Okuma süresi: 4 dakika

Fast food uğruna her gün binlercesi kesilen bol hormonlu ve ilaç destekli tavukları daha sağlıklı kılma sözü veren büyük gıda firmaları, temiz yem ve Mozart besteleriyle prestijini kurtarmaya çalışıyor.

Bağımlısı haline geldiğimiz tavuk, en ucuz et olması ve fast food’un ana girdisi haline gelmesiyle sağlığa en zararlı gıdalardan da biri haline geldi. Küresel fast food zincirinin talebini karşılamak için yumurtadan çıktıktan sonra ortalama 35 gün sonra kesilen tavuklar, adım atamayacakları kadar dar alanlarda, sürekli ışık altında tutuluyor ve ilaç ile hormon doldurulan gıdalarla besleniyor. Kesilmelerinden önce, bacaklarını hiç kullanmadıkları için yerinden bile doğrulamayan ‘bebekler’ şişirilmiş, besin değeri oldukça düşük et yığınlarına dönüşüyor.

Ömrü en az sekiz yıl olan bir canlının fazlasıyla tepki çeken yetiştirilme şekli, küresel tavuk yetiştiricilerini baskı karşısında adım atmaya zorladı.chickeenn001

Güneydoğu Asyalı kümes hayvanı firması Kee Song Group, yemlerdeki ilaç ve hormonların yerine ‘iyi bakteri’ dolu probiyotik kullanmaya başladı. Şirket bu sayede düşük maliyetli yemin kitle üretimine başladığını açıkladı.

ABD’li kümes hayvanı yetiştiricisi Tyson Foods ise kısa süre önce yemlerinden insanlar için üretilen antibiyotikleri çıkarma sözü verdi. McDonalds’ın ana tedarikçilerinden olan Tyson Foods, Kee Song Group gibi 2017’de yem olarak probiyotikler kullanmaya başlayacak.

Sağlıklı ve daha ucuz et

Çin’de onlarca insanın ölümüne neden olan süt tozları, Avrupa’da aylarca konuşulan at eti skandalı ve ABD’deki çiftlik hayvanlarının topal kalmasına neden olan büyüme hormonları, son yıllarda küresel gıda firmalarının giderek artan bir baskıyla karşılaşmasına neden oldu.

Firmaların baskılara karşı adım atmalarının en büyük sebebi, tabii ki hayvan haklarını falan umursamaları değil ama itibar kaybı korkusu. Ancak sadece hayvanların tüylerini yolmak için binlerce çalışan bulunduran firmalar zalimlikten uzaklaştıkça bunun ekonomik faydalarını da görüyor.

Büyüme hormonuyla beslenen tavuklar vücutlarını en fazla birkaç adım taşıyabiliyor.

Reuters’a bilgi veren Kee Song, probiyotikle beslenen tavuk yetiştirmenin hormonlu besinlere göre yüzde 10-12 daha pahalı olduğunu, sağlıklı tavukların ise yüzde 30 daha pahalı satıldığını belirtti. Fiyat artışı, tüketicinin cebini yakacak bir oranda olmadığı için firma hem prestijini korumaktan hem de kar elde etmekten memnun.

Malezya’nın Yong Peng bölgesindeki çiftliklerde yılda 4 milyon tavuk yetiştiren Kee Song, müşterileri arasında Çin ve Batı ülkelerini katmaya hazırlanıyor.

Antibiyotik dirençli bakteri tehdidi

Tavukların yeni besini olarak kullanılan probiyotik adı verilen mikroorganizmalar, sindirim sisteminde zararlı bakterileri yok ediyor. Probiyotiklere eklenebilen yağlar ve organik asitler, sindirimin daha kolay yapılmasını sağlıyor.

Yem üreticisi Ridley AgriProducts’ın sponsor olduğu bilimsel araştırmalar, probiyotiklerin protein etkisini artırdığını ve hayvanların kilo alımını iki kat artırdığını ortaya koydu.

Yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, yemlerde antibiyotik kullanan ve kullanmaya devam edecek birçok firma var. Tahminlere göre, ABD’de üretilen antibiyotiklerin yüzde 80’i yemlerde de kullanılıyor.

Kee Song tesisleri.
Kee Song tesisleri.

Dahası, antibiyotik kullanımının 2010-2030 arasında en az yüzde 60 artacağı öngörülüyor. Yemlerde antibiyotik kullanımın artması, bu ilaçlara dirençli hale gelen bakterilerin doğrudan insan vücuduna geçmesi ve küresel bir felakete kapı aralanması tehdidini doğuruyor.

McDonalds, antibiyotiklerin yemlerde kullanılmasının önüne geçme sözü verse de, önlemlere kimin ne kadar uyacağı belirsiz.

Mozart etkisi

Kee Song, Çin ve Batı’nın gözüne girme isteğiyle sağlıklı gıda ve tavuklara iyi muamele alanında çalışmalarına hız vermiş. Hava ve besin kirliliği nedeniyle Baidu’nun kirlilik tespiti yapan akıllı yemek çubuğu bile ürettiği Çin, daha pahalı ama sağlıklı tavukların öne çıkması beklenen ilk ülke.

Tavuklar kesime götürülürken yakılan mavi neon ışıkları sakin kalmalarını sağlıyor.

Malezya’daki çiftlikte, 20 bin tavuk loş ışıklar altında dinleniyor. Probiyotikle desteklenen yem ve su, düzenli olarak besin kaplarına dökülüyor. Loş ışıklar altında Mozart dinleyen tavuklar, olacaklardan habersiz atıştırırken, bir gün her yer mavi neon ışınlarıyla aydınlanıyor. Tavukları sakin tutmak için düşünülen bu yöntem, kesime götürüldükleri esnada sessiz kalmalarını sağlıyor.

Kee Song’un Başkanı, 17 yıl boyunca bir Budist tapınağında vejeteryan olan Ong Kee Song. Reuters’a yaptığı açıklamada, ‘tavuklar için son derece huzurlu bir ortam yarattıklarını ve çok mutlu olduklarını’ söyleyerek övünüyor.

Öyle ki, normalde zehirli gazlar saçan tavuk çiftliklerinin aksine Kee Song’da ses kirliliği bile yok. Hatta, tavukların gübresi bile kokmuyormuş.

Tavukların poşetlere konma süreci. [Reuters]
Tavukların poşetlere konma süreci. [Reuters]

Kilo almak için üç gün daha

Büyüme hormonu verilerek şişirilen tavuklar, fazla büyük cüsse ve kanatlarını en fazla birkaç adım kaldırabiliyor. Kee Song ile probiyotiklerin geliştirilmesi için çalışan Singapur’daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nden Profesör Chia Tet Fatt, lactobacillus adı probiyotik bakteri türünün kullanıldığını ve yemlerde kesinlikle ilaç veya hormon bulunmadığı garantisini verdi.

Dünyanın en büyük yem firmalarından Charoen Pokphand da Kee Song’a antibiyotik içermeyen besin sağladıklarını açıkladı.

Büyüme hormonu ve ilaç kullanılmaması, tavukların enfeksiyon kapmaması için temizliği öne çıkaran önlemler gerektiriyor. Probiyotikle beslenen tavukların ‘ticari kilo’ kabul edilen 1,8 veya 2 kiloya ulaşmaları ise geleneksel yöntemlere kıyasla üç gün daha fazla sürüyor.

Sabır sıradan yöneticiler için ekonomik çıkar karşısındaki en büyük engellerden biri olarak kabul edilse de, görüldüğü kadarıyla bu özelliği kullanabilenler de var. En kısa zamanda Kee Song’un Avrupa’ya da açılmasını umalım…