Okuma süresi: 3 dakika

Gökbilimciler, yerçekimsel mercekleme yöntemi sayesinde Dünya’dan 12 milyar ışık yılı ötede bulunan bir galaksinin ateşten yüzüğü andıran görüntüsünü yakalamayı başardı.

Astronomi dünyasının son yıllarda giderek daha çok başvurduğu yöntemlerden biri, ‘kozmik lens’ olarak da adlandırılan yerçekimsel mercekleme. Kısa süre önce Hubble Uzay Teleskobu’nun ‘dörde bölünen’ bir süpernovayı görüntülemesini sağlayan kozmik lens, şimdi de 12 milyar ışık yılı ötedeki bir galaksinin olağanüstü görüntüsünü bizlere ulaştırdı.

Süpernova haberine göz atanlar yerçekimsel merceklemenin nasıl gerçekleştiğini detaylı olarak anlayabilir. Kısaca belirtirsek, gökbilimciler bu yöntemi derin uzaydaki silik kozmik yapıları gözlemlemek için kullanıyor. Galaksi veya yıldızlardan saçılan ışınlar, büyük kozmik yapılara denk geldiğinde bükülerek teleskoplara çok daha kısa mesafelerde, daha parlak olarak ulaşıyor.

Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) Atacama Large Milimeter Array radyo teleskop ağı tarafından yakalanan en son görüntü, bir ‘yıldız patlaması’ (starburst) galaksisine ait. Yoğun yıldız doğumuna tanık olan bu galaksilerden biri olan  SDP.81, kozmik lens aracılığıyla bugüne dek elde edilen en yüksek çözünürlüklü fotoğrafını sundu.

Kozmik lens görevini ise Dünya’dan 4 milyar ışık yılı ötede yer alan bir diğer galaksi gördü. ALMA teleskop ağının yüksek gözlem gücü, Einstein’ın görelilik teorisine dayanan yöntem sayesinde Evren’in en eski zamanlarında kalan bir galaksiyi bu kadar net gözlemlememizi sağladı. Gelecekteki gözlemler, 13,82 milyar yaşında olduğu kabul edilen Evren’in ilk zamanlarına kadar ulaşmamızı sağlayabilir.

Gözlemi gerçekleştiren ekipte yer alan ALMA araştırmacısı Catherine Vlahakis, ‘kozmik lens yönteminin en iyi teleskopların gözlem gücünü belirgin ölçüde artırdığını ve Evren’in en uzak, en karanlıktaki köşelerini bile gözlemleme şansı verdiğini’ belirtti.

Maksimum çözünürlük 23 miliarcsecond

Yıldız fabrikası SDP.81’e ait görüntü, ALMA radyo anten ağı tarafından Ekim 2014’te elde edildi. Antenlerin arasındaki mesafeme maksimum olduğu 15 metreye çıkarılarak, SDP.81’in toz bulutundan saçılan ve kozmik lens tarafından büyütülen ışınların her biri neredeyse eksiksiz olarak yakalandı ve ortaya ateşten bir yüzük çıktı.

ALMA tarafından elde edilen diğer detaylar arasında, düşük çözünürlükte izlerine rastlanan karbon monoksit ve su gibi moleküler yapılar bulunuyor. Galaksinin bileşenlerine ait veriler, geçmişte SDP.81’yi inceleyen Hubble ve Mauna Kea Submilimeter Array gibi teleskoplara kıyasla ilk kez elde edildi. Bu durum, kozmik lensin astronomideki önemini de gözler önüne seriyor.

SPD.81 gözlemlerinden elde edilen görüntülerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan karede, toz halkasının çevresindeki karbon monoksit izleri yer alıyor. [ALMA]
SPD.81 gözlemlerinden elde edilen görüntülerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan karede, toz halkasının çevresindeki karbon monoksit izleri yer alıyor. [ALMA]
Gökbilimciler, ALMA’nın maksimum çözünürlüğünü ’23 miliarcsecond‘ olarak belirtti. Matematiksel olarak anlamaya çalışmak beyin kıvrımlarını ısıtabilir. Bu yüzden iyilik yaparak ESO bilim insanları şu örneği veriyor: Söz konusu çözünürlükte, New York’taki Empire State Binası’ndan teleskopla bakarak Paris’teki Eyfel Kulesi’ne asılacak bir basketbol çemberini detaylı olarak görebilirsiniz.

Gökdelen ile kule arasındaki mesafe ise uçuş mesafesiyle 5.829,5 kilometre.

[Google Maps]
[Google Maps]
Cnet’e yorumda bulunan Virginia’daki Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi’nden Jacqueline Holdge, “ALMA’nın elde ettiği son derece önemli bilgiler sunan görüntüler Evren’in ilk zamanlarını anlamamız için son derece önemli” ifadesini kullandı.

Holdge, “Gökbilimciler olarak kozmik lensten geçen galaksilerin görüntülerini ortaya çıkarabilmek için gelişmiş bilgisayar programları kullanıyoruz. Kozmik lens tarafından bükülerek bize ulaşan görüntüler, derin uzaydaki galaksilerin şekil ve hareketlerini bugüne kadar olmadığı kadar iyi incelememizi sağlayacak” ifadesini kullandı.

13 milyar yıl öncesine ait ışınların Dünya’mıza ulaşmasına milyarlarca insan ömrü yetmeyecek. Gelecekte Samanyolu’nun farklı noktalarından uzayı gözlemleyebileceğimizi umuyoruz. Kozmik lenslerin milyarlarca yıl kısaltarak bize ulaştırdığı görüntüler 21. yüzyıl gözlemleri için paha biçilmez bir değer taşıyor.