PAYLAŞ

Türkiye’nin mevcut yatırımlarını değerlendirerek içi kararanlar, dijital çağın verdiği imkanlarla kendilerini geliştiren yeni neslin kararlılığı karşısında neye uğradığını şaşırıyor. Hayallerinizin Mektubu projesinde mektuplarıyla dikkat çeken üç genç kız öğrenciden biri olan Çiğdem Uysal, kararlılığını Kashna Felsefesi’ne olan inancıyla hiçbir şey karşısında yıkılamayacak bir noktaya çekmiş. O derece ki, Mars’a olan hayranlığın verdiği hisler onu tek bir amaca yönlendirmiş.

Hayallerinizin Mektubu projesi kapsamında yaptığım ilk röportaj serisinin üçüncü ismi olan Çiğdem, çok uzak görünen hedefleri çok erken yaşta aklına koyan genç.

Ay’a baktığında Mars’ı gören ben bile Çiğdem’in kararlılığı ve inancı karşısında fazlasıyla etkilendiğimi söylemeliyim. Rüyalarında Mars’ı gören, ağzından çıkan iki cümleden biri Mars hakkında olan Çiğdem, hayallerinin günümüz dünyasının gerçekleri karşısında yıkılmayacağını çok iyi biliyor.

Çiğdem'in mektubu.
Çiğdem’in mektubu.

Mars’a ayak basan ilk Türk olmayı kafasına koyan ve kendisini bu alanda geliştirmek için planlarını çizen Çiğdem, kendisi gibi insanlara tuhaf bakan ve göz ardı eden insanlardan etkilenmediğini söylüyor. ‘İmkansız’ kelimesini kafasından silen Çiğdem, günümüzün imkanlarıyla hedefine ulaşamamak için bir engel görmüyor ve Mars’a Türk bayrağı dikme arzusuyla çalışmalarına devam ediyor.

Mersin’de yaşayan ve Anadolu’nun diğer köşelerindeki sayısız genç gibi belli alanlarda istediği imkanlara erişmekte zorluk yaşayan Çiğdem, buna rağmen Türkiye’de yaşanan gelişmelerden ümitli ve 20’nci yüzyılda doğanların aksine geleceği çok farklı gören, her gün çok farklı hislerle yaşayan bir genç.

Çiğdem, büyük arzusu ne kadar gerçek olur bilinmez ama kendisi gibi birçok genç gibi gelecekte istediği yolda birçok adım atacağı kesin. Mars sana ne hissettiriyor diye sorduğumda bile cevabı kurgu karakteri Mark Watney’in ağzından cevaplayan Çiğdem, Mars çağını yaşamak isteyen benim gibi eski versiyon uzay geek’lerini bile ilhamla doldurmayı başarıyor.

Mars’a gitmeyi bu kadar istemenin sebepleri ne? Bu hayalin anlamı nelere dayanıyor?

Hayatım boyunca, özellikle okuduğum kitaplar sayesinde bir işte hep ya ‘en’ ya da ‘ilk’ olmak istedim. Bu şekilde büyüdüm. Bu tür kitaplar okuyarak kendimi geliştirdim. Yaşım ilerledikçe bilime çok merakım arttı. Sonra da astronominin, o eşi benzeri olmayan, aşkıyla tanıştım. Gerçekten uzaya aşık olanlar beni çok iyi anlarlar. Sanki doğuştan gelen bir tutkuymuş gibi hissettiğim o an kendime “Mars’a Giden İlk Türk sen olmalısın Çiğdem. Evet, o insan sen olmalısın çünkü sen bunun için doğdun!” dedim ve buna sonsuz inandım. Öyle bir hâl aldı ki bu sevgi, uyandığımda tavanımda “Mars yolculuğu için günaydın astronot, hazır mısın?” yazıyor. Annem “Günaydın Uzaylı!”, babam “Günaydın Marslı!”, ablam ise “Günaydın Astronotum!” diyor.

Okulda tanımadığım kişiler bile, yaklaşıp, bu hedefimle ilgili sorular soruyorlar. Sosyal medyada “Astro kız, Uzay delisi, Marslı” deyip selam veriyorlar. Kime “İyi geceler” desem “İyi geceler astronot!” diye cevaplıyor. Uyumadan önce ne zaman bu konuyla ilgili hayal kurmaya başlasam uykularım kaçıyor. Hep o an aklıma geliyor. Mars’a ilk ayak bastığım o an uykularımı kaçırıyor. Nefes almamın, adım atmamın, düşünmemin, görmemin tüm amacı bu hedef için. Sanki tüm dünya bana bu görevi vermiş ve beni bu görev için hazırlıyormuş gibi hissediyorum. Bu duyguyu yaşamak inanılmaz. 🙂

cigdem_009423
Çiğdem, hayranı olduğu yazar Erdal Demirkıran ile birlikte.

