Okuma süresi: 2 dakika

Nikahlı çiftlerin çocuk yapma oranının tarihin en düşük seviyesine indiği İngiltere’de, evlilik dışı çocuklarda patlama yaşanıyor. Hükümet, evlilikleri korumak için vergilerde değişikliğe gitmeyi planlıyor.

Avrupa’nın en çok göçmen alan bölgesi olan Britanya’da 10 yıl içinde doğumların yarısından fazlası evli olmayan anne-babalardan olacak. Beklenenin aksine evlenen çiftlerin giderek daha az çocuk yaptığı Britanya’da, çocuklu aile oranı 2012’de 30 yılın en düşük seviyesine inerek yüzde 53’e geriledi.

Evlilik Derneği’nin verilerine göre, çocuklu aile oranı 1988’de yüzde 88’di. Hayatını çocuk büyütmeye ayıran geleneksel aile yapısı, geride kalan 60 yılda hızla yok olmaya başladı. 1950’li yıllarda 20 çocuktan biri evlilik dışı ilişkiden doğarken, 1970’lerde bu oran yarı yarıya azaldı. Ayrılan anne-baba oranı ise 1980’lerden bu yana yüzde 44 artış gösterdi.

Derneğin direktörü Harry Benson, Britanya’da 10 yıl içinde her iki çocuktan birinin evli olmayan çiftlerden doğacağını belirtti. Benson’ın verdiği bilgiye göre, Prens William ile Kate Middleton’ın evlendiği Kraliyet Düğünü’nün yaşandığı 2012’de evlilik oranı yüzde 5 arttı. 2013’te ise kaldığı yerden azalmaya devam etti.

İnsanlar evlilikten kaçıyor

Britanya’da evlilik dışı doğumlar en çok İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinden gelen göçmenlerde görülüyor. Pakistanlı annelerin yaptığı neredeyse tüm doğumlar; Hintli annelerin ise doğumlarının yüzde 80’i evlilik dışı gerçekleşiyor.

Araştırma, annelerin büyük kısmının yetişkin, eğitimli ve iş sahibi insanlar olduğunu ancak boşanmaların patladığını gösterdi. Evlenmeden çocuk sahibi olan anne-babalar daha sonra evlenseler bile takip eden 15 yıl içinde yaşanan boşanma oranı iki katına çıktı.

Erkek ve kadınlar evlilik düşüncesinden giderek uzaklaşıyor.

Tahminler, henüz Britanya vatandaşlığına geçmemiş anne-babaların çocukları hesaba katıldığında evlilik dışı doğumların çoktan yüzde 50’yi aştığı yönünde.

Telegraph’da yer alan habere göre, hükümet evli çiftlerin üzerindeki vergi yükünü azaltarak boşanmaların önüne geçmeyi planlıyor. En büyük korku, bozuk aile yapısı nedeniyle çocukların eğitim hayatında daha başarısız hale gelmesi ve topluma adapte olmalarını zorlaştıracak psikolojik sorunlar yaşamaları.

Asıl sorun ne?

Benson ise ‘evlilikten kaçmaya yönelik sosyal trendin’ giderek güçlendiğini not düşüyor. Avrupa genelinde çocuk sahibi olmak istemeyen kadın oranı artarken, ABD’de erkekler evlilikten kaçıyor.

Pew tarafından 2013’te yapılan araştırmaya göre, ABD’de ‘başarılı bir evliliğin çok önemli olduğunu’ savunan 18-34 yaş arası kadınların oranı 1997’den bu yana yüzde 28’den yüzde 37’ye yükseldi. Erkeklerde ise bu oran yüzde 35’ten yüzde 29’a inmiş durumda.

ABD’de evlilik oranı 2013’te son 93 yılın en düşük seviyesine indi. 18 yaş ve üstünde yaşanan evlilikler, 2012’de yüzde 50,5 iken, 2013’te yüzde 50,3’e indi. Evlilik oranının ABD’de en yüksek olduğu yıl ise yüzde 72,2 ile 1960 oldu.

Britanya’nın başını çektiği düşük evlilik oranı Batı dünyasında hızla yayılsa da, gelişmekte olan ülkeler dur durak bilmeden çocuk yapmaya devam ediyor.

Her iki tarafta da yüksek beklentiler olsa da güvensizliğin son noktayı koyan faktör olduğu söylenebilir.