Okuma süresi: 4 dakika

NASA 2025’e kadar Dünya dışı canlıların varlığına dair güçlü delil elde edileceğine neredeyse kesin gözüyle bakarken, Samanyolu’nda yapılan ilk kapsamlı taramada E.T izi bulunamadı.

Samanyolu Galaksisi’nde en az 100 milyar Dünya benzeri gezegen bulunduğu kabul eden gökbilimciler, gerçekleştirdikleri ilk E.T taramasında maalesef sonuca ulaşamadı (bilgilerin saklanmadığını kabul edersek).

NASA, WISE teleskobunun incelediği 100 bin galaksinin hiçbirinde ‘yıldız ışınlarını kendi amaçları için kullanan çok nüfuslu bir uzaylı medeniyetin tespit edilemediğini’ belirtti.

Glimpsing Heat from Alien Technologies Survey (G-HAT) adını taşıyan araştırmada yer alan Jason T. Wright, ‘sonucun şaşırtıcı olduğunu’ belirtti (kesinlikle).

Pennsylvania State Üniversitesi’nde astronomi ve astrofizik profesörü olan Wright, ‘İncelediğimiz galaksiler milyarlarca yıl yaşında. Birçoğunda yaşam dolu birçok medeniyetin oluşması için gerekli zaman vardı” ifadesini kullandı.

Wright, “Bu galaksilerde ya uzaylı medeniyetleri yok ya da onları tespit etmemizi sağlayacak seviyede enerji kulllanmıyorlar” dedi.

E.T bulmak için en kapsamlı araştırma

100 bin galakside E.T olup olmadığını tespit etmek için, Penn State’den bir diğer gökbilimci Roger Griffith, WISE’ın tespit ettiği bilgileri kapsayan tam 100 milyon veriyi taradı. Araştırmada, orta ölçekte kızılötesi radyasyon saçan galaksiler tespit edildi. Griffith daha sonra tek başına E.T vaat eden 100 bin galaksiyi belirledi ve kategorize etti.

Wright, ‘eğer bir yerlerde uzaylı medeniyeti varsa, sahip oldukları teknolojilerin orta ölçekli kızılötesi ışınlarla tespit edilebilmeli’ ifadesini kullandı.

Wright’ın tanımına göre, ‘WISE’ın tespit edebildiği radyasyon, uzaylıların galaksilerindeki yıldızlardan elde ettikleri enerjiyi bilgisayarlarında, uzay görevlerinde, iletişimde veya bizim anlayamayacağımız başka olaylarda kullanıp kullanmadıklarını anlamamızı’ sağlayacak. Samanyolu’ndaki galaksilerde yaşam varsa, oluşturduğu termo-dinamikler uzaya ısı olarak yayılmalı ve orta şiddetli kızılötesi dalgalar olarak tespit edilebilmeli.

G-HAT ekibinde yer alan Pittsburgh, Carnegie Bilim Merkezi’nden Brendan Mullen, ‘WISE ile dış galaksilerde E.T bulmak için yapılan en geniş kapsamlı araştırmayı yaptıklarını’ ifade etti. Geçmişte yapılan benzer bir araştırmada, sadece 100 galaksi incelenmiş ve galaksilerin yaydığı ısı değerlendirilmemişti.

Hubble Uzay Teleskobu'nun görüntülediği uzak galaksiler. [NASA]
Hubble Uzay Teleskobu’nun görüntülediği uzak galaksiler. [NASA]

‘Süper medeniyetler bir yerlerde olmalı’

Penn State tarafından yapılan araştırmanın temeli, gökbilimci Michael H. Hart’ın 1975 yılında ortaya attığı teoriye dayanıyor. Hart, ‘süper gelişmiş uzaylı medeniyetlerin’ ortaya çıkması için komik ölçekte fazla zaman gerekmediğini savunmuştu. Hart’ın düşüncesi, insanlığın Samanyolu’nda yalnız olma olasılığına karşı çıkıyordu.

iO9 sitesine konuşan Wright, Hart’ın teorisinin uzun yıllar kabul edilmekten uzak kaldığını belirtti. Sebep, ‘eğer Samanyolu’nda gerçekten süper bir uzaylı medeniyeti varsa, çoktan galaksinin tümünü ele geçirmiş olması gerektiği’ düşüncesinin kabul edilmesi.

Samanyolu’ndaki en gelişmiş medeniyet insanlık olabilir.

Burada öne çıkan dürüstlük, insanlığın Dünya dışı varlıkları sorgusuz sualsiz kendisinden çok daha üstün görmesi. Öte yandan bu düşünce Samanyolu için gerçekse, ‘süper medeniyet’ dediğimiz şey, her gün binlerce porno filmi çekmeye ve milyonlarcasını izlemeye binlerce saat harcayan insanlık oluyor. Çin’in havada asılı duran helikopter veya uçağa neden yaklaşmadığını ise birçoğumuz aslında tam olarak bilmiyor.

Wright, Hart’a karşı çıkan görüşün gerçek olması halinde uzaylı bulmak için Samanyolu dışındaki galaksilere bakmamız gerektiğini düşünüyor. Şahsen, en az 100 bin ışık yılı uzunluğundaki dev galakside sadece Dünyalıların yaşadığını kabul etmiyorum (edemem). Wright’ın fikrini savunarak, 2,5 milyon ışık yılı mesafeyle Dünya’ya en yakın galaksi olan Andromeda’nın incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

NASA'nın Swift uzay aracındaki morötesi optik teleskop ile elde edilen 330 fotoğrafla oluşturulan Andromeda Galaksisi fotoğrafı. [NASA/Swift/Stefan Immler, Erin Grand]
NASA’nın Swift uzay aracındaki morötesi optik teleskop ile elde edilen 330 fotoğrafla oluşturulan Andromeda Galaksisi fotoğrafı. [NASA/Swift/Stefan Immler, Erin Grand]

50 galakside hala ümit var

Hart’ın süper uzaylı medeniyetlerine özgü düşüncesinin bir temeli, Rus kozmolog Nikolai Kardashev’e ait. Kardashev, 1960’larda öne sürdüğü ve adını kendisinden alan teorisinde, süper uzaylı medeniyetleri üç kategoriye ayırmıştı.

Oluşturduğu ölçeğe göre, K1 medeniyetleri ana gezegenlerinin tüm enerjisini kullanıyor. K2 medeniyetleri ise hem ana gezegenlerinin, hem de yıldızlarının enerjisinden yararlanıyor. En üst seviyedeki K3 medeniyeti ise bulundukları galaksinin tüm enerjisini kullanabilecek süper gelişmiş bir teknolojiye sahip.

K3 adı verilen süper uzaylı medeniyetleri tespit etmek ortalama medeniyetlere kıyasla çok daha kolay.

Wright, Kardashev’in deyişiyle ‘K III medeniyetlerin maksimum enerji kullanıcıları’ olarak ifade etti. Süper uzaylılar, o denli bir medeniyete sahip ki, galaksilerindeki tüm yıldızların ışınlarını kullanabiliyor.

Eğer gerçekten var iseler, K3 medeniyetlerini tespit etmek ürettikleri termodinamik faaliyetler sayesinde oldukça kolay olmalı. Süper medeniyetlerin yayacağı radyasyon, orta-ölçekli kızılötesi dalgalar halinde Dünyalı teleskoplara kendi göstermeli.

G-HAT araştırmasında incelenen galaksilerden 50 tanesi, ortalamanın üzerine çıkan şiddette kızılötesi radyasyon yayıyor. İleride yapılacak yeni araştırmalar, bu galaksilerdeki yüksek radyasyonun sebebini ‘süper uzaylı ırkı’ olarak tespit edebilir.

Samanyolu'nun 800 milyon piksellik fotoğrafı. [ESO / Serge Brunier, Frederic Tapissier]
Samanyolu’nun 800 milyon piksellik fotoğrafı. [ESO / Serge Brunier, Frederic Tapissier]

Akıllı olmazsa bitki olsun

Wright ve meslektaşları 100 bin galakside akıllı yaşam çıkmamış olmasına rağmen ümitlerini kaybetmiş değil. NASA gibi, hizmete girecek yeni ve gelişmiş teleskoplar sayesinde uzaylı yaşamının bulunacağına inanıyorlar. Gelecekte yapılacak araştırmalarda, görünür ışık ve morötesi ışınların da ölçümü yapılacak. Veriler, galaksilerdeki ısının doğal kaynaklardan mı yoksa E.T faaliyetlerinden mi geldiğini gösterecek.

Wright’a göre, 100 bin galaksiyi içeren araştırma henüz ısınma amaçlı. İnsan hatasını en aza indirecek ve büyük miktarda verinin daha doğru analiz edilmesini sağlayacak yöntemler, uzaylıları sanılandan kısa zamanda ortaya çıkarabilir. SETI Enstitüsü gibi amacı uzaylı aramak olan kurumlara finans desteği sağlanması da bir diğer önemli adım olacak.

Bu arada, NASA’nın keşfetmeyi umduğu ilk uzaylıların bakteri veya bitki ölçeğinde olduğunu hatırlatalım.