Hayalini açıkça ortaya koyan bir genç olarak sanırım çok olumlu tepki almıyorsun. Genel yaklaşım nasıl oluyor?

Hedefimle her zaman gurur duydum. Çünkü yanlış bir şey yapmıyorum ben. Mars’a Giden İlk Türk olmak istiyorum ve bunu gururla söylüyorum. Fakat bu kadar yüce hedefime bile önyargılarla yaklaşıyorlar. Türk olduğum ve kız olduğum için bu hedefimi gerçekleştiremeyeceğimi düşünerek olumsuz tepki gösteriyorlar. Beni en çok destekleyen kişilerden bazıları da öğretmenlerim olması gerekirken, onlar bile önyargılarıyla hayallerimin gerçek olamayacağına ve benim için NASA’da astronot olmanın sadece bir hayalden ibaret olduğunu düşünüyorlar. Oysa ki kendi öğrencilerinin böyle bir hedefi olduğu için gurur duymalılar. Böyle olumsuz tepkiler almam elbette ki beni üzüyor. Peki hayallerimden vazgeçmemi sağlıyor mu? Asla! Sabah uyandığımda bu hedefimle güne başlıyorum. Gece uyumadan önce bu hedefimle hayaller kuruyorum. Böyle bir insanı, yani beni, hayallerimden vazgeçirmeleri imkansız. Her olumsuz tepki daha çok güçlendiriyor beni. Herkese rağmen bunu başarmam gerektiğine inanıyorum.

Amacında bu kadar başarılı olmanı sağlayan faktörler ne? Kimlerden ilham alıyorsun?

Çiğdem'in odasının duvarları uzay fotoğraflarıyla kaplı.
Çiğdem’in odasının duvarları uzay fotoğraflarıyla kaplı.

Özellikle bilim-kurgu filmleri çok etkiliyor beni. “Marslı” filmini nefes almadan izlediğim gibi. Sanki o anları kendim yaşıyormuş gibi duygulanıyorum. Amacımda bu kadar kararlı olmamı sağlayan faktörlerden biri Erdal Demirkıran’a ait olan Kashna Felsefesi’ne inanmam. Bu felsefe beni ‘imkansız’ diye bir şeyin olmadığına inandırıyor. Başka bir faktör ise tabii ki NASA.  NASA bu konuyla ciddi bir şekilde ilgileniyor ve yeni gelişmeleri ilgiyle takip ediyorum. İlham kaynağım ve bana en büyük desteklerden birisi de NASA’da çalışan Astrofizikçi Umut Yıldız. Bu konuda Umut Abi’ye tekrar teşekkür ediyorum. Bizi en çok destekleyen kişilerden biri olarak ona çok şey borçluyuz. #HayallerinizinMektubu adlı çalışmasıyla bizim hayallerimizi dinleyen en büyük umudumuz… Ben de ilerde, onun gibi,  insanların hayallerini destekleyen ve onlara hep yardım eden biri olacağım. Astronot Scott Kelly’nin de çalışmalarını çok ilgi çekici ve eğlenceli buluyorum. Bir bayan olarak Samantha Cristoforetti’yi de ilgiyle takip ediyorum.

Türk bilim insanlarının uzattığı elin dışında ne gibi desteklere ihtiyacınız var?

20151009_190840Çevremden destek almaya çok ihtiyacım var. Artık önyargıların parçalanmasını ve Türkiye’nin de uzay bilimleri konusunda ilerlemesini çok istiyorum. Artık  “Mars’a Giden İlk Türk olmak istiyorum.” dediğimde olumsuz yüz ifadeleri görmek yerine beni daima destekleyen ve her zaman yanımda olan insanlarla aynı ortamlarda olmak istiyorum. Ailem hedeflerim konusunda her zaman beni destekliyor. Fakat çevremdeki diğer insanlar hedefimi hayal ürünü buluyorlar. Oysa ki ben bu konuda çok kararlıyım. Onlar beni desteklemeseler de asla vazgeçmem ama hayallerime inanamayacak kadar zor bir durum göremiyorum. Türkiye’de bilimin ve özellikle uzay bilimlerinin daha fazla gelişmesini istiyorum. Okullarda öğrencileri astronomi konusunda eğitmek şart. Örneğin Astronomi ve Uzay Bilimleri temel derslerden birisi olmalı. Uzay çağını yakalamamız gerek. 🙂

Video oyunları, sosyal medya ve internet astronomi dolu. Senim uzay keşfini takip ettiğin ana kaynak ne?

