[Leap Motion]
Okuma süresi: 4 dakika

Dokunmatik ekranlar, sesli komut ve hareket algılayıcı cihazların ardından hayatımıza yavaşça dahil olan görsel gerçeklik, dijital dünyamızı kontrol etme yeteneğimizi yeniden tanımlıyor. Tüm bu teknolojileri yeni bir boyuta taşıyan Leap Motion teknolojisi, Gelecek Kullanıcı Arayüzü (FUI) ile donatılacak fütürist geleceğin temel eğitimi olarak karşımıza çıkıyor.

Iron Man filminin ana karakteri Tony Stark’ı milyarlık malikanesindeki laboratuvarında gördüğümüz sahnelerin değişilmez parçası, hepimizde büyük bir merak uyandıran elle kontrol sistemi. Sadece Iron Man değil, Johnny Mnemonic’ten bu yana Minority Report, The Matrix ve Captain America gibi sayısız bilim kurgu filminde gördüğümüz elle kontrol sistemi, geleceğin kaçınılmaz ve en merkezi teknolojilerinden biri olacak Gelecek Kullanıcı Arayüzü’nü (FUI) temsil ediyor.

FUI, insanın kendi geliştirdiği ve hayatını tamamen adapte ettiği dijital dünyayı maksimum etkinlikle kontrol etmesini amaçlayan bir teknoloji. Tony Stark gibi dev bir simülasyon platformu üzerinde beliren görüntüleri şekilden şekle sokmak, sayısız belgeyi incelemek, tasarımları büyütüp incelemek ve en basitinden olup bitenlere akıp giden pencereler içinde göz gezdirmek, bir gün gerçeğe dönüşecek. Ancak bu teknolojilerin hayata geçirmek ve amaçlandığı gibi kullanmak, kesinlikle filmlerde gördüğümüz kadar kolay olmayacak.

Gelecekte karşımıza ne çıkacağına dair ipuçları beliriyor

San Francisco merkezli Leap Motion firmasının geliştirdiği teknoloji, henüz yarısı internete bağlanmayan, bir o kadarı akıllı telefonla tanışmamış ve dokunmatik ekranlarla sürekli haşır neşir olmayan insanlık için ileri bir teknolojiyi temsil ediyor. Uzunluğu sadece 80 mm olan Leap Motion, dokunmatik ekran tecrübesinde bile henüz doygunluk yaşamamış olan tüketicilere bilgisayarlarını elle kontrol etme imkanı sunuyor. USB ile taktığınız cihazı gerekli uygulamalar aracılığıyla bilgisayarınıza uyumlu hale getiriyor ve fare veya klavye kullanmadan komut vermeye başlıyorsunuz.

Kısaca göz atıldığında, Leap Motion’ın son tüketiciye yönelik bir teknoloji olmadığı gayet iyi anlaşılıyor. Tersine, küçük cihaz geleceğin elle kontrol teknolojisi için bir başlangıç noktası. Kendisine özel uygulamalar içeren Airspace Store ile Leap Motion, FUI teknolojisini denemek isteyenlere oyun, müzik, harita, çizim ve medya alanında birçoğu paralı uygulama sunuyor. Prototip aşamasındaki cihaz, geliştiriciler için farklı bir tecrübe sunarken, görsel gerçeklik ile de uyumlu hale geliyor. Daha da önemlisi, geleceğimiz hakkında önemli ipuçları veriyor.

Sahip olduklarınız ile çalışın

Fütürist dünya hakkındaki kehanetleriyle birçoğumuzun aklında yer edinen Minority Report’ta ana karakter olan John Anderton, psişik özellikleri bulunan kardeşlerin vizyonlarını görsel ekranlardan izleyerek cinayetleri gerçekleşmeden önlüyordu. Vaktinin birçoğu hologram ve dijital ekranların önünde geçen Anderton, ellerine yaptığı işi kolaylaştırması için eldivenler takıyordu. Benzer eldivenleri Continuum ve Firefly gibi bilim kurgu dizilerinde veya Oblivion gibi yakın döneme ait filmlerde görmedik. Tüm bu yapımlar, aslında FUI teknolojisini hayal eden ve tasarlayanların fikirlerini aktardı. Amaç, sadece sahip olduklarımızla, parmaklarımızla çevremizdeki her şeyi kontrol edebilmek olarak belirtildi.

