Gezegenimiz neredeyse her gün, ağırlıkları yaklaşık 4.000 kilogramı bulabilen kuyruklu yıldızların alev topuna dönüştüğü göktaşı bombardımanına maruz kalıyor ve sayılar bazen dramatik bir şekilde arttığında bu artık meteor yağmuruna dönüşüyor.

Asteroit parçalarının yanı sıra kaya, demir ve nikelden oluşan benzer enkazlar milyarlarca yıl boyunca uzayda dolaştıktan sonra ani dönüşler yaparak gezegenimize ulaşıyor. Yüzeye ulaştıklarında ise gezegene çok nadiren hasar veriyorlar. Elbette ki bunlardan bazıları kısa sürede haber sayfalarında yerlerini almış ve en azından birisi Dünya’daki yaşamı yok etmeyi başarmıştı.

65 milyon yıl önce, büyük bir meteorit parçası dinozorların adeta nesillerinin tükenmesine sebep olduğu zamanlar gibi. Fakat bu da çok ama çok nadir tekrar edebilecek bir olay. Bu durumda endişelenmenize pek de gerek yok.

Dünya 100 megatonluk patlamayla yok olabilir

Haberlerde yer alanlardan bazılarına örnek verecek olursak; 1992’de düşen bir göktaşına göre çok daha az tehlikeli bir örneği: New York Peekskill’de ev ile cadde arasında ki yola bowling topu büyüklüğünde bir kaya parçası düşmüş ve oldukça ses getiren bir gürültü ile, park halinde olan turuncu Chevrolet Malibu’nun üzerinde krater etkisi yaratmıştı. Bowling topu şaşırtıcı bir şekilde yaklaşık 28 kilo ağırlığında olduğu teyit edilmiş ve neyse ki arabaya gelen hasarın yanında şans eseri bir kayıp yaşanmamıştı.

Meteorlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

— Meteoritlerin boyutları minik tanelerden, büyük iri kaya parçalarına kadar değişkenlik –gösterebilir. Dünya üzerinde bulunan en büyük göktaşlarından (meteorit) biri, yaklaşık 54.000 kilogram ağırlığında ki Güneybatı Afrika’ya düşmüş olan “Hoba” göktaşıdır.

— Meteor yağmurları genellikle – görünür oldukları parlaklık noktasına ulaştıklarında- birer yıldız ya da takımyıldızı ismini alırlar.

— Meteorlar ve meteoritler başlangıçta uzay enkazı ve ufak kaya yığınlarına benzer göktaşlarıdırlar.

— Çoğu meteorit demir, taş veya taş-demir karışımıdır.

— Meteoritler dünyada ki kayalara benzeyebilecekleri gibi yanmış bir kaya görünüme de sahip olabilirler. Bazıları ise parmak izi, pürüzlü veya düz bir dış görünüşe sahip olabiliyor.

— Meteor yağmurlarının birçoğu kuyrukluyıldızlarla bağlantılıdır. Örnek vermek gerekirse; Leonid meteorları Tempel-Tuttle kuyrukluyıldızı, Aquarid ve Orionid meteorları Halley kuyrukluyıldızı ve Taurid meteorları ise Encke kuyrukluyıldızından geriye kalan atıklardan oluşur.

— Kuyrukluyıldızlar ne zaman Güneş’e yakınlaşsa, arkalarında toz ve ufak kayalardan oluşan bir kalıntı izi bırakırlar. Kuyrukluyıldızın küçük parçaları Dünya’nın atmosferine girerken alev alır ve renkli çizgilerle kaplı bir kayan yıldız yağmuru oluşturur.

— 1998-2002 yılları arasında ki Leonid MAC isimli kara kuvvetleri misyonu meteorların yeryüzünün atmosferi ile olan etkileşimini inceledi.

— Göktaşları, meteorlar ve meteoritler yaşamı destekleyecek özelliğe sahip değillerdir. Ancak, Dünya’ya hayatın yapı taşları olan amino asit kaynağı sağlamakta üzerlerine yoktur.

— Göktaşları, bir gezegenin atmosferi ile etkileşime girip gökyüzünde ışık çizgisi bıraktıklarında meteor olarak adlandırılırlar. Göktaşından gelen kalıntı gezegenin yüzeyine ulaştığında ise o artık meteorit halini almış olur.

Bilim insanlarının öne sürdüğü şey…

60 ton ağırlığı ile dünya yüzeyinde bilinen en büyük meteorit parçası “Hoba” meteoritinin belki de en garip tarafı Dünya’ya düştükten sonra hiçbir krater izi bırakmamış olmasıdır. Bilim insanlarının düşüncesi devasa kayanın henüz Dünya atmosferine girerken yavaşlamaya başlamış olabileceği yönündeydi. Hoba, yüzeyde devasa krater etkisi oluşturmak üzereyken aslında çoktan son hız noktasına ulaştığı için fazlasıyla yavaş kalmıştı.

