nasıl olmalı?

Dev teleskoplar tarafından 2016’da başlayacak gözlemler bir sonuç verir de Dünya’yı hakikaten ayağa kaldıracak keşif onaylanırsa, ikinci aşama uzaylılara mesaj göndermek olacak. Stephen Hawking birçokları gibi bu konuda biraz temkinli olsa da, küresel yarışma sonucu seçilecek mesaj 21’inci yüzyıl insanlığının (muhtemelen) Dünya dışı varlıklara mesajı olacak.

Pioneer 10 ve 11'e konan plak. [Wikipedia]
Pioneer 10 ve 11’e konan plak. [Wikipedia]
Britanyalı gökbilimciler, yeni mesajın Pioneer 10 ve 11 uzay araçlarıyla sırasıyla 1972 ve 1973 yıllarında gönderilen mesajlardan farklı olması gerektiğini savunuyor. London School of Politics uzay politikası uzmanı Jill Stuart’a göre, uzaylılara gönderilen resim hem cinsiyetçi hem de etnik çeşitliliği yok sayıyor. Stuart, “Çizimdeki erkek elini erkeksi bir şekilde kaldırarak selam veriyor. Arkasında kalan kadın ise zayıf ve boyun eğen bir görünümde duruyor. Ancak geride kalan 40 yıl içinde davranış şekilleri fazlasıyla değişti” ifadesini kullandı.

Stuart ayrıca, uzay araçlarına tutturulan çizimdeki kadın ve erkeğin beyaz olduğuna dikkat çekerek, “Batı’nın egemenliğindeki bir mesaj veya görüntünün gönderilmesi düşüncesi beni rahatsız ediyor” dedi. Stuart’ın düşünceleri NASA’da Pioneer görevleri sonrası akla gelmiş olacak, Voyagar-1 ve Voyager-2 uzay araçlarıyla gönderilen mesajlar yüzlerce millete ait selamlama mesajı içeriyor.

SETI projesinde yer alan Oxford Üniversitesi’nden Anders Sandberg ise Breakthrough Initiatives projesine katılma kararının çok zor alındığını belirtti. Sebebi ise Hawking gibi yok edilme riski doğurması değil. Tersine, oylamaya katılan gökbilimciler uzaylıların bizi çoktan bulduğunu ancak bizden saklandıklarını düşünüyor. Kısaca, bizim onları bulmamız anlaşılabilir ancak mesaj atmak biraz komik kaçabilir.

‘Sosyalleşmeyi öğrenebilmeliyiz’

Stephen Hawking her ne kadar bizden çok ileri ve kötü niyetli uzaylı medeniyetlerin var olabileceğini bilse de, gelip bizi yok edecekleri klişesinden çok ötesini görebilen bir insan. Her ne kadar bizler Mars’a ayak basmak için minimum 15 yıl daha bekleyecek olsak da, o insanlığın kainatta yeni bir kapı aralamaya yakın olduğunu ve ardında belirecek yüzlerle tanışmaya hazır olması gerektiğini düşünüyor.

Güneş'e en yakın yıldız, 4,37 ışık yılı mesafedeki Proxima Centauri. [Wikipedia]
Güneş’e en yakın yıldız, 4,37 ışık yılı mesafedeki Proxima Centauri. [Wikipedia]
Hawking Breakthrough Initiatives’in duyurulduğu etkinlikte, “İnsanlığın derin keşifler yapmaya, öğrenmeye ve bilmeye ihtiyacı var. Aynı zamanda sosyal yaratıklar olabilmeliyiz. Karanlıkta tek başına olup olmadığımızı öğrenmek bizim için önemli” ifadesini kullandı. Keşiflerin risk taşıyacağını da belirten Hawking, “Mesajlarımızı okuyan bir uygarlık bizden milyarlarca yıl ileride olabilir. Eğer çok daha güçlülerse bizi bir bakteriden daha değerli görmeyebilirler” dedi. Kısaca, Güneş Sistemi veya Samanyolu Galaksisi’ne bir petri kabına bakıyormuş gibi bakan uzaylılar da olabilir.

SETI@home projesinin başındaki isim Dan Werthimer ise incelenecek bazı yıldızların Güneş’ten en az iki kat yaşlı olduklarına dikkat çekerek, yörüngelerindeki gezegenlerde çok ileri medeniyetler olabileceği ihtimalinin altını çizdi.

Yuri Gagarin’in uzaya çıkan ilk insan olduğu 1961 yılında doğan ve adını buradan alan Yuri Milner, Sovyet döneminde aldığı uzay keşfi ilhamıyla nihai sonucun olumsuz olacağını pek düşünmüyor olmalı. Uzaylılara gönderilecek mesajın birincileri için 1 milyon dolar ödül ayırması bunun özeti.

12,8 ışık yılı ötedeki Kapteyn b sistemi yaşam saklıyor olabilir mi?
12,8 ışık yılı ötedeki Kapteyn b sistemi yaşam saklıyor olabilir mi?

Guardian’a konuşan Berkeley SETI Araştırma Merkezi’nden Andrew Simon, radyo dalgalarının toplanacağı Breakthrough Listen projesinde gökyüzünün 10GHz frekans bandında taranacağını, böylece tek seferde çok geniş bant aralığında bilgi toplanabileceğini söyledi.

Werthimer, geçmişteki uzaylı arama çabalarını teknolojik olarak katlayacak teknoloji sayesinde bir sinyal elde etmeyi başarırlarsa, çok dikkatli olmaları gerektiğini belirtti: “Bu teleskopların yakaladığı bir böcek veya kötü bir şaka yapmak isteyen bir öğrencinin işi de olabilir.”