Leap Motion Windows veya Mac bilgisayarlarda tarayıcısı en hassas ayara kadar kontrol etmekten, Photoshop gibi yazılımlar üzerinde çalışmaya kadar birçok vaatte bulunuyor. Eldiven, gözlük veya hareket algılayıcı bir ek aksesuarın ihtiyacı olmadan FUI teknolojisini sunmayı amaçlayan Leap Motion, görsel gerçeklik harikası Oculus Rift ile uyum göstererek, 3D dünyada sadece parmak hareketlerimizle istediğimizi yapma olanağı vaat ediyor.

Eğitim başlıyor

Tony Stark’ı izlemek eğlenceli olabilir ancak kullandığı elle kontrol teknolojisi bir gün karşımıza çıkarsa onu yönetmek kolay olmayacak. Sayfaları çevirmek, bir belgeyi diğerlerinin arasından çıkarmak, bir pencereyi büyütmek, bir nesneyi taşımak, bir sayfayı kapatmak veya çöpe atmak gibi sayısız işlem, el ve kol hareketlerinde oldukça fazla kabiliyet gerektirecek. Dahası, Minority Report’ta John Anderton’u canlandıran Tom Cruise’un, kollarının ağrısından sürekli çekimlere ara vermek zorunda kalması dikkat edilmesi gereken bir nokta.

Tablet ve dizüstü bilgisayarınızın başında sadece el ve kol hareketleriyle Google araması yaptığınızı, bir sürü sayfada gezindiğinizi düşünün. Kollarınız bunu kaldırabilir mi? Bu sorunun cevabı hayır ve FUI teknolojisinde bu sorunun nasıl çözüm bulacağı da henüz kesin değil. Dahası, Engadget’ın da not düştüğü gibi Leap Motion ile bir Mac veya Windows PC’yi kullanmak çok kolay değil. Yine de araştırmacılar insanlığın yaptıkları her işte maksimum performans elde edebilmesi için FUI teknolojisinin kaçınılmaz olduğunu biliyor. Sebep ise psikolojide yatıyor.

[Leap Motion]

Daha fazla yaratıcılık, daha zorlayıcı tecrübe

Leap Motion’un sitesinde görüşlerine yer verdiği Macar psikoloji profesörü Mihaly Csikszentmihaly, insanlar optimum tecrübe elde ettikleri zamanlarda egolarını ikinci plana atıyor ve motivasyonun artışıyla çalışma hızı ve etkinliği artıyor. Sanat, spor, dans, hacking, müzik gibi akla gelen her alanda yapılan faaliyet optimum seviyede oldukça keşfetme ve yaratıcılık yeteneği de güçleniyor.

İnsanların yeni bir gerçeklik keşfettiği bu sürecin ortaya çıkması için gerekli olan ise gerçek bir ‘mücadele.’ Eğer bir yeteneklerimizi kullanacak bir fırsat, rekabet bulamazsak tembelleşiyor, mücadelenin gerisinde kalırsak gerginleşiyoruz. Ancak yeteneklerimizi sürekliliği olan bir mücadelede ortaya koyabilirsek devamı da geliyor.

[Leap Motion]
Leap Motion, yeteneklerimizin motivasyonla geliştiği tecrübelerden birini Xbox 360 serisi için geliştirilen Dance Central olarak gösteriyor. Ekrandaki hareketleri taklit eden oyuncular zamanla kendilerini geliştiriyor ve zorluk derecesi artıyor. Bu mantık, FUI teknolojisinin de esaslarından biri: Yaratıcılar ve tasarımcılar tecrübe arttıkça zorluk seviyesini de artırıyor. Yeni teknolojiye uyum sağlayan insanlar, daha üstün bir güç ve kontrol yeteneği kazanıyor.

Kısaca, Leap Motion’a sadece ‘günlük hayatımızı kolaylaştıran bir yenilik’ gözüyle bakmamız gerekiyor. Milyon dolarlık birçok fikir için kullandığımız bu tanım, FUI için fazlasıyla bayat kalıyor.

Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.