Ana sayfa Paranormal Antik yazıt&uygarlıklar Giza Piramitlerinin ve Sfenks’in sırları: Piramitler nasıl inşa edildi?

Giza Piramitlerinin ve Sfenks’in sırları: Piramitler nasıl inşa edildi?

Okuma süresi: 4 dakika

Giza Platosundaki tüm yapıların taştan oyularak yapıldığı kabul ediliyor. Ancak bunu savunmayan teoriler mevcut. Sfenksin önündeki büyük taş hitabe yapı hakkında bazı bilgiler veriyor. Buna göre firavun Dördüncü Thutmose rüyasında Sfenksi kumlardan temizlemesi gerektiğini, eğer bunu yaparsa Mısır’ın kralı olacağını görüyor. Hiyerogliflerde şunlar okunuyor: “Bana bak oğlum Thutmose. Ben senin baban… Benim için kalbimi ve yüzümü koru, çünkü ben iliklerime kadar hastayım, Beni tozların kapladığı tapınağım geri gelmemi sağladı.

thutmose 4 ile ilgili görsel sonucu
Dördümcü Thutmose.

Dördüncü Thutmose denilenleri yaparak kumları temizledi ve kral oldu. Aynı hitabede Chepren’in ismini gösteren bazı hiyeroglifler bulunuyor ancak Chepren’in bu yapıyı yaptığına dair hiçbir bilgi yok. Buna rağmen Sfenksin tam şeklini gösteren bir oyma Mısır bilimcilere Chepren’in bu yapıyı yaptırdığının kanıtı olarak geliyor.

Kahire müzesinde yer alan Kral Keops’un zamanından kalma tablette, Chepren’in Sfenksin arka kısımlarını tamir etmekte kullandığı malzemelerin bilgileri ve miktarı veriliyor. Bu da Chepren hayatta değilken Sfenksin orada bulunduğunun en büyük kanıtlarından biri.

James Hurtak: “Stok skalasında verilen bilgilerde kullanılan kireç taşlarının 70’e 42 cm oldukları belirtiliyor. Aynı zamanda skalada Chepren’in yani Khafar’ın babası Khufu için yazılmış ifadeler de var. Khufu, Sfenksin yanında bulunan tapınağı inşa ettirmiş olan kişi. Bu böyle olunca Sfenksin inşa edildiği zaman iyice gerilere dayanıyor ve soru işaretleri tekrar beliriyor. Bazı araştırmacılar skalayı dili modern olarak iyi anlaşılmadığı için reddediyor, ancak aslına bakıldığında bu skala Mısır’da İncil gibi bir şey ve gerçek bilgileri sunuyor.

Mısır yapıları hakkındaki en önemli sorulardan bir tanesi, Mısırlıların bunları nasıl inşa ettiğidir. Sadece Büyük Piramit ele alındığında, 2,5 milyon tane devasa kireç taşının, 146 metre uzunluğa erişecek şekilde inanılmaz bir mimari düzende yerleştirildiğinden bahsediyoruz. Ve bu taşların her biri ortalama 2,5 ton, yerlerine kondukları zaman ise en azından 2,500 sene öncesi. Bunun ötesinde, piramidin içindeki odalarda kullanılan taş blokların ağırlığı 70 tona varıyor.

Büyük Piramit M.Ö 2,575-2,465 yılları arasında inşa edildi.

Sfenksi ele alalım. Bu yapıyı ortaya çıkarabilmek için, aslan-insan suratı oyulduktan sonra, gövdenin ortaya çıkmasını sağlamak için devasa büyüklükteki kireç taşı bloklarını yapıdan keserek taşımak, ardından da geride kalan devasa taş bloğu şekillendirmek gerekiyordu. Sfenksin etrafındaki tapınağın büyük duvarlarına bakıldığında Sfenks yapısındaki kireç taşları ile aynı oldukları görülüyor ve bu büyük olasılıkla Sfenksten oyulan taşlardan yapıldığı anlamına geliyor. Kısaca Sfenksten çıkarılan taş bloklar Sfenks tapınağının inşası için kullanıldı. Ancak burada akla takılan önemli soru, bu devasa ve tonlarca ağırlıktaki taş blokları nasıl taşıdılar ve hatta tapınak inşası için kullandılar? O dönemin araçları ile bu taş blokları nasıl tapınak haline getirdiler? Tapınaktaki taşların bazıları 9 metre uzunluğunda, 3 metre yüksekliğinde ve 3.6 metre kalınlığında taş bloklara sahip. Bu blokların ağırlıkları 200 tonu geçebiliyor. Tapınağı inşa ederken bu koca taşlar nasıl hareket ettirildi, nasıl 15 metre yükseklikte yerlerine oturtuldu?

