[BeAnotherLab]
Okuma süresi: 2 dakika

Oculus Rift, insan vücudunu tamamen sanal bir dünyaya aktaracak donanımların anahtarı olarak görülüyor. Video oyun dünyasından iletişim teknolojilerine kadar teknoloji dünyasına birçok yenilik getirecek olan başlık, düşünülenden çok daha büyük bir potansiyel barındırıyor. Zihin ışınlanması, buna iyi bir örnek olabilir.

Facebook, son bir yıl içinde kurduğu yapay zeka laboratuvarları ve uydularla geliştirmeye çalıştığı küresel internet projesiyle sadece kağıt üzerinde değil, fiziksel olarak gerçek bir teknoloji devine dönüşmeye başladı. Fütürist dünyanın temellerini kuran firmalardan biri olan Facebook’un en büyük yatırımı ise 2 milyar dolarlık Oculus satın alımı gibi görünüyor.

Tron’la başlayarak Johny Mnemonic ile hız kazanan ve Transcendence ile bilim kurgu serüvenine devam eden VR teknolojisi, yakın gelecekte beyaz perdenin dışına çıkarak beynimizi gerçekliğin çok farklı boyutlarına taşıyabilir. Barselona’da gerçekleştirilen fantastik deneyler, Oculus Rift ve VR teknolojisinin insan beyniyle nasıl etkileşime geçeceğine dair en harika örneği oluşturuyor.  Pompeu Fabra Üniversite öğrencilerinin kurduğu BeAnotherLab, görsel gerçekliği ‘insanlara geçici yeni bedenler kazandırmak’ için kullanıyor.

Grup, insanlara dünyayı bir başkasının gözünden göstererek empatiyi, toleransı ve kendini anlama yeteneğini geliştirmeyi amaçlıyor. Bu amacı gerçekleştirmek için başlatılan ‘The Machine To Be Another’ adı verilen proje, adından anlaşılacağı gibi ‘bir başkası olmayı sağlayacak makineyi’ sunuyor.

Makineyle yapılan birçok deney, insanlar arasındaki farklı etkileşimleri konu alıyor. Bir tanesinde, felçli bir kadın balerinin, Senegalli dansçı Youssoupha Diop’un vücuduna girerek dans etmesi bile sağlanmış. Ancak kesinlikle en etkileyici deney, kadın ve erkeğin vücut değiştirme tecrübesi.

‘Çıldıracağımı sandım’

The Verge yazarı Aaron Souppouris’in bizzat denediği vücut değişimi, dünyayı bir başkasının gözünden görmenin olağanüstü etkilerini ortaya koyuyor.

Deneyde, Aaron ve 29 yaşındaki Alman antropolog Norma’ya Oculus Rift başlığı ve hareketlerini eş zamanlı başlığa aktaracak donanım giydiriliyor. Aaron, gözlerini açtığı anda kendisine söylenen hareketleri yapmaya başlıyor ve hareketlerinin farklı kol ve bacaklar tarafından gerçekleştirildiğine tanık oluyor.

Deneyin ikinci aşamasında, BeAnotherLab kurucularından Philip Bertrand yaklaşıyor ve Aaron’a el salladıktan sonra elini sıkmak istiyor. Aaron’ın ağzından çıkan ses, Norma’nın sesi olarak beynine doluyor, salladığı ve daha sonra Bertrand’a uzattığı el de Norma’nın eli oluyor. Aaron, hangi vücuda sahip olduğunu anlayamadığı dakikaları ‘çıldırmak üzereydim’ diyerek ifade ediyor.

Yarım saat sonra, deneyin son aşamasına giren Aaron’a, Norma’ya ait eşyalar gösteriliyor. Ardından, aynada kendi suratına bakıyor. Bu esnada Norma da kendini süzüyor. Aaron’a gözlerini kapaması söyleniyor. Gözlerini açtığında ise kendisini yeni bir bedende buluyor.

Zihnin görsel gerçeklikle imtihanı

BeAnotherLab’in deneyleri, Stockholm’de bulunan Group Ehrsson ve yine Barselona’da çalışmalar yapan Event Lab gibi nöroloji ve bilimi bir araya getirmeye çalışıyor. Nihai amaç, zihin ve kendimiz arasındaki karmakarışık ilişkiyi biraz anlayabilmek.

Bertrand, İtalyan nörofizyolog Giacomo Rizzolatti’nin keşfettiği ‘ayna nöronlar’ sayesinde, ‘ben’i keşfetmenin ‘biz’ olamadan mümkün olmayacağını anladıklarını söylüyor. Kısaca, her erkeğin kadın; kadının erkek olduğu ve aslında etnik farklılıkların yer almadığı bir dünyanın anlaşılması amaçlanıyor. Farklılık, anlayışsızlık ve mesafenin değil, empatinin ortaya çıktığı bir dünya…

Bilimin kendilerine sunduğu ilginç senaryoları bir video oyun başlığıyla keşfetmeye çalıştıklarını belirten Bertrand, belki de bir gün Facebook’a en büyük iyiliği yapan insanlardan biri olacak.

Video oyun dünyası 2013’te 100 milyar dolarlık bir piyasa haline geldi. VR teknolojisinin sadece oyun değil, nöroloji ve sanat dünyasında da açabileceği kapılar düşünülünce, Facebook’un oldukça isabetli bir yatırım yaptığı söylenebilir.

Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.