'Emisyon oranları konusunda yalan söyledik çünkü iklim değişikliği umurumuzda değil.' [Brandalism]
Okuma süresi: 2 dakika

Kopenhag’da 2009 yılında düzenlenen COP15’ten bu yana hiçbir iklim zirvesi hakkında tek bir haberi bile doğru düzgün okumadım. O zamandan bu yana editörlük kariyerimde küresel ısınma ve doğa üzerinde neden olduğu olumsuz etkiler hakkında ise en az 150-200 haber yaptığıma eminim.

Paris’te terör saldırılarının sonrasında düzenlenen COP21’i de, politikacıların bolca yeme-içme ve selfie çekerek vakit geçirecekleri seyahatlerinden biri olarak görüyordum. Ta ki Bill Gates’in ‘Mission Innovation’ açıklamasına kadar.

Devlet ve teknoloji firmalarının işbirliğini savunan proje, politikacıların sonuçsuz tartışmaları ve istifalara tanık olan COP15’e kıyasla ilk belirgin farklılık olarak belirdi. Yüzlerce protestocunun tutuklandığı çatışmalar ise nadir görülen bir protestoyla yer değiştirdi.

Aktivist grup Brandalism, 80 sanatçının hazırladığı 600 çeşit posterle Paris sokaklarındaki panoları akıl dolu eleştirilerle süsledi. Neta Harari, Jimmy Cauty, Paul Insect, Escif ve Kennard Phillips gibi isimlerin yer aldığı sanatçılar, karbon filtresi skandalına imza atan Volkswagen’den, Meksika Körfezi petrol sızıntısının baş kahramanı BP’ye kadar küresel ısınmaya neden olan firmaları hedef aldı.

Özellikle yeni nesil, hedefi 12’den vuran posterlere göz atarak küresel ısınmanın kaynaklarını ve ‘destekçilerini’ çok net görebilir. Brandalism, Avrupa’nın ifade özgürlüğünden bolca yararlandığı çalışmasında Volkswagen’in yanı sıra Air France, Total, Dow Chemicals ve GDF Suez firmaları; François Hollande, David Cameron, Barack Obama, Angela Merkel ve Shinzo Abi gibi devlet liderlerini de hedef aldı.

[huge_it_gallery id=”5″]

Brandalims üyesi Joe Elan, açıklamasında eylemlerini şu şekilde özetledi:

“İklim değişikliği görüşmelerine sponsor olarak, hava kirliliğinde büyük payı olan Air Franca ve GDF-Suez-Engine kendilerini çözümün bir parçası olarak lanse ediyor olabilir. Ancak onlar aslında sorunun bir parçası. Reklam panolarındaki yerlerini biz aldık çünkü sürdürülemez tüketicilikte reklamın oynadığı role meydan okumak istedik. Çünkü reklam sanayisinin gücü, doğrudan küresel ısınmaya neden olan fosil yakıt ürünlerine olan arzumuzu besliyor. İklim zirvesi görüşmeleri ve firma destekli etkinliklerde olduğu gibi, kamu alanındaki reklamcılık parası olanların her şeyin üzerinde sesini duyurabilmesini sağlıyor.”

 

AdWeek’e konuşan Angela Narividad ise “Amacımız, eylemleriyle aslında umursamadıkları bir etkinlikle kendilerini bağlantılı gösteren firmaların doğasındaki ikiyüzlülüğün altını çizmek” ifadesini kullandı.

Bu kapsamda, Volkswagen ve Air France posterleri hakikaten çok iyi.