Bu durum sonucunda Hoba meteoriti el değmemiş bir parça olarak yerinde duruyor. Büyük hacimli olmasının yanı sıra, bu kadar büyük bir demir kaya parçası “yüzeye çarptığı noktadan başka noktaya konumlandırılmamış tek meteorit parçası” olarak tarih sayfalarında ki yerini aldı.

Namibya’nın orta-kuzey bölgelerinde bir çiftlikte gizlenmiş olarak gözüken Hoba meteoriti (Batı Hoba olarak da anılıyor), bir çiftçi tarafından neredeyse tesadüfen fark edildi.

Hoba çiftliğinde çalışan Hermanus Brits, tesadüfen denk geldiği meteroite bu çiftliğin ismini vermiş. Brits keşfi yaptığı sırada kayanın yalnızca üst tarafı dikkatini çekmiş. Rengi siyah ve onu çevreleyen leke kireçliydi. Brits’in açıklamalarından bir tanesi şu şekildeydi; “Kayayı bıçağımla kazıdım ve yüzeyinin altında bir parıldama gördüm.”

Brits bulduğu kaya parçasını yerel makamlara bu durumu bildirdikten sonra, bu kaya parçasının bir meteorit olduğu tespiti çok uzun sürmedi. Büyük hacimli kayanın %84’ü demir ve %15’i nikelden oluşmakla birlikte, bir demir meteoriti olarak şimdiye kadar Dünya yüzeyinde karşılaşılan en dikkat çekici örneklerden birisidir.

Analizler sonrası meteoritin ilk ziyaretçileri

Dünya’ya düşen toplam göktaşı parçasının yaklaşık yüzde 5’i bileşimlerinde Hoba ile benzer özellikler barındırıyor. Diğer göktaşı parçaları her ne kadar ağır olsalar bile, henüz hiç birisi Hoba kadar ağır değil.

Ender bir radyoaktif nikel izotopunun varlığı nedeniyle uzmanlar, Hoba meteoritinin yaşını tahmini olarak 190 milyon ile 410 milyon yıl arasında değişen oranlarda belirleyebiliyorlardı.

Bu özel meteorite ilişkin ilk önemli bilimsel analizler 1929’da üretildi. Muazzam demir kaya için, yerel makamlar, Hoba çevresinde kullanışlı bir ziyaretçi alanı oluşturarak onu korumakta epey gayret gösterdiler. Sonraki seyahatiniz için ilk alternatif rota olamayacağı doğru fakat Namibya haricinde dünyadaki en büyük demir yığınını nerede görebilirdiniz başka?

 Önemli tarihler ve rakamlar ile meteorlar ve meteoritler

  • 4.55 milyar yıl önce : Çoğu meteoritin oluşma yaşı, güneş sisteminin yaşı olarak esas alınır.
  • 50.000 yıl: Arizona eyaletinde bulunan Barringer Meteorit Krateri’nin yaşı.
  • 65 milyon yıl önce: Dinozorlar da dahil olmak üzere dünyadaki hayvanların yüzde 75’inin ölümüne neden olan “Chicxulub çarpışması/krateri”.
  • M.Ö 1478: Meteor gözlemleri ilk defa kaydedildi.
  • 1794: Ernst Friedrich Chladni, meteoritlerle ilgili ilk kitabı yayımladı ve kökenlerinin dünyadışı olduğunu öne sürdü.
  • 1908: 20. yüzyılın önemli meteorit çarpmaları: (Tunguska), 1947 (Sikote Alin), 1969 (Allende and Murchison), 1976 (Jilin).
  • 1969 : Antarktika’nın küçük bir bölgesindeki meteoritlerin keşfi, ABD ve Japon ekiplerinin yıllık seferlere çıkmalarına öncülük etmiştir.
  • 1982-1983 : Antartika’da toplanan parçaların Ay yüzeyinden ve Mars’tan gelen meteoritler olduğu tespit edilmiştir.
  • 1996 : NASA bilim insanlarından oluşan bir ekip, Marslı metaorit ALH84001’in -hala tartışma konusu olan- Mars’tan gelen mikrofosillerin kanıtlarını içerebileceğini öne sürmektedir.
  • 2005 : NASA’nın Mars keşif aracı Opportunity, basketbol topu büyüklüğünde demir-nikel içeren bir meteorit buldu.
  • 2009 : Opportunity aracı Mars yüzeyinde başka bir demir-nikel meteoriti buldu.