Okuma süresi: 4 dakika

Gökbilimciler, yeni gözlemler sayesinde Samanyolu Galaksisi’nin merkezindeki süper dev karadeliğin etrafında dönüp duran esrarengiz nesne hakkında yeni bilgiler elde edebileceklerini düşünüyor. Gizemli nesnenin birçok bilinmeyen gibi daha uzun yıllar karanlıkta kalma olasılığı da yüksek.

En az 100 bin ışık yılı uzunluğunda olduğu ve 100 ila 400 milyar yıldız içerdiği bilinen Samanyolu’nun merkezinde her galakside olduğu gibi bir süper dev karadelik yer alıyor. Işığı tamamen emmesinden dolayı görülemiyor olsa da, Sagittarius A*, çekim kuvvetiyle kendisini fazlasıyla ortaya koyuyor. Karadeliği daha da ilginç kılan faktör, etrafında dolanan esrarengiz nesne.

‘G2’ adı verilen gizemli nesne üzerinde yapılan en son gözlemler, Sagittarius A* etrafındaki dönüşü etrafında tek parça olarak kalabildiğini gösterdi. Karadeliğin süper çekim gücü altında çözülerek emilmesi gereken birçok nesneye kıyasla, G2’nin bütün olarak kalabilmesi akıllara tek bir olasılık getiriyor: Sagittarius A*’nın yakınlarında bir yıldız var.

Gökbilimciler, bu olasılığı kesinleştirecek verilere henüz ulaşamadıklarını söylüyor.

Yıldız veya gaz kümesi

G2, bugüne kadar yapılan gözlemlerde teleskoplara ‘kabarık-tüylü’ bir nesne gibi belirdi. Bu şekilde belirmesinin bir sebebi, Dünya’dan Samanyolu’nun merkezine yapılan çok uzun mesafeli gözlemlerden kaynaklanan düşük çözünülürlük. Bir diğer sebep ise G2’nin etrafında bulunduğu kabul edilen gaz ve toz kütlesi. Gaz ve toz bulutunun altında ne yattığı ise bilimin henüz ortaya çıkaramadığı bir sır.

G2 üzerinde 2011 yılında araştırmalar yapan Almanya’nın Max Planck Enstitüsü’nden Stefan Gillessen’e göre, gizemli kozmik yapı bir gaz bulutunu temsil ediyor. Gillessen, G2’nin bugüne kadar Sagittarius A* ile yaşadığı etkileşimlerle bu bilgiyi doğruladığını düşünüyor.

Farklı yıllarda yapılan gözlemlerde, G2'nin Sagittarius A*'ya yaklaşarak tek parça halinde kalmayı başardığı görüldü. [ESO/A.Eckart]
Farklı yıllarda yapılan gözlemlerde, G2’nin Sagittarius A*’ya yaklaşarak tek parça halinde kalmayı başardığı görüldü. [ESO/A.Eckart]
Karadeliğin ‘bilinmeyen arkadaşı’ üzerinde kapsamlı araştırmalar yapan bir diğer isim, Califronia Üniversitesi’nden Andrea Ghez. Ghez, 2012 yılında sunduğu bilgilerle Samanyolu’nun merkezinde süper dev karadelik yattığını neredeyse doğrulayan bilim insanı olarak biliniyor. Ghez, G2’nin tozlu dış kabuğunun içinde bir yıldız yer aldığını ortaya koyan yeterince delil olduğunu ve cismin Sagittarius A* etrafında parçalanmadan kalabildiğini savunuyor.

Son yıllarda yapılan gözlemler, Gillessen ve Ghez’in başını çektiği ekiplerin elde ettiği sonuçlardan hangisinin doğru olduğu konusunda karar veremedi. İki grup arasındaki mücadele sürerken, G2’nin sırrını çözmeyi amaçlayan üçüncü bir teori belirdi.

Saatte 10 milyon km hızla dans eden yıldız

Üçüncü teori aslında iki grup arasındaki tartışmayı sona erdirmeyi amaçlıyor. Köln Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Ghez’in verilerini savunuyor ve G2’nin bir yıldız olduğu düşüncesini destekliyor. Alman araştırmacıların gözlemleri, G2’nin Sagittarius A* tarafından ortaya konan süper çekim gücü altında parçalanmadığını ve yutulmadığını gösterdi. Sonuç olarak G2’nin toz bulutu olma ihtimali de ciddi oranda azaldı.

Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan araştırmanın başını çeken Andreas Eckart, ‘Tüm veriler G2’nin genç bir yıldız olduğunu gösteriyor” ifadesini kullandı.

G2, Sagittarius A* karadeliğine en yakın olduğu zaman bile tek parça halinde kalmayı bildi.

Eckart ve ekibi, Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) Çok Büyük Teleskobu’nda (VLT) yer alan SINFONI cihazıyla ulaştı. Yakın kızılötesi spektrograf, Gillessen ve meslektaşları tarafından G2 gözlemlerinde kullanılan aynı donanımı temsil ediyor.

Eckart, 2013 öncesinden 2015’e uzanan gözlemlerde, G2’nin eliptik bir yörüngede hareket ettiğine dair bilgiler sundu. G2, 2013 öncesinde Dünya’dan uzaklaşırken, bugün büyük bir hızla Dünya’ya yaklaşmaya başladı. G2, karadeliğe en çok yakınlaştığı dönemde saatte 10 milyon kilometreyle hareket ederken, Dünya’ya yaklaşma hızı (kaçmaya çalışıyor) saatte 12 milyon kilometre.

Karadeliğin yörüngesindeki G2'nin hayatta kalmayı başardığını gösteren bir kızılötesi fotoğraf. [Andrea Ghez, Gunther Witzel/UCLA Galactic Center Group/W.M. Keck Observatory]
Karadeliğin yörüngesindeki G2’nin hayatta kalmayı başardığını gösteren bir kızılötesi fotoğraf. [Andrea Ghez, Gunther Witzel/UCLA Galactic Center Group/W.M. Keck Observatory]
Eckart ve ekibi, 2008 ve 2013 yılları arasında yapılan gözlemlerde elde edilen verilerle en yeni bilgileri karşılaştırarak, G2’nin değişen büyüklüğü hakkında da tahminde bulundu. Veriler, G2’nin bağımsız olarak genişleyen bir gaz kütlesi olarak değerlendirildiğinde, yörüngesi üzerinde dört kat daha büyük hale geldiğine işaret etti.

Karadeliğe kafa tutuyor

G2’nin gaz kütlesi olduğunu savunan Gillessen, kozmik cismin Sagittarius A*’ya yakınlaşması halinde dağılmasını ve yutularak ışın saçmasını bekledi. Ancak kozmik ışık gösterisi şu ana kadar gerçekleşmedi.

Eckart’ın makalesi, University of California, Los Angeles (UCLA) ve Max Planck Enstitüsü tarafından yapılan bağımsız diğer araştırmaların da verilerini kullanarak, G2’nin sadece gaz kütlesi olduğu varsayımını çürütüyor. G2’nin karadeliğe en yakın olduğu konuma geldikten sonra alınan veriler, cismin ‘önceden önce sürüldüğü gibi genişlemediğini ve tek bir parça halinde kaldığını’ gösterdi.

Samanyolu'nun merkezinde yer alan Sagittarius A* (Sagittarius A-Yıldızı). [NASA]
Samanyolu’nun merkezinde yer alan Sagittarius A* (Sagittarius A-Yıldızı). [NASA]

Tartışma 2015’te sona erebilir

Belki de üzerindeki ilgiyi kaybetmek istemeyen bir bilim insanı olsun veya olmasın, Gillessen G2 üzerinde yapılan en son araştırmanın verilerinden etkilenmemiş görünüyor.

Space.com’a açıklama yapan Gillessen, Eckart ve grubunun 2014’te yaptıkları gözlemlerde elde edilen verileri kullanmadığını belirtti. Gillessen ayrıca, Eckart ve ekibinin G2 üzerinde yaptığı gözlemlerin daha kısa süreli olduğunu söyleyerek verilerin doğruluğunu sorguladı. Astrophysical Journal Letters makalesinde, veri biriktirme süresinin ‘fotoğraflardaki belirsizliği azaltmak için kısa tutulduğu’ belirtilmişti.

Eckart ise Gillessen’in ‘buzdağının görünen ucunu’ tespit ettiğini belirterek cevap verdi. Verdiği cevapta, Gillessen ve ekibinin ‘G2’nin fiziksel özelliklerini göremediklerini’ savundu. Gillessen, 2015’in bahar ve yaz aylarında G2 üzerinde yeni gözlemler yapacaklarını belirterek gizemli cismin sırrının bu yıl içinde çözülebileceğini belirtti.

Gillessen, G2 hakkında ilk bilgileri elde eden isimlerden biri olarak, varlığı iddia edilen yıldızın etrafında bulunan gaz ve toz bulutunu tespit etmeyi zaten başarmıştı. Tamamlanmayan bir keşfin ilk adımını doğrulamış birisi olarak, yapacağı yeni gözlemlerle G2’nin diğer araştırmalarda savunulduğu gibi bir yıldız olduğunu kesinleştirmesi Gillessen için anlamlı olabilir.

G2 ile Sagittarius A*'nın karşılaşmasını gösteren bir simülasyon. [SO/MPE/Marc Schartmann 3]
G2 ile Sagittarius A*’nın karşılaşmasını gösteren bir simülasyon. [SO/MPE/Marc Schartmann 3]