Okuma süresi: 3 dakika

14’üncü yüzyılda Avrupa’da en az 75 milyon insanın ölümüne yol açan Veba’nın, fareler aracılığıyla değil ancak çöl fareleri tarafından taşındığı öne sürüldü. Farelerin aklanması, geçtiğimiz yıl Orta Asya’da görülen Veba vakalarının ardından geldi.

Tarih boyunca defalarca yaşanan Veba salgınlarının, insanların başına çöl fareleri nedeniyle bela olduğu öne sürüldü. Kara Ölüm adıyla tarihe geçen salgın, 14’üncü yüzyılda Orta Asya’dan Avrupa’ya ulaşmış ve 1346-1353 yılları arasında Anadolu’dan Orta Asya’ya ulaşan geniş bir coğrafyada 200 milyona yakın insanın ölümüne neden olmuştu.

Kara Ölüm hakkında geçmişte sayısız yazı okudum. Özellikle ilk ortaya çıktığı dönemde insanların salgından kurtulmak için denediği akıl almaz uygulamalar, ölümlerin de katlanarak artmasına neden olmuş. Yapılan çılgınlıkların arasında ‘hastalığı taşıdığı düşünülen’ kedileri şehirlerin sokaklarından temizlemek de varmış. Oysa onlar hastalığın yayılmasına etki yaptığı düşünülen fareleri temizliyordu.

Yapılan yeni araştırmalar, bu nokta üzerinde yanlış bilindiği düşünülen bir bilgiyi düzeltmiş görünüyor. BBC News sayfasında yer alan habere göre, tarih boyunca yüz milyonları kırıp geçiren hastalık, Orta Asya’da yaşayan çöl farelerinden bulaştı. Farelerin taşıdığı ve bubonik, yani hıyarcıklı vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisi, büyük olasılıkla denizcilerle Avrupa limanlarına ulaşmıştı.

Bilim insanları, Yersinia pestis ile enfekte olan Xenopsylla cheopis kenelerini taşıyan kemelerin (rattus) salgının başlangıç noktası olarak kabul ediyordu. İpek Yolu’nu kullanan tüccarlar ve gemilerle Avrupa’ya ulaşan lağım fareleri, kısa zamanda kıtanın kabusu olmuştu.

Yersinia pestis bakterisi [Wikipedia]
Yersinia pestis bakterisi [Wikipedia]

İklim uygunsa fareler ortaya çıkıyor

Ancak Oslo Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Kara Ölüm tarihçesindeki günah keçisinin kemeler değil, çöl fareleri olduğunu öne sürdü. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada, Avrupa’da yüzyıllar boyunca belli aralıklarla yaşanan salgınların karşılaştırılması için, ağaç halkası analizi gerçekleştirildi.

Ağaç halka tarihlemesi olarak da bilinen yöntemde, yüzyıllar öncesine uzanan ağaçların halkaları inceleniyor. Halkalar kurak dönemlerde daralıyor, nemli dönemlerde ise genişliyor.

Analizlerde, salgın zamanlarıyla Avrupa’daki iklim şartlarının kemeler için ne kadar uygun olduğu tespit edilmeye çalışıldı. Ancak iklim şartlarıyla kemelerin ortaya çıkması arasında bir bağlantı tespit edilemedi. Tersine, iklim şartlarının çöl fareleriyle uyum sağladığı anlaşıldı.

Araştırmada, Orta Asya’da çöl farelerinin sayısında artış yaşanmasını sağlayan uygun iklim şartlarından yıllar sonra, Avrupa’da liman kentleri başta olmak üzere Veba salgınlarının patlak verdiği görüldü.

Norveçli araştırmacılar elde edilen ilk bulgunun ardından Veba’dan ölen insanların kalıntıları üzerinde DNA analizleri gerçekleştirecek ve bulgularını genetik bilgi ile sağlamlaştırmaya çalışacak. Salgının kökenlerinin Asya’dan geldiği doğrulanırsa, genetik materyalde de büyük bir çeşitlilik bulunması bekleniyor.

Çöl faresi / Rhombomys opimus [Wikimedia Commons]
Çöl faresi / Rhombomys opimus [Wikimedia Commons]

Orta Asya’dan gelen Veba salgını

Kara Ölüm, 14’üncü yüzyılda ortaya çıkmasının ardından Avrupa’da 400 yıl daha etkili oldu ve yüz milyonlarca insanın hayatına mal oldu. Profesör Nils Christian Stenseth’in başında yer aldığı ekip, çöl fareleriyle iklim ilişkisini anlamak için 7,711 Veba salgını dönemine ait ağaç halka tarihlemesi gerçekleştirdi.

Stenseth, ‘çöl farelerinin ortaya çıkması için çok kurak olmayan ancak çok da yağış görülmeyen sıcak yazların gerektiğini’ belirtti. Stenseth, ‘birçok iklim faktörünü değerlendirdiklerini ve Veba salgınlarında var olan şartların kemelerin değil, çöl farelerinin artması için uygun olduğunu’ ifade etti.

Sonuç olarak Veba salgın süreci şu süreçte yaşandı: Orta Asya’da sayıları artan çöl fareleri, üzerlerinde bakteri taşıyan kenelerde İpek Yolu ve gemiler aracılığıyla Avrupa’nın liman kentlerine ulaştı. Keneler uzun yolculuğun ardından insanlara ve evcil hayvanlara taşındı ve Kara Ölüm fırtınası başladı.

Kara Ölüm’ün neden olduğu çaresizlik Danse Macabre tablosunda tasvir edilmişti. Ölümün kaçınılmaz olduğunu bilen Avrupalılar son günlerini şarkı söyleyip dans ederek geçiriyordu. [Wikipedia]

2013’te 126 kişi öldü

Modern dünyada izi neredeyse silinen hıyarcıklı veba, halen en çok korkulan hastalıklardan biri. Avrupa’da 19’uncu yüzyıldan itibaren görülmeyen Veba, son yıllarda Kırgızistan başta olmak üzere Orta Asya ülkelerinde görülmeye başlandı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre 2013’te dünya genelinde 800 vaka görülürken, 126 ölüm gerçekleşti. Çin’in Yumen kentinde geçtiğimiz yıl yaşanan salgında ise hastalık bir sağ sıçanından bulaşmıştı. ABD merkezli Tropical Medicine and Hygiene dergisi ise artan nüfusu doyurmak için Doğu Afrika’da artan tarım yatırımlarının Veba riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Tarım alanlarının artışının Veba riski ile doğru orantılı olduğunu düşünen araştırmacılar, ‘en güçlü salgın fırtınalarının tarlalarda ortaya çıktığını’ savunuyor.

Kene ısırmasının yanı sıra fiziksel temas ve solunum ile bulaşabilen hıyarcıklı vebanın yaşattığı korkunç ölümleri hatırlamak, halen yol olmamış bu riske karşı önlem almamızda faydalı olabilir…