Ana sayfa Bilim Astronomi Jüpiter benzeri fırtınaya sahip yıldız keşfedildi

Jüpiter benzeri fırtınaya sahip yıldız keşfedildi

[NASA/JPL-CALTECH]
Okuma süresi: 2 dakika

ABD’li ve Kanadalı gökbilimciler, Evren’de ilk kez gezegenlerde görülen fırtınalara sahip olan bir yıldız tespit ettiklerini duyurdu. Dev yıldızda tespit edilen fırtına, Dünya’dan daha büyük bir alan kaplıyor.

Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gökbilimciler büyüklüğünden dolayı fırtınayı Jüpiter’in Büyük Kırmızı Lekesi’ne benzetti.

Delaware Üniversitesi’nden John Gizis, “Yıldız Jüpiter büyüklüğünde ve fırtınanın büyüklüğü de Büyük Kırmızı Leke kadar… Fırtınanın en az iki yıldır sürdüğünü tahmin ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Phys.org’da yer alan bilgiye göre, gökbilimciler fırtınanın tespit edildiği kozmik yapıyı L-L-L-Dwarf olarak tanımlıyor. W1906+40 adı verilen gök cismi kahverengi cüceler kadar soğuk olmasına rağmen Güneş gibi füzyon sonucu ışık üretebildiği için yıldız olarak kabul ediliyor. Kahverengi cüceler ise çekirdeklerinde nükleer füzyon yaşanmayan yıldızları temsil ediyor.

Kızılötesi Spitzer ve Kepler teleskopları tarafından tespit edilen W1906+40, yüzeyi yaklaşık 1926 derece olan soğuk bir yıldız. Söz konusu ısı, atmosferde bulut oluşumuna izin verecek kadar düşük.

Üç Dünya büyüklüğünde

Gökbilimciler gökyüzünde taradıkları yıldızlarda ilk kez bir fırtınaya rastlarken, geçmişten bugüne uzanan bir düşünce ilk kez delil bulmuş oldu. Gizis, ‘yıldız fırtınalarının ne kadar sık olduğu konusunda emin olmadıklarını, tespit edilen fırtınanın da neden yıllardır devam ettiğini bilmediklerini’ belirtti.

Bilim insanları, kahverengi cücelerde fırtınalar yaşanabiliyor olabileceği düşüncesini geçtiğimiz yıl öne sürmüştü. Spitzer tarafından elde edilen bilgiler, soğuk yıldızların atmosferinde güçlü fırtına bulutları ve erimiş metal yağmurları olabileceğini öne sürmüştü. W1906+40, bu düşünceyi doğrulayan ilk örnek oldu.

Spitzer, geçmişteki gözlemlerinde kahverengi cücelerde sadece birkaç saat, en fazla birkaç gün süren fırtınalar gözlemlemişti. NASA’nın Geniş Alan Kızılötesi Gözlem Kaşifi (WISE) teleskobu tarafından 2011’de keşfedilen W1906+40’taki fırtına ise iki yıldan uzun süre takip edildi.

Dev gaz kütlelerini temsil eden kahverengi cüceler nükleer füzyon yaşanmadığı için soğuk yıldızları temsil ediyor ve fırtına ile yağmur içeren atmosferleri olduğu düşünülüyor. [NASA/JPL-Caltech/University of Western Ontario/Stony Brook University]
Dev gaz kütlelerini temsil eden kahverengi cüceler nükleer füzyon yaşanmadığı için soğuk yıldızları temsil ediyor ve fırtına ile yağmur içeren atmosferleri olduğu düşünülüyor. [NASA/JPL-Caltech/University of Western Ontario/Stony Brook University]

Kepler gezegen bulur gibi buldu

W1906+40’ta yaşanan fırtınanın doğrulanması, ‘gezegen avcısı’ Kepler Teleskobu tarafından yapıldı. Gezegenlerin yıldızları önünden geçisini esnasında oluşturdukları lekeyi tespit eden Kepler, bu sefer W1906+40’ın yüzeyinde dönen bir leke buldu.

Güneş’in manyetik alanlarının etkileşime girmesiyle ortaya çıkan lekeler gibi beliren karaltı, üç Dünya büyüklüğündeydi. Spitzer Teleskobu, kızılötesi taramayla W1906+40’ın atmosferine ait katmanların ilk izini yakalarken, Kepler görünür ışığa dayanan veri ile fırtınanın varlığını doğruladı.

Gökbilimciler çeşitli dalga boylarında farklı beliren fırtınaya yakından bakma şansımız olsaydı, yıldızın kutup bölgesine yakın karanlık bir madde gibi belireceğini ifade etti.

Gizis, ‘küçük minerallerden’ oluştuğunu tahmin ettikleri W1906+40 atmosferini Spitzer ve Kepler ile gözlemlemeye devam edeceklerini söyledi.