Okuma süresi: 2 dakika

Yeni bir araştırma, Facebook’ta en çok ‘durum bilgisi’ paylaşan insanların özgüveni düşük veya narsist kişiliğe sahip olduğunu öne sürdü.

Facebook hakkında yapılan araştırmalara göz attığımda, şirketin zamanında ortalığı ayağa kaldıran psikolojik deney gibi çalışmaları neden yaptığını çok iyi anlıyorum. Aslında birçoklarının tepkisini çekse de, Facebook toplumsal ve küresel ölçekte psikolojik analiz yapmak için gerçekten süper uygun bir platform.

Londra’nın Brunel Üniversitesi tarafından yapılan en son araştırmada, sosyal ağda en çok durum ve ilişki paylaşımı yapan insanların ‘özgüveni düşük veya narsist kullanıcılardan oluştuğu’ öne sürüldü.

Araştırmada, ilişki durumunun ‘gerçek hislerini yansıtmamak için ilgi çekmeye çalışan insanlar tarafından daha fazla kullanıldığı’ savunuldu. Özgüveni düşük olan kişilerin de bireysel olarak değil ama Facebook üzerinde kendilerini ifade ederek avantaj sağlamaya çalıştıkları ifade edildi. Öte yandan, güven tazelemesi beklense de, ilişki durumu paylaşımının daha az ilgi çekebildiği belirtildi.

İlgi çekmek için yorum yapmak

555 Facebook kullanıcı hakkında toplanan veriler, kullanıcıların Facebook’ta geçirdiği vakit, ilişki durumları ve Facebook sayfalarını kontrol etme sürelerine göre değerlendirildi.

Sonuçlara göre deneklerin yüzde 65’i ilişki yaşarken, yüzde 34’ü en az bir çocuk sahibi kişilerden oluşuyordu. Facebook’ta her gün gezinenlerin oranı yüzde 57 olurken, sosyal ağda geçirilen ortalama süre 108 dakika olarak belirdi.

Narsist kişiliğe sahip olanlar ilişkileri hakkında değil, başarıları hakkında paylaşım yaparken, gördükleri ilgi kadar böbürlenmeleri de artıyor. Dahası, sağlık ve beslenme hakkında paylaşımlarının artması, fiziksel görünümlerini ortaya çıkarma çabalarından kaynaklanıyor.

Beklediği ilgiyi gören daha fazla böbürleniyor, diğerleri dışlanmış hissediyor.

Araştırmada yer alan psikolog Dr. Tara Marshall, ‘kullanıcıların paylaştıkları durum bilgilerinin kişilikleri hakkında bilgi vermesinin doğal olduğunu ancak beğeni ve yorum almak için belli konularda yazmaya daha fazla yatkın olduklarını’ söyledi.

Marshall, istediği kadar beğeni ve yorum alan kullanıcıların sosyal doyuma ulaştığını, diğerlerinin ise dışlanmış hissettiklerini ifade etti. İlgi çeken konularla kendini tatmin eden kişiler, zamanla beğenilmeyeceğini düşündükleri konularda paylaşımları da azaltmaya özen gösteriyor.

Facebook ne kadar samimi?

Açıkçası 689 bin kullanıcısından izin almadan haber içeriklerini değiştirerek tepkilerini ölçen Facebook’un, beğeni ve yorum alabilmek için sahte bir platforma dönüştürülmesi şaşırtıcı bir durum değil.

Cornell Üniversitesi ve California Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen deneyde, haber akışı olumlu-olumsuz paylaşımlarla değiştirilmiş ve insanların tepkileri ölçülmüştü. Sosyal deney her ne kadar tepki çekmiş olsa da, günümüzdeki yaygın sahteciliğin küçük bir örneğinden başkası değil.

Yanı başımızda yarım milyon insanın hayatına mal olmuş bir savaş dört yıldan uzun bir süredir devam ederken futbol birinci tartışma konumuz; Soma faciasının yıldönümünde uygulanan sansürle de yaşananları neredeyse unutmuş gibiyiz. Ekranlar bize ne gösterirse o yöne çevriliyoruz ve bize doğru ve şart olduğu benimsetilen algıların peşinden gidiyoruz.

Dijital ekranlarla gözleri kapatılmış ve kendi egosuna boğulmuş insanlığın bu durumdan çıkabileceğini söylemek, son derece zor.