Mısıbilimcilerine göre bu işlemler akla gelen en basit aletlerle, kaldıraç, merdiven ve iplerle yapıldı. West bu fikre de asla katılmıyordu ve yine işinde uzman kişilere danışmaya karar verdi. Bu amaçla Long Island’da bir inşaat bölgesine gitti. Burada 20 kişilik bir ekibin 200 tona denk gelen bir kazanı nasıl taşıdıklarını gözlemledi. Bu ağırlıktaki bir malzemenin taşınması için ekip tam 6 haftalık bir çalışma ile gerekli kaldırma sistemini ayarlamıştı. Kazanı gerekli yüksekliğe çıkarmak için ve yerine oturmasını sağlamak için 2 ayrı vinç gerekiyordu. Her birinin uzunluğu 67 metreyi bulan bu vinçlerin dengelerinin sağlanması için gereken taban ağırlığı ise 160 tondu.

İnşaat müdürü Jesse Warren, West’in kendisine gösterdiği Sfenks ve taş blokları içeren tapınak resimlerine bakarak şu yorumu yapıyor: “Eğer bunlar 200 ton ağırlığı buluyor ve belli bir mesafe taşınmaları gerekiyorsa, bunu biz yapabilir miyiz bilmiyorum. Bizim yaptığımız işte ağır yükler kaldırılır ve biz ilk önce bizden öncekiler yükleri nasıl kaldırıyormuş diye bakarız. Binlerce sene öncesini düşündüğümüzde, bu 200 tonluk devasa taş blokları eğer kaldırmışlarsa, bunu nasıl yaptıklarına dair en ufak bir fikrim yok. Bu benim için ve belki de herkes için bir sır olarak kalacak.

Bu taş bloklar bugün bile yerlerinden kaldırılamayacaksa, binlerce önce ilkel aletlerle insanlar nasıl yaptı? Bizim halen hiç bilmediğimiz bir teknolojiye mi sahiptiler? Bu teknoloji, sesin vibrasyon gücüne dayanıyor olabilir miydi? Bazı araştırmacılar Mısırlıların sesin vibrasyon gücünü yapıları üzerinde kullandığını ortaya çıkardılar. İşin ilginç tarafı, tapınaklardaki devasa anıt ve taş bloklara sismograf ile deney uygulandığında, bu yapıların bir çatal gibi ses titreşimleri yaratmasıydı.

İncil’de şöyle yazmaktadır: “İnsanların boyun eğme vakti geldiğine borazan çalacak ve trampetler gürleyecek, insanlar hep bir ağızdan bağıracak ve şehrin duvarları yerle bir olacak.

Ses ile levitasyon mümkün mü?

Gerçekten güçlendirilmiş ses işe yarayabilir. Ancak koca bir nesneyi hizaya getirebilir mi? Bugün akustik yükseltme adı verilen ve çok yüksek ses kullanılarak yaratılan yöntemde, bir ses kaynağı ile ses kaynağının karşısına ses yansıtıcısı konuyor. Ses kaynağından çıkan dalgalar yansıtıcıdan dalgalar halinde yansıyor ve geldiği yola tam bir yansıma yaratacak şekilde geri dönüyor. Bu işlemin sürekli gerçekleştirilmesi ile kaynak ile yansıtıcının arasına konulan bir nesne sabitlenebiliyor ve de yükseltilebiliyor. İşin çok ilginç olan kısmı, aynı büyüklükte ve özellikte maddeler, kaynak ile yansıtıcı arasına konduğunda, maddeler arasında spesifik bir aralık oluşuyor ve maddeler bu formasyonda havada asılı kalabiliyor, hareket edebiliyorlar.

Akustik Yükseltme uzmanı Thomas Danley, bugünün imkânları ile Mısır’daki taş blokları hareket ettirmenin mümkün olmadığını, gerekli olan frekansı yaratamayacaklarını ve yine gerekli olan yoğunluğunun 800 metre çapında olması gerektiğini belirtiyor. Bu teknoloji ile günümüzde parmağımız kadar olan taş parçaları kaldırılabiliyor. Bunun yanında özellikle piramitlerin içindeki taş bloklar o kadar muntazam yerleştirilmiş ki, iki taş bloğun arasına kredi kartı bile sokabilmeniz mümkün değil…