Ana sayfa Dünya ABD artık Pasifik için endişelenmeye başlayabilir

ABD artık Pasifik için endişelenmeye başlayabilir

[Xinhua]
Okuma süresi: 3 dakika

Barındırdığı doğal kaynaklar ile Güneydoğu Asya ülkeleri arasında bölgesel bir savaşa neden olabilecek Güney Çin Denizi, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi Çin için küresel ısınmaya karşı alınacak önlemlerden daha önemli olduğu gibi, 2020’de Ay’a kurulmak istenen üsten şüphesiz daha büyük önceliğe sahip. Pekin’in birkaç gün önce gözler önüne serdiği yeni uçak gemisi ise Çin’in hava ve deniz gücünde yaptığı yatırımların belirgin bir noktaya geldiğini açıkça gözler önüne seriyor.

Hürriyet.com.tr dış haