Ana sayfa Özel Haber Analiz Yitik Yıldız: Yıldızlar ve Uzun Pozlama

Yitik Yıldız: Yıldızlar ve Uzun Pozlama

80
0

Derin uzayın sonsuzluğu değil belki ama en azından daha yakın sayabileceğimiz yıldızların fotoğraflarını çekmek isteyenler için ufak bir girizgah yapmadan önce birazdan neler olacağını tanımlamak istiyorum, ardından temel fotoğraf bilgisi olanlar için nasılsa çok da zor olmayan yıldızları pozlama konusuna geçebiliriz.

GEÇMİŞE YOLCULUK

Biraz önce ne demek istedik? Dün akşam birazdan aşağıda kısa kısa vereceğim bilgilerle gidip Kutup Yıldızı’nın da dahil olduğu güzel bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdiğinizi düşünelim. Hatta kaliteli bir baskı ile bu fotoğrafın çıkışını da almış olun. Sonra da evinizin herhangi bir duvarına astığınızı düşünün… Ne oldu peki şimdi? Tebrikler zamanda yolculuk yaptınız, üstelik kanıtınızı evinizin salonunda yer alan duvara astınız bile. Kulağa garip gelen bu cümleleri neden kurduğumu açıklayayım; o fotoğrafı çekerek farkında olmadan günümüzden en iyi ihtimalle 450 yıl öncesinin görüntülerini kayıt altına aldınız.

Hayır, yazar burada anlam bozukluğu olan düşük bir cümle kurmadı. Fotoğrafınıza bakıp gördüğünüz her şey yüzyıllar öncesine ait… Kelime oyunlarını bırakıp meramımı daha net bir örnekle  aktarayım; fotoğrafınızda Kutup Yıldızı’nın yer aldığını düşünelim. Bütün bilimsel hesaplamaları atlayarak sonucu söylersem; fotoğrafladığınız aslında Kutup Yıldızı’nın ortalama 450 yıl önceki halinden başka bir şey değil.

Evet, sanırım bir şeyler netleşmeye başladı kafanızda; aynen öyle zamanda atlama yapmadan geçmişi fotoğrafladığınızı söylüyorum. Peki neden böyle oldu? Gökyüzünde veya evrende fotoğrafladığımız veya çıplak gözle gördüğümüz cisimlerin yaşadığımız dünyaya olan uzaklığını ışık yolu olarak hesaplandığını biliyorsunuz; tabi bu ışığın, dolayısıyla görüntünün bize ulaşma süresini de düşündüğümüzde… Aynen öyle gördüğümüz ve fotoğrafladığımız bütün o yıldız görüntüleri aslında yüzlerce yıl öncesine ait.

Bu açıdan anlatınca basit bir yıldız pozlama veya fotoğraf çekme eyleminden çok daha fazlasını, geçmişi fotoğrafladığınızı söyleyebilirim.

IŞIĞIN YOLU

İşin kulağa farklı gelen geçmiş, zaman, ışık gibi kısımlarını anlattıktan sonra artık fotoğraf adına daha pratik bilgilere geçebiliriz sanırım. Bu bölümde uzun pozlama çekim türünü yıldızlara uyarladığımız bir teknikten bahsedeceğim: Yıldız Pozlama.

Fotoğraf makinelerimizde yer alan enstantene hızı bize zamanı çeşitli kesitlerde dondurabilmemizi sağlıyor. Genelde bu durumu fotoğrafa yeni başlayan kişilere göz kırpma örneğiyle açıklıyorum. Bir insanın gözünün açık kalma süresi boyunca ışığın içeri girme süresinin uzadığını düşünün. Bildiğiniz gibi gözünüzü bir süreden fazla açık tutarsanız, gözleriniz yaşarmaya başlar, peki fotoğrafta ne olur; eğer yeteri kadar karanlık bir ortamdaysanız gözünüzü uzun süre açık tuttukça her yerin aydınlandığınızı görürsünüz… Fotoğraf makinelerinin perde hızını da böyle düşünebilirsiniz. Uzun pozlama gözlerini açık tutarak karanlıkta bile görebilen arkadaşınız gibidir. Yüksek enstantene ise sürekli gözlerini kırpan huylu bir arkadaşınız… Biz yıldızları pozlarken zifiri karanlıkta bile aydınlık görebilmek için gözlerini uzun süre açık tutabilen dünyanın en gereksiz süper kahraman gücüne sahip arkadaşınızı örnek alacağız.

Hızlı hareket eden bir cismi net çekebilmek için önce yeterli ışığa sonra da yüksek bir enstantene hızına sahip olmalıyız. Pozlama için fazla ışığa ihtiyaç duyduğumuz anlarda ise durağan bir hıza ve düşük bir enstantene hızına sahip olmalıyız. Bu demek oluyor ki sadece zamana değil durağan bir hıza da ihtiyacımız var. Özetle; yıldızları pozlarken fotoğraf makineniz gökyüzüne uzun uzun gözünü kırpmadan ve hareket etmeden bakacak.

