Okuma süresi: 2 dakika

Bronzlaşmaktan hoşlanan birçok insan gölge altına kaçma vaktini ciltlerinde giderek artan ısıya göre belirliyor. Ancak kullandığımız güneş koruyuculara rağmen güneşin cilt üzerindeki etkisinin saatlerce sürdüğü anlaşıldı.

Güneş ışınlarına fazla maruz kalmanın tehditlerinden hepimiz fazlasıyla haberdarız ancak yeni bir araştırma bugüne dek farkında olmadığımız bir uyarı olarak belirdi: Gölgeye çekildikten sonra bile güneş ışınları deri hücrelerini öldürmeye devam ediyor. Hem de saatlerce.

ABD’nin Yale Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, güneş ışınlarının DNA üzerindeki olumsuz etkisi sandığımızdan daha uzun sürüyor. Doğal olarak bu daha fazla dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliyor.

Science dergisinde yayımlanan araştırmanın bilimsel detayı ise şu şekilde: Morötesi (UV) ışınları deri hücrelerinin DNA’sında ‘siklobütan pirimidin dimerleri’ (CPDs) adı verilen bozukluklara yol açıyor. CPDs, DNA’da mutasyona, dolayısıyla kansere neden olabiliyor.

Bilim insanları deri hücrelerindeki hasarın DNA morötesi ışınlara maruz kaldığı zaman ortaya çıktığını kabul ediyordu. Ancak fare deri hücreleri üzerinde yapılan araştırmalar, hücrelerin morötesi ışınlara maruz kaldıktan üç saat sonra CPDs üretmeye devam ettiğini gösterdi. Deneyler morötesi ışınların uzun süreli etkisinin sadece melanin pigmenti içeren hücrelerde gerçekleştiğine işaret etti. Morötesi ışınlara karşı kalkan görevi gören pigment, deri hücrelerinde de yer alıyor.

“Antioksidanlar sayesinde UV ışınlarına karşı etkili yeni güneş kremleri geliştirilebilir”

Araştırmanın ileri aşamalarında morötesi ışınlarının bir araya gelerek melanin içinde elektron oluşturan iki enzimi aktif hale getirdiği anlaşıldı. Elektron aracılığıyla melanine aktarılan enerjinin ise daha sonra DNA’ya iletildiği ve bu döngünün sonucunda CPDs’lerin ortaya çıktığı anlaşıldı.

Sonuç: Morötesi ışınlara maruz kalmak melaninde elektron oluşturan enzimleri tetikliyor ve bu etki birkaç saat sürüyor. Araştırmacılar, farelerde gözlemlenen sürecin insan deri hücrelerinde de yaşandığını belirtti.

Elde edilen uyarı niteliğindeki bulgulara rağmen, ortaya çıkan tabloyu tersine çevirmekte mümkün. Araştırmacılar enzimlerin etkisini antioksidan kullanarak önleyebileceklerini düşünüyor. Petri kabında yapılan deneylerde etil sorbat tam da istenilen sonucu verdi. Eğer yeterli zaman ve efor sarf edilirse, DNA’larımızı saatlerce pişiren ışınları etkisiz kılacak güneş kremleri geliştirilebilir.

Yine de güneş atında fazla kalmamak en iyi ve net çözüm olarak beliriyor. Norveç’te kısa süre önce yapılan bir araştırma, fazla güneşe maruz kaldığı için vitamin eksikliği çeken annelerin daha az doğurduğu ve çocuklarının da daha kısa yaşadığını göstermişti.