Okuma süresi: 2 dakika

Derin uzay görevlerinin başlangıç noktası olan Ay, otonom robot filosu tarafından yaşanabilir hale getirilecek.

Ay üslerinin 3D yazıcılarla inşa edilmesini öngören ilk ESA planının ardından, NASA yeni nesil teknolojinin sağladığı bir üst kademeli planı üzerinde çalışıyor: Otonom robot filosuyla Ay’ı yaşanabilir bir hale getirmek.

DijitalX’e konuşan Türk astrofizikçi Umut Yıldız, Mars’a insanlardan önce 3D yazıcıların adım atacağını ve Kızıl Gezegen’deki ilk kolonilerin akıllı makineler tarafından inşa edileceğini söylemişti.

Her ne kadar bizi korkutsa da gelecekte onsuz hayatta kalamayacağımız yapay zeka, ilk önemli işlemlerini Skynet’i kurarak değil ama Ay ve Mars kolonileri inşa ederek yaparsa ne mutlu bize. NASA’nın otonom robot filosu da bu amacı öne çıkarıyor.

NASA Innovative Advanced Concepts (NIAC) programı kapsamında hazırlanan proje, Ay’ın Güney Kutbu’nda yer alan çarpışma krateri Shackleton’da güneş enerjili ‘transformers’ üssü kurmayı içeriyor. Transformer adı verilen robotik platform, sağlayacağı güneş enerjisiyle -173’ün altına düşen sıcaklıklarda robotların çalışmasını sağlayacak bir ortam oluşturacak.

Shackleton Krateri muntazan bir daire görünümünde. [Wikipedia]
Shackleton Krateri muntazan bir daire görünümünde. [Wikipedia]

Robotlar, Shackleton Krateri’ni bilimsel laboratuvar analizleri gerçekleştirmeye uygun bir operasyon üssüne çevirecek. Kraterdeki büyük miktardaki sıvı hidrojen ve oksijen, Ay’ın yaşanabilir bir hale getirileceği başlangıç noktasını temsil edecek.

shackleton_infografik

‘Robotik vaha’

Shackleton Krateri’nin başlangıç noktası olarak seçilmesi, sahip olduğu özelliklerde saklı. Yaklaşık 21 kilometre genişliğinde olan kraterin kenarları, 4,2 kilometreye ulaşıyor. Washington D.C’nin iki katı kadar yer kaplayan krater, ilk insan kolonisi için ideal bir alan sunduğu gibi sahip olduğu buzla yeterli miktarda su kaynağı sunacak.

Adını Antarktika kaşifi Ernest Shackleton'dan alan krater, kozmik buzdolabından farksız. [NASA]
Adını Antarktika kaşifi Ernest Shackleton’dan alan krater, kozmik buzdolabından farksız. [NASA]
Kraterin insanlar için tek olumsuz tarafı, -173 derecenin altına düşen sıcaklıklar. Bu sorunu aşmak için, robotlar güneş ışını yansıtan platformlar kurarak kraterin köşelerinden içine ısı dolmasını sağlayacak. Bunun yapılabilmesi için, kraterin etrafını saracak belli sayıdaki uzay araçları, 10 kilometre menzilli ışınları kraterin içine yansıtacak. Kraterdeki robotlar, yaklaşık 1 MW enerji sayesinde hem yeterli ısıya ulaşacak hem de aktif hale gelecek.

NASA’nın 500 bin dolar ayırdığı proje, iki yıl süren çalışmaların ardından en zorlu adımı çözümlemeye çalışıyor: Shackleton’a güneş ışını yansıtacak robotlar sadece 0,084 metreküplük bir kutuya sığmak zorunda. En fazla 100 kilo ağırlığında olması gereken robotlar, en az yüzde 95’i uzun süreli çalışma özelliği sunacak 3,260 metrelik bir perde taşıyacak.

Zor bir görev, ancak Mars’a nasıl ulaşacağız sorusundan daha kolay olduğu kesin.

Shackleton'ın bilgisayar modeli. [AstroPhoto.com]
Shackleton’ın bilgisayar modeli. [AstroPhoto.com]