Tabi bu uzun pozlama sırasında dikkat etmemiz gereken başka unsurlarda var. Uçak seyahatlerinizde eğer gece yolculuğuna denk geldiyseniz şehirlerin üzerinden geçerken aşağıya baktığınızda yükselen ışıkların ne kadar kuvvetli olduğunu fark etmişsinizdir. Gördüğünüz o şehir ışıkları veya benzer ışık kaynakları yıldızları pozladığımız anlarda bizim kaçınmamız gereken en önemli fiziksel unsurların başında geliyor.

Fotoğraf karenize gökyüzü cisimlerinin kendi yaydıkları ışık dışında başka bir ışık kaynağının girmesi fotoğrafınızın kalitesini hatta fotoğrafınızı tümüyle bozacaktır. Işık kaynağı hususu dışında ay takvimine göre hareket edip gökyüzünde ay gibi dünyamıza oldukça yakın sayılabilecek yüksek bir ışık kaynağının olmadığı anları tercih etmemiz gerektiğini de hatırlatmalıyım.

Ayrıca fotoğraf makinenizin perdesi ortalama bir saat ile üç saat açık kalacağı için bu süre zarfında muhakkak sabit olması gerekiyor, kaliteli bir tripod sahibi değilseniz veya fotoğraf makinenizi pozlama sırasında sabit tutamazsanız yıldız pozlama konusunda başarılı olma ihtimalinizin oldukça düşüktür.

Nelere dikkat etmelisiniz?

Biraz karışık gidiyorum farkındayım ama merak etmeyin toparlıyorum hatta aşağıya yıldız pozlama konusunda adım adım nelere dikkat etmeniz gerektiğini tekrar sıralayalım isterseniz.

  • Şehir ışıklarından uzak bir alanda çekim yapmalısınız.
  • Gökyüzü açık olmalı ve Ay tepede bulunmamalı.
  • Uzun pozlama yapacağınız için fotoğraf makinenizin sarsılmasını engelleyecek güçte bir tripoda sahip olmalısınız. Tercihen karbon fiber olması titreşimleri hayli azaltacaktır.
  • Deklanşöre bastığınız anda oluşacak titreşimleri engellemek ve makinenizde yer almama ihtimaline karşı ‘bulb’ modunu kullanabilmeniz için kablolu bir tetikleyici sahibi olmanız gerekiyor.
  • Eğer yıldızların hareketlerini fotoğrafınıza yansıtmak istiyorsanız daha uzun pozlama süresi, yıldızları sadece olduğu gibi nokta şeklinde fotoğraflamak istiyorsanız çok daha kısa pozlama süreleri kullanabilirsiniz.
  • ISO/ASA değeriniz olabildiğince en düşük seviyede olmalı. Uzun pozlama= ısınan sensör=ısınan sensör=fazla kumlanma anlamına gelir. Bunu engellemek için de olabildiğince düşük ISO değerleri kullanmalıyız.
  • Lensinizde yer alıyorsa; titreşim engelleme ve otomatik netleme özelliklerini kapatmalısınız.

  • Diyaframı f22 gibi değerlere çıkarmaya kalkışmayın yoksa bekleyeceğiniz süreyi anlamsızca saatlerce uzatmış olursunuz.
  • Şehir ışıklarından uzaklaşacağım derken kendinizi tehlikeye atacak derecede tenha yerlere gitmeyin. Köy veya kasaba gibi yerlere gidiyorsanız mutlaka insanlara fotoğraf çekeceğinizi söyleyin. Yoksa gecenin bir vakti tarlasına girdiğiniz adam tarafından elinizdeki silah sanılıp vurulabilirsiniz. Bu yazdığım lakırdı değil ciddi bir uyarıdır, tekrar belirtmek istiyorum.
  • Pozlama sürenizi tecrübelerinize, bulunduğunuz ortama ve elde etmek isteyeceğiniz fotoğrafa göre ayarlamanız gerekmektedir. Deneme yanılma yapmaktan korkmayın, yazıda yer alan bir saat süre sadece örnek verilmiştir.
  • Son olarak ‘Belki gördüğümüz şu yıldızların çoğu çoktan söndü’ gibi cümleleri sadece sevgilinizle romantik anlarda kullanın çünkü bizim gördüğümüz sınırlar içinde yer alan yıldızların ömürlerinin tükenmesine hala milyonlarca yıl var ve muhtemelen gezegenimiz yitip gittikten sonra bile orada olmaya devam edecekler. Eğer teleskopik bir çekim yapmıyorsanız yitip gitmişten daha çok geçmişi fotoğraflıyor olacaksınız.

*Uzaya ve bilime meraklı bir ‘Reklam Fotoğrafçısı-Yönetmen’ olarak yazıda özellikle bilim, ilim ve farklı alanlarda verdiğim örneklerde ufak tefek hatalar olabilir.

Sırt çantamızda neler var?

Edelkrone SliderPlus Pro XL
Canon 5D Mark IV
Tamron SP 15-30 F/2.8
Tamron 70-200 F/2.8 Vi DC USD
Manfrotto MK055 XPro 3W Tripod