Ana sayfa Teknoloji Hi-Tech İnsan ve makine çağının iki mimarı: Yapay zeka ve matematik

İnsan ve makine çağının iki mimarı: Yapay zeka ve matematik

397
0
Ex Machina filmindeki robot karakter Ava.

Yapay zekâ, günümüz teknoloji trendlerinin başında geliyor. Her an bir yapay zekâ haberiyle karşılaşmanız mümkün. Yapay zekânın gündelik hayattaki yeri gittikçe artmaktadır ve bu reddedilmez bir gerçektir. Zannedildiğinin aksine yapay zekâ bir robotun veya bir androidin beyninde değildir. Yapay zekâ her yerdedir. Anında bir yapay zekâ örneğiyle karşılaşmak isterseniz, cep telefonunuzdan Facebook hesabınıza fotoğraf atıp bu süreci adım adım takip edebilirsiniz.

Facebook bir yüz tanıma algoritmasıyla bütünleşmiştir. Zaman tünelinize bir fotoğraf ekleyip bu fotoğrafı etiketlemezseniz, bu algoritma devreye girer ve olasılıklar üzerinden en iyi sonucu çıkarıp bir yüz tahmini yapar. Bu tahmin öylesine mükemmeldir ki büyük ihtimalle çıkan sonuç doğrudur. Bu noktada bir istisna vardır: Her zaman doğru sonuçlarla karşılaşmayabilirsiniz. Bu doğru ve yanlış arasındaki süreç vektörlerle çalışan algoritmanın hata yapabilir olduğunu göstermez. Yine en iyi sonucu çıkarmıştır ama analiz edilen fotoğraftaki parametreler (ışık, çözünürlük, renk, mesafe vs.) değişmiştir.

360,000 saatlik finans işlemini birkaç saatte yapan yapay zeka: COIN

Alan Turing ile başlayan devrim

Yapay zekânın insanlığın kilometre taşlarında hayli öneme sahip olmasının sebebi aslında temel matematik birikimimizden kaynaklanmıştır. İnsanlık binlerce yıllık geçmişinde ürettiği problemlerini, sayılara işlem yaptırarak ve sonuçlar alarak çözmüştür. Daha büyük problemlerin ise yeni fonksiyonlar ve formüller üreterek üstesinden gelmiştir.

Peki ya problemlerimiz şimdi daha da büyükse? Yapay zekâ hayatımıza tam da bu noktada girdi. Felsefi arka planını Descartes’a kadar götürebiliriz ama teknik altyapısını 1950 yılında Mind dergisinde Alan Turing, “Computing Machinery and Intelligence” isimli makalesiyle makine öğrenmelerinden bahsederek başlattı.

Can machines thinks?” Yani, “Makinalar düşünebilir mi?” Bu soru birçok yönden hayatımızı değiştirecekti ve Turing Testi değişimi başlattı. İnsanlar bir bilgisayarla etkileşimde bulunur ve insan karşılıklı etkileşimde bulunduğu şeyin bir bilgisayar olduğunu anlamazsa test başarılıdır. Yani karşımızda gerçek bir yapay zekâ vardır. Alan Turing bir matematikçi ve fütüristti, geleceğin makine öğrenmeleriyle şekilleneceğini biliyordu. Matematik ve mekaniği birleştirerek bilgisayar tarihinde ilk “personal computer” yani kişisel bilgisayarı icat etti.

Dünyanın ilk yapay zekalı avukatı işe başladı

Yapay zeka nasıl karar alıyor?

Kişisel bilgisayarlar çeşitli yapay zekâ algoritmaları yazmamızı sağlamıştır. Bu algoritmalar verileri işleyerek bizlere birer öngörü sunmuştur. Otonom araç teknolojileri, havacılık sanayisindeki görüntü işlemeler, parmak izi, retina tarama ve daha birçok alan yapay zekânın sunduğu yeniliklerdendir.

Yaşadığınız şehirleri bir uçtan bir uca sürücüsüz dolaşan otomobilleri yakın gelecekte görmeniz mümkün. Bunun arkasındaki teknoloji, sensörlerle toplanan bilginin algoritmalarla çözümlenmesinden geçiyor. Algoritmalar sensörlerden verileri aldıktan sonra istatistiksel hesaplamalar yapması için bir algoritmaya bunları yönlendirir; algoritma yolda çukur, engel veya bir yaya varsa dâhili donanımıyla bunu algılar ve burada bir karar mekanizması devreye girer.

Kararlar değişkendir. Algoritma öngördüğü şekilde önünde herhangi bir engel varsa direksiyona manevra yaptırır. Bütün bu süreç milisaniyelerle ifade edilmektedir ve belki bir hayatı kurtarabilir. Aslında hayat kurtaran araç değildir. Sensörleri işlevsel hale getiren yazılımdır. Dahası yazılımın içerisindeki istatistiki verilerdir.  Farklı binlerce parametreyi analiz eden yüzlerce algoritmadır. Matematikçi Alan Turing, algoritmaları makinelerde kullanan ilk bilim adamı olarak hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.

Geleceğin ilk yarı-otonom elektrikli tırı: Tesla Semi

Matematik sadece kullandığımız makinelerde değil

Matematikle birlikte değişen dünyamız algılarımızın 21’inci yüzyılı şekillendiren. Matematik modeller, bugüne kadar birçok problemin çözümünde insanlığı sonuca ulaştırdı. Mühendislikle şekillenen şehirler, mimariyle inşaa edilen devasa yapılar, ilk insanların taşları yontarak elde ettiği tekerlekle yapılan taşıma arabaları, uzun menzilli füzeler, robotik cerrahideki istatistiksel analizler…

Hatta matematik hayatın o kadar kendisi ki, Rönesans’ın en renkli entelektüellerinden biri olan Leonardo Da Vinci, kendi yaşadığı evreni sayılarla ifade ederek yeni mühendislik modelleri ortaya çıkarmıştır. En ünlü tablosu Mona Lisa’ya halen bilim çevreleri bir sanat eserinden çok kriptolojik sırları olan bir eser olarak bakmakta ve incelemektedir.

“Matematiğin hiçbir dalı yoktur ki, ne kadar soyut olursa olsun, birgün gerçek dünyada uygulama alanı bulmasın” diyen Rus matematikçi Lobachevski belki buraya işaret etmiş olabilir. Yapay zekâyı kuşatan matematiksel örgü aslında herhangi bir makineyi veya mimariyi değil, aslında yaşadığımız evreni kuşatmıştır.

Matematik, yapay zekâ ve algoritmalar biyolojik varlıklarımızı ifade ettiğimiz tek gerçektir.

 ***

Konuyla iligli okuma önerileri:
  • Hayatımızdaki Algoritmalar: Günlük Kararların Bilgisayar Bilimi

Tom Griffith , Brian Christian

BUZDAĞI YAYINLARI

  • Geleceği Keşfedenler: Dijital Çağın Biyografisi

Walter Isaacson

DOMİNGO YAYINEVİ