Astronomiyi her birinden ayrı ayrı takip ediyorum elbette. Fakat en çok sosyal medyada takip ediyorum. Çünkü sosyal medya da benimle aynı hedeflere sahip insanları daha kolay buluyorum. Bu insanlarla astronomi konuşmak ve onlara hayallerimden bahsetmekten çok mutlu oluyorum. Ayrıca sosyal medyada NASA’yı ve astronotların kişisel sayfalarını da takip edebiliyorum. Onların yaptığı çalışmaları görmek beni heyecanlandırıyor. Hep bir gün onlar gibi olacağımı hayal ediyorum. NASA kıyafetlerini giydiğim zaman kendimden gurur duyacağımı biliyorum. Sosyal medya astronotların kişisel hayatları ve onların kişilik özelliklerini de görmemizi, onları tanımamızı sağlıyor. Benim de Instagram’da astronomiyle ilgili hesabım var. (@astronautformars) Ben de o hesapta uzayın ilginç fotoğraflarını paylaşıyorum. O sayfaya mesaj atan insanlarla konuşup, hayallerimi onlara da anlatıyorum. Her insan sosyal medyayı sadece arkadaşlarıyla vakit geçirmek için değil de, hangi mesleğe sahip olursa olsun, işiyle de ilgili sayfaları takip etmeli.

Uzay-havacılık alanında en çok hangi keşifler ilgini çekiyor?

– Mars’a sadece gidiş süresi 1 yıl kadar zaman alıyor. Bu kadar uzun zamanı sadece gidiş yolculuğu için kullanacağız. Bu nedenle hız konusunda yapılan keşifleri çok ilginç buluyorum.

– Mars’ta insan kolonisi kurma düşüncesi de çok ilgimi çekiyor. Mars One projesini güzel buluyorum.

– Yakın zaman önce Mars’ta su keşfedilince, sanki kendim ıssız bir çölde kalmış ve orada suyu ben keşfetmişim gibi sevindim.  🙂

– Astronotların uzay yolculuğu sırasında günlük işlerini kolaylaştırmak için yapılan çalışmaları takip ediyorum.

– Plüto’nun New Horizons aracıyla izlenmesi, Dünya’da ki meteor yağmurlarını, Ay ve Güneş tutulmalarını ilgiyle takip ediyorum.

Genel olarak Mars ile ilgili yapılan keşifler daha çok ilgimi çekiyor. Ama tabii ki diğer keşifleri de takip ediyorum.

IMG_1567

Mars görevi için en kritik aşamalar sence hangileridir? Türkiye bunların aşılmasında görev alabilir mi?

Mars yolculuğunda astronotların maruz kaldığı radyasyon, beyinde hasara neden olabilir. Bence en kritik aşamalardan biri de bu. Astronotların görev sonrası hayatlarında kanser riski yaşamamaları için kritik olan değer, Mars görevinde fazlasıyla aşılıyor. Bilim insanları radyasyona karşı koyabilmek için farmakolojik stratejiler geliştirmek istediklerini ve sinir sistemini koruyacak anti-radyasyon önlemleri düşündüklerini söyledi. Türkiye uzay bilimlerinde çok gelişmiş olmasa da, asla karamsar olmamalıyız. Türk bilim insanları da bu konuda görev alabilir ve konuya çözüm üretebilirler. Belki de bir gün, bir Türk bilim adamı sayesinde Mars’ta radyasyondan etkilenmeden durabiliriz.

Türkiye’nin yakın gelecekte bir teleskop veya uzay üssü inşa etme ihtimalini ne kadar yüksek görüyorsun?

Çiğdem imzalı Umut Yıldız portresi.
Çiğdem imzalı Umut Yıldız portresi.

