Okuma süresi: 3 dakika

Ay yüzeyinde Mart 2013’te gerçekleşen şiddetli meteor çarpışmasının oluşturduğu kraterin görüntüsü ortaya çıktı. Saatte 90 bin kilometreyle yaşanan çarpışma, bugüne kadar Ay’da gözlemlenen çarpışmaların 10 katı parlaklığında bir patlama yaratmıştı.

Atmosferden yoksun olduğu için milyarlarca yıl meteor yağmurlarıyla fazlasıyla hırpalanan Ay, bu olayın nasıl gerçekleştiği insanlığa 17 Mart 2013 günü gösterme şansı bulmuştu. Kozmik ölçekte binlerce yıl gerektiren çarpışmada, 40 kilo ağırlığındaki göktaşı saatte 90 bin kilometre hızla Ay’ya çarpmış ve Dünya’dan çıplak gözle görülebilecek bir parlaklık oluşturmuştu.

[NASA]
[NASA]
mare_imbrium
Mare Imbrium. [Wikipedia]
Mare Imbrium (Yağmurlar Denizi) adı verilen kraterine isabet eden göktaşı, insanlığın o tarihe kadar Ay’da gözlemlediği çarpışmaların 10 katı güçlü bir patlaklık ortaya çıkarmıştı. 1146 kilometrelik genişliğiyle Güneş Sistemi’ndeki en büyük kraterlerden birini temsil eden Mare Imbrium, uzun zaman önce yine devasa bir çarpışmada oluşmuştu. Krater, çarpışmanın ardından içine dolan lavların soğuyup yok olmasıyla bugünkü halini aldı.

4 şiddetinde bir sarsıntıya neden olan patlamada Mare Imbrium’un karanlık yüzünü geçici olarak aydınlatan göktaşı, geride 20 metre genişliğinde bir krater bıraktı. NASA’nın Ay Yörünge Kaşifi (LRO), çarpışmadan aylar sonra kraterin yerini tespit etti.

NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nde 2005 yılında başlayan çalışmalar, Ay’ın yüzeyindeki çarpışmaları takip etmeyi amaçlıyor. 17 Mart 2013’teki çarpışma, Dünya’nın geride kalan 10 yılda Ay’da gözlemlediği en şiddetli meteor çarpması olarak biliniyor.

Gökbilimciler, LRO dahil uydu ve keşif araçlarından elde edilen o kadar çok veriyle uğraşıyor ki, ne zaman fark edildiği bilinmeyen krater analizlerden geçirilip yaklaşık iki yıl sonra basına sunulmuş durumda.

Patlamanın sahte renkli görünümü. [NASA]
Patlamanın sahte renkli görünümü. [NASA]

Krater araması algoritmayla yapılıyor

20 metre genişliğindeki krater, Lunar Reconnaissance Orbiter Camera (LROC) ile tespit edildi. Gökbilimciler, 28 Temmuz 2013’te çekilen fotoğrafta ve diğer binlerce fotoğrafta yer alan kraterleri tespit etmek için algoritmalara başvuruyor.

LROC baş mühendisi Mark Robinson, kraterin tespitinde bir fikirleri olması için ‘çarpışmanın enerjisine göre model hazırladıklarını’ söyledi. Hazırlanan algoritma ise uzay aracı kamerasının çektiği fotoğrafları belli zaman aralıkları için otomatik olarak tarıyor.

1 Mayıs 2013-1 Temmuz 2013 arasında krater tespit edilemedi ancak bir çarpışmanın izlerini taşıyan çizgi ve lekeler tespit edildi. Sonunda, 28 Temmuz 2013’te çekilen fotoğrafta 18,3 metre genişliğindeki krater ortaya çıkarıldı.

[NASA/Goddard Space Flight Center/Arizona State University]
[NASA/Goddard Space Flight Center/Arizona State University]
Robinson, patlamanın etkilerinin çok daha geniş bir alana yayıldığını belirtti. Oluşan lekeler, patlama noktasının 10-20-30 kilometre uzağına yayışmış durumda. Robinson, “18,8 metrelik bir krater 30 bin metreye yayılmış diyebiliriz… Bu oldukça heyecan verici bir keşif” ifadesini kullandı.

Ay’daki dev patlamanın detayları Icarus dergisinde yayımlandı.

NASA Ay’ı iki defa sarstı

LRO’nun gözlemlediği çarpışmanın öncesinde, Ay’da yaşanan en büyük patlama NASA tarafıdan yapay olarak gerçekleştirilmişti.  Med (Ebb) ve Cezir (Flow) adlı uzay araçları, Aralık 2012’de 11,5 ay süren görevlerinin sona ermesiyle Ay yüzeyine çakılmıştı.

Ebb, çarpışma öncesi Ay yüzeyine ait en yakın mesafeden görüntü almayı başaran uzay aracı olmuştu. 10 kilometre yükselikten çekilen görüntüler iki ayrı kameradan elde edildi.

NASA, Ekim 2009’da Lunar Crater Observation and Sensing Satellite (LCROSS) uydusunu Ay’a çarparak fazlasıyla sallanmasını sağlamıştı. Su bulma amacını taşıyan uzy görevi hakkında fazlasıyla komplo teorisi içeren bir makale hazırlamıştım.

Ay’da bir sonraki çarpışmanın ne zaman yaşanacağı belirsiz ancak en önemli sorunumuz, Dünya’nın altında bulunduğu tehdit.

LRO’nun gözünden Ay’ın görünümüne bakmak isterseniz: