Ana sayfa Teknoloji Hi-Tech Su geçirmezlik teknolojisinin temeli: Nanoteknoloji

Su geçirmezlik teknolojisinin temeli: Nanoteknoloji

Okuma süresi: 3 dakika

Telefonunuzu tuvalete düşürmekten korkmamanızı sağlayan gözle görünmez teknolojinin temelleri bir fizikçi tarafından 1959 yılında atılmıştı. Mobil cihazların en büyük özelliklerinden biri olan su geçirmeme özelliği, standart olması gerektiği düşünülürken birçok modelde halen bulunmuyor. Nedeni, geliştirilmesi on yıllar alan teknolojinin ne çok kolay ne de ucuz olması.

Hayatın her anında bizimle beraber olan mobil cihazlar, haliyle mutfaktan kumsala kadar bizimle geziniyor ve en büyük risklerden biri olan ıslanmaya karşı sürekli tehdit altında çalışıyorlar. En büyük yardımcılarımızı bu tehlikeden korumak için sunulan çözüm, ilk kez 2012’de Mobil Dünya Kongresi’nde karşımıza çıktı.

Sony’nin Xperia modelleriyle başını çektiği su geçirmeme özelliğine değinmeden önce, bu teknolojinin nasıl gerçek olduğuna değinmemiz lazım. Her şey, nanoteknolojinin babası kabul edilen Richard Feynman’ın 29 Aralık 1959 yılında California Teknoloji Enstitüsü’nde (Caltech) düzenlenen toplantıda öne sürdüğü fikirle başladı.

Feynman, ‘atomların istenilen şekilde ayarlanabileceğini, bu sayede çok fonksiyonlu olarak kullanılabileceklerini’ savunuyordu. On yıllar süren araştırmalarının ardından 1980’li yıllarda ilk sonuçlarını almaya başladığı teknoloji, nanoteknoloji adıyla belirdi.

Nanoteknoloji, adından da anlaşılacağı üzere nano ölçekteki atom temsil ediyor. Feyman, ileri mühendislik çalışmaları sonucunda atomlardaki moleküllerin farklı düzenlere sokulabileceğini fark etti. İnsan müdahalesiyle yapısı değiştirilen ‘akıllı’ atomlar, zamanlar farklı fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikler sunmaya başladı.

Cilt bakım kremlerinden uçak malzemelerine kadar, bugün birçok alanda kullanılan nanoteknolojinin sunduğu önemli yeniliklerden biri, su geçirmezlik. Elektronik cihazları suya karşı dirençli kılmak için metrenin milyarda biri boyutundaki moleküller titiz bir mühendislikten geçiriliyor. Sonuç olarak, suyun metrelerce altında kalsa bile bozulmayan telefonlar üretiliyor.

Tüm bu notların ardından kısaca belirtmemiz gereken bir detay var. Feyman, kuantum elektrodinamikleri alanında yaptığı çalışmalarla 1965 yılında Nobel Fizik Ödülü’nün kazanan üç isimden biri oldu. Bir gün telefonunuzu tuvalete düşürürseniz onu hatırlayın ve minnet duyun.

Telefonlar nasıl su geçirmez yapılıyor?

Mobil Dünya Kongresi’nde su geçirmezlik teknolojisini gözler önüne seren firma, California merkezli Liquipel olmuştu. MWC’nin ardından Apple’ın iPhone 5, Samsung’un ise Galaxy S3’e uygulayacağı iddia edilen teknoloji, elektronik devleri arasında kısa süreli bir rekabetin yeni cephesi haline gelmişti. Ancak her iki marka su geçirmeme özelliğinin kitle üretim cihazlar için çok uygun olmadığını hemen anladı.

Liquipel’in gerçekleştirdiği süreç şu şekilde işliyor. İlk olarak cihaz özel bir makineye yerleştirilerek bulunduğu ortamdaki hava tamamen çekiliyor. Ardından cihazın bulunduğu bölmeye Liquipel’in solüsyonu aktarılıyor. Sıvı, bölmeye girdiği anda gaza dönüşüyor. Son olarak, plazma enjekte edilerek sıvı direnci sağlayan moleküllerin bir araya gelmesi, yani polimizerasyonu sağlanıyor. Atmosfer basıncı tekrar sağlandığında, su geçirmez hale gelen cihaz bölmeden alınıyor.

Nano ölçekteki moleküllerin elektronik cihazları görünmez bir tabakayla kapladığı sürecin 2012’de maliyeti, birim başına en az 60 dolardı. Haliyle, birçok marka su geçirmeme özelliğini belirsiz bir süreliğine rafa kaldırdı. Bu alanda rakiplerinden farklılaşmayı deneyen marka Sony oldu ve başarı da gösterdi.

Ne kadar başarılı? 

Liquipel, teknolojisini sadece bir yıl sonra geliştirdiğini ve ilk ürüne oranla yüzde 100 daha etkin olduğunu savundu. Firma, su geçirmeme özelliğinin 1PX7 standardını karşıladığını, yani cihazların 1 metre derinlikte 30 metre kalabileceğini belirtti.

Liquipel’in Ocak ayında yaptığı açıklamanın ardından Sony’nin Şubat 2013’te MWC’de sunduğu ürünlerinden bir tanesi, Xperia Tablet Z oldu. Cihaz, iddia edildiği gibi bir metre derinlikte 30 dakika kalabiliyordu ve kullanıcı memnuniyeti bunu doğruladı.

Sony’nin bu alanda itibarını artıran bir gelişme, Ağustos ayında İsveç medyasında çıkan haber oldu. Su kayağı yaparken Xperia Z2 telefonunu düşürdü. Altı hafta sonra, tüplü dalış esnasında bulunan telefon sudan çıkarıldığında çalışıyordu. Telefonun kullanım kılavuzunda ise en fazla 1,5 metre derinlikte yarım saat durabileceği yazıyor.

Mobil cihazlar için su geçirmeme teknolojisi, bugün P2i ve HzP gibi firmalar tarafından da üretilse de, rekabet fiyatı çok fazla düşürmedi. Halen 20 doların üzerinde olan dönüştürme süreci, altın kaplama saatler veya eğimli ekrana sahip telefonlar sunan markalar için pahalı.

Evinizde yapabilirsiniz

Kullandığınız telefon su geçirmeme özelliğine sahip olmasa da, bunu evinizde yapma imkanınız da bulunuyor. YouTube’da çeşitli yöntemler gösteren videoların aksine, bir firma Liquipel’in kullandığına benzer bir sprey satıyor.

Nanostate tarafından üretilen Flash Flood, yeni aldığınız iPhone 6S veya Samsung Galaxy S6 Edge+ gibi telefonları suya karşı dirençli hale getirmek için kullanılabilir. Uygulama şekli son derece basit olan sprey, iki bezle geliyor. Spreyi belirtilen miktarda telefona sıktıktan sonra ilk bezle her tarafına yayıyor, kurumaya bıraktıktan sonra da ikinci bezle temizliyorsunuz.

Sadece 5ml spreyin 22,50 sterlin olduğunu ele alırsak, su geçirmeme özelliği mobil cihaz piyasası için standart olmaktan hale çok uzak görünüyor.

Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.