Artık dünya uzay çağında. Türkiye bu konuda çok geri planda kalıyor. NASA Mars’a gitmeyi hedeflerken, daha hiç Türk astronot yok. Yani yakın zamanda bir uzay üssü kurmamız pek mümkün değil. Ama elbette ki kendi ülkemizde astronot olmak ‘keşke’ dedirten bir durum. Ben en çok da kendi ülkemi temsil etmek, Türk Bayrağı’nı Mars topraklarına dikmek ve bunu gururu yaşamak için istiyorum bu hedefi. Ülkemi uzay çağına yetiştirmek ve daha çok ilerlemek istiyorum. Uzay bilimlerinde, ülkemizce, geri planda kalmayı asla istemeyiz. Ülkemizi uzay alanında en çok ilerleten gelişme dünyadaki üç tane uzay kampından birinin Türkiye’de olması. Gerçekten beni çok mutlu ediyor ve her milletten çocukların ülkemize, uzay kampına, gelmesiyle gurur duyuyorum. Yani yakın zamanda bir teleskop veya uzay üssü yapmak şart oldu diyebilirim. 🙂

Astronot olmak için ne yapman gerekiyor?

Kısa bir zaman sonra, bir kaç saatlik uzay seyahatleri başladıkça bu iş meleklikten çıkıp, bir hobiye dönüşecek. Yani uzayı gezip geleceğiz ve astronotluk bir zevk haline gelecek.

Ancak ben, hayalimdeki astronot olmam için, çok çalışmam gerekiyor. Ben de üniversitede Astronomi ve Uzay Bilimleri’ni seçeceğim ve bu bölümde yüksek lisans yapıp NASA’ya başvuracağım. Özellikle İngilizceye hâkimiyet şart. En az da üç yıllık uçuş tecrübesi. Eğer astronotluğa uygun olarak kabul edilirsem astronot eğitimlerine başlayabilirim. Özellikle yerçekimi simülasyonları ve su altı dalış gibi konularda kendimi geliştirmem gerekir. Sonra da NASA’da bir astronot adayı olacağım. 5 sene içerisinde kesin bir sağlık sorunu, fiziksel-psikolojik bir düşüş yaşamazsam ve fiziksel kriterlerimde de bir sorun yoksa astronot olarak kabul edilebilirim demektir. Birçok eğitimden geçeceğim ama bu eğitimler asla beni yormayacak. Tam tersine her eğitimden çok zevk alacağımdan, çok mutlu olacağımdan ve her zaman kendimden gurur duyacağımdan eminim. Bunları anlatmaktan bile çok mutlu oluyorum. 🙂

Mars’a 2035’te ayak basmak istiyorsun. Orada ne bulmayı, nasıl yaşamayı hayal ediyorsun?

Bu soruyu Marslı filminden bir replikle cevap vermek istiyorum.

Çiğdem'in astronomi notları.
Çiğdem’in astronomi notları.

“Her gün dışarı çıkıp uçsuz bucaksız ufka bakıyorum. Çünkü bakabiliyorum.
Gezegendeki bütün dâhiler benim yanımda.
Gittiğim her yeri ilk gören benim.

Bu çok tuhaf bir durum.
Araçtan dışarı çıkıyorsun oradaki ilk insan sensin.
Bir tepe tırmanıyorsun bunu ilk yapan sensin.
Dört buçuk milyar yıl boyunca burada kimse yoktu.
Ama şimdi ben varım.
Koca gezegende tek başına kalmış ilk insan benim.”

İşte böylesine bir duygu bu. Mars gezegenine ilk adımımı attığımda yaşayacağım duyguları tarif etmem mümkün değil. Bu soruyu cevaplarken bile gözlerim doluyor. Öyle çok istiyorum ki… Orada insan kolonisi oluşturmak, bitki yetiştirmek, orada daha önceden canlıların yaşayıp yaşamadığına dair izler aramak… Bunları öyle çok istiyorum ki… Türk Bayrağı’nı Mars topraklarına diktiğim anda hissedeceğim duygular tarifsiz… En büyük hayalim, en büyük amacım, en büyük rüyam… Bunu başaracağıma inanıyorum ve insanlığım üzerine yemin ediyorum.

Kapak fotoğrafı: Curiosity’nin kamerasından Sharp Dağı

2 YORUMLAR

  1. türk hava kuvvetlerinde testleri geçebilen pilotlardan astronot adayları seçiliyor. suriye’nin düşürdüğü rf4e uçağımızda şehit olan pilotlardan yüzbaşı rütbesinde olan havacımız da uzayadamı projesine seçilenlerdenmiş. başarmanı dilerim.:)

BİR CEVAP BIRAK