[wonderplugin_cond deviceinclude="Android"] [/wonderplugin_cond]

Güneş’in 2013’te tamamlaması beklenirken 2020’ye uzayabileceği tahmin edilen 24’üncü döngüsü, tepesi atan yıldızın ara sıra beklenmedik tepkiler ortaya koymasına neden olabiliyor. Bunun en son örneği, Güneş Dinamikleri Gözlemevi (SDO) tarafından 10 Ekim’de gözlemlenen devasa leke.

Güneş’in en dış tabakası ve manyetik alanını içeren koronada beliren 50 Dünya büyüklüğündeki leke, ayın 18’sine kadar Dünya’nın üst üste Kuzey Işıkları’na tanık olmasını sağladı. SDO tarafından insan gözünün algılayamadığı morötesi dalga boyunda yapılan gözlemde beliren dev karaltı, Dünya’ya saniyede 800 kilometre hızla ilerleyen enerji yüklü parçacıklar savurdu.

Güneş fırtınaları olarak adlandırdığımız kozmik olayın, genelde yıldızın kutup noktaları ve alçak enlemlerinde, 11 yıllık döngüsünün sonlarında gerçekleştiği biliniyor. Güneş’in yoğunluğu en düşük ve soğuk olan dış tabakası koronoda ortaya çıkan delikler, zayıf manyetik alanın etkisiyle yüklü parçacıkların Güneş’ten daha kolay kopmasına olanak veriyor. Dünya’ya savrulduğu zaman, bu fırtınaların yörüngedeki uyduları, yerdeki enerji şebekelerini ve radyo iletişim ağını olumsuz etkileyebileceğini biliyoruz.

[NASA/SDO]
[NASA/SDO]
Güneş fırtınaları manyetik alandaki etkileşimlerin etkisiyle doğan taç küre atılımı ve güneş patlamalarıyla da ortaya çıkabiliyor. ABD Atmosfer ve Okyanus İdaresi (NOAA), Arktik’te bir süre daha Kuzey Işıkları görülebileceğini belirtti. Fotoğrafçıların bolca yakalamasını umduğumuz kozmik şölenin dışında, 4,5 milyar yıl yaşındaki yıldızımızın ne zaman 25’inci döngüye geçerek bir nebze rahatlayacağı kesin değil. Bu durum, tartışmalı birçok teoriyi de tetikliyor.

Nihayetinde, her yıldız yaşlanacak olan Güneş tahminen 7,6 milyar yıl sonra kırmızı dev halini alarak Dünya’yı yutacak. O günleri görmeyeceğimiz neredeyse kesin olsa da, Güneş’in en az birkaç bin yıl daha olağan halinin korumasını umalım.