Okuma süresi: 2 dakika

Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) Seçilmiş Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Türkiye’nin karbondioksit salınımında Fransa, Almanya ve ABD gibi ülkelerin oldukça gerisinde olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye, yeni enerji kaynaklarının üretimi ve kullanımı gibi yollarla karbon yoğunluğunu gelişmiş ülkeler seviyesine düşürecek potansiyele sahip” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ECO işbirliğinde hayata geçirilen Safranbolu İklim Değişikliği Konferansı Karabük Kültür Merkezi’nde başladı. Prof. Dr. Kumbaroğlu, konferansta, Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) başına karbon yoğunluğunun günümüzde 480 gram seviyesinde olduğunu açıkladı.

Karbon yoğunluğu değerinin 1990 yılında da 470 gram seviyelerinde olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Kumbaroğlu, “Değerleri incelediğimizde son 25 yıldır sabit seyreden bir yapı var gibi izlenime kapılabiliriz. Ancak, özellikle ekonominin geçirdiği yapısal değişim ve enerji kompozisyonu incelendiğinde aslında fiziksel olarak bir iyileşme olduğunu görebiliyoruz” dedi.

Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu.
Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu.

‘Daha düşük seviyelere ulaşabiliriz’

Kişi başı karbondioksit salınımında Türkiye’nin gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kaldığına işaret eden Prof. Dr. Kumbaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu seviyeleri incelediğimizde kardeş ülke Azerbaycan ile yakın bir çizgide olduğumuzu görüyoruz. Azerbaycan, özellikle Sovyet döneminden sonra geçirdiği yapısal değişimle karbon yoğunlukları konusunda hızlı bir iyileşme gösterdi. Elektrik üretiminde karbon yoğunluğunu son 25 yılda yarı yarıya düşürdü ve GSYH başına yoğunluğunu da beşte bir seviyesine indirdi. Gerek Türkiye’nin gerekse Azerbaycan’ın GSYH başına karbon yoğunlukları halen Fransa, Almanya, ABD gibi ülkelerin üzerinde. Burada temel hedefimiz, özellikle yenilenebilir enerji kaynakları, nükleer enerji ve enerji verimliliği gibi konularda atılacak adımlarla daha düşük bir yoğunluk rakamına ulaşabilmek olmalı. Ülkemizin bu değerlere ulaşabilmek noktasında potansiyeli var.”

25-27 Mart 2015 tarihleri arasında Safranbolu’da düzenlenen konferansta iklim değişikliğinin etkileri, etkilenebilirlik ve uyum gibi konular alanında uzman bilim insanları ve katılımcı devletlerin temsilcileri tarafından ele alınıyor. Konferansta ayrıca, bu yılın sonunda Paris’te kabul edilmesi öngörülen yeni küresel iklim anlaşması, bu anlaşma için BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi taraflarınca sunulacak olan ulusal katkılar ve çalışmalar da anlatılacak.