Okuma süresi: 4 dakika

NASA’nın 2050 öncesindeki nihai görevi için yeni bir tarih öne sürüldü. Mars yolculuğu için öne sürülen tüm planları masaya yatıran Planetary Society (Gezegen Topluluğu) örgütü, Kızıl Gezegen’e adım atılacak tarihin 2039 olabileceğini belirtti.

NASA’nın 18 milyar dolar bütçeyle fırtına gibi girdiği 2015, Mars projelerinin birbiri ardına hayata geçtiği günlere tanık oluyor. Space Launch System (SLS) roketinin başarıyla sonuçlanan denemesinin ardından, derin uzay görevleri için üs olarak kullanılacak bir asteroidi yakalama görevinin de detayları açıklandı. Yaşanan en son gelişmede ise astronot Scott Kelly ile kozmonot Mikhail Kornienko Mars yolculuğuna hazırlık amacı taşıyan bir yıllık göreve başladı. Mars keşiflerinde kullanılacak araçların sağ salim taşınmasını sağlayacak ‘UFO’ ise ikinci denemesini bu yaz yapacak.

ABD’de faaliyet gösteren sivil toplum örgütü Planetary Sources ise NASA’nın ‘2030’lu yıllar’ ifadesini netleştirmeye çalışan bir rapor sundu. Planetary Sources, Mars yolculuğu plananındaki tüm girdileri değerlendirerek Kızıl Gezegen’e ulaşacağımız tarih hakkında tahminde bulundu. Tahminler, Mars’ın üzerine adım atılabilecek büyüklükte olan uydusu Phobos’a 2033’te, Kızıl Gezegen’in yüzeyine ise 2039’da adım atmayı öngörüyor.

Planetary Sources yönetim kurulunda yer alan Stanford Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimi Bölümü’nden Profesör Scott Hubbard, “Uzun dönemli, maliyeti öngörülmüş ve uygulanabilir bir Mars yolculuğu örneği sunduğumuza inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Uzay danışmanlığı alanında dünyanın en büyük sivil toplum örgütü olan Planetary Sources, 31 Mart-1 Nisan’da gerçekleştirilen ‘Humans Orbiting Mars’ atölyesinin sonunda düzenlenen basın toplantısında hazırladıkları planın detaylarını açıkladı. NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı tarafından hazırlanan ayrı bir raporu temel alan atölye çalışması, Mars yüzeyine iniş yapılmadan önce ‘yörüngeye erişilmesi gerektiğini’ belirtti.

Mars yolculuğu, keşif araçlarının açtığı yolda gelişmiş uzay araçları, roketler ve yaşam destek üniteleriyle gerçekleştirilecek. [NASA]
Mars yolculuğu, keşif araçlarının açtığı yolda gelişmiş uzay araçları, roketler ve yaşam destek üniteleriyle gerçekleştirilecek. [NASA]

Phobos’a varış yılı: 2033

Planetary Sources, Mars’a ayak atılmasına uzanan sürecin Ay’a erişilmesini sağlayan görevleri örnek alması gerektiğini belirtti.

Ay’a insanlı görevler 1968 yılında başlamış ve ilk görevi temsil eden Apollo 8, yüzeye inmeden uydunun yörüngesinde tur atarak Dünya’ya dönmüştü. Keşif görevinin ardından, Ay’a ayak basılan altı insanlı görev gerçekleştirildi.

NASA’nın Ay’a bir uydu kazandırma projesi başarılı olursa, 2020’de yörüngesine asteroit çekilecek uydu Mars yolculuğu için simülasyon haline gelecek. Ay yörüngesine çekilecek asteroit, Phobos’u taklit edecek.

Yörüngesine asteroit çekilecek olan Ay, Mars görevleri için simülasyona dönüşecek.

Planetary Sources, Phobos görevi için 30 aylık süreyi ideal kabul ediyor. Patatese benzeyen Deimos’a kıyasla üzerine basılması daha kolay olan Phobos, 11 km çapında. En önemli tercih sebebi ise Mars’a daha yakın olan uydu olması. Kızıl Gezegen’in yüzeyine olan mesafesi ise sadece 6 bin kilometre.

Mars Yörünge Kaşifi (MRO) tarafından 6,800 km mesafeden çekilen Phobos fotoğrafı. [NASA]
Mars Yörünge Kaşifi (MRO) tarafından 6,800 km mesafeden çekilen Phobos fotoğrafı. [NASA]
Eğer uzaylı komplo teorisyenlerinin bayıldığı gibi üzerinde Dünya dışı canlılar yoksa, Phobos insanlığın geleceği için en önemli basamaklardan biri olacak.

30 aylık görevin 9 aylık bölümü, adını ‘korku’ anlamına gelen Yunan tanrısı Phobos’tan alan uyduya ulaşmak için geçecek. Uydu üzerinde 12 ay sürecek görevin ardından 9 aylık geri dönüş yolculuğu başlayacak. Phobos yolculuğu için geçtiğimiz yıl ilk denemesi yapılan Orion kapsülünün kullanılması bekleniyor. Roket olarak SLS’in gelişmiş bir versiyonu o tarihe hazır olabilir.

Hayabusa uzay aracının 2005 yılında Itokawa astroidi üzerinde beliren gölgesi. Itokawa, Ay'ın yörüngesine çekilmesi düşünülen göktaşları arasında yer alıyor.[JAXA)
Hayabusa uzay aracının 2005 yılında Itokawa astroidi üzerinde beliren gölgesi. Itokawa, Ay’ın yörüngesine çekilmesi düşünülen göktaşları arasında yer alıyor.[JAXA)

En büyük engel bürokratik

Sosyal medyanın çok yaygın olmadığı dönemlerde her Ay’a iniş tartışması açıldığında ‘neden 1972’den sonra bir daha gitmediler’ diye sorulması beni en sıkan sorulardan biriydi. Ay’a inişin gerçek olmadığı, hatta gitmesinden daha zor olacak bir canlandırmanın çölde yapıldığı yıllarca ileri sürüldü.

Yapılan optik analizler ve Çin’in (ABD’nin en büyük rakibi) Apollo görevlerine ait izleri Ay’ın yüzeyinde gördüklerini açıklaması bile doğru bilgiden daha hızlı yayılan bilgi kirliliğini engellemeye yetmedi.

2009 yılında röportaj yapma şansı bulduğum emekli astronot Marsha Ivins, ‘neden 1972’den sonra Ay’a gidilmediği sorusuna’ çok net bir cevap vermişti: Dönemin başkanı Richard Nixon, yeni görevleri gerek görmemişti. Nixon’ın görüş açısına göre, hedefe ulaşılmıştı ve ‘ötesi yoktu.’

Ne kadar politik değil mi?

Planetary Sources yönetim kurulunda yer alan, aynı zamanda kurumun CEO’su Bill Nye, ‘teknik zorlukların çok büyük olduğunu ve başarı oranını bilemeyeceklerini ancak en büyük engeli bürokrasini oluşturduğunu’ söyledi.

Yönetim kurulu üyeleri arasında yer alan George Washington Üniversitesi Uzay Politikası Enstitüsü’nden John Logsdon ise ‘Mars görevinin geleceğinin büyük oranda bir sonraki ABD Başkanı’na ait olacağını’ belirtti.

Logsdon, “Geçmişte sorsalardı en büyük engelin biyomedikal, ateşleme sistemleri ve benzeri faktörlerden kaynaklanacağını söylerdim. Bugün ise bu faktörlerin oluşturduğu engel giderek azalırken, politik kararlılık öne çıkıyor” ifadesini kullandı.

Ay'ın uydusu üzerinde astronotlar birçok görev gerçekleştirerek Phobos'a hazırlanacaklar. [NASA]
Ay’ın uydusu üzerinde astronotlar birçok görev gerçekleştirerek Phobos’a hazırlanacaklar. [NASA]

Solar itiş sistemi de hazırlanıyor

NASA, Ay ve Mars yolculuklarına ait ilk detayları geçtiğimiz yıl vermiş ve Kızıl Gezegen’e ulaşmak konusunda son derece kararlı olduklarını ortaya koymuştu.

NASA Başkanı Charles Bolden, geçtiğimiz yıl aynı düzenlenen ‘Humans to Mars’ zirvesinde, ‘Kızıl Gezegen’e ayak basılmasının insanlığın süresiz olarak hayatta kalmasını sağlayacağını’ söylemişti.

2018’de başlayacak insansız Orion ve SLS denemeleri sonrasında, 2020’de Ay, simülasyon üssüne dönüşmeye başlayacak.

Radyasyona dayanıklı süper zırhlı uzay araçları ve roketler aşamasında öne çıkan önemli bir teknolojide, yine geçtiğimiz yıl açıklanan Solar Elektrik İtiş Gücü Sistemi. Yeni nesil itiş sisteminin Asteroit Kuşağı’nda cüce gezegen Vesta’yı inceleyen Dawn uzay aracının kullandığı iyon itiş gücüyle beraber öne çıkması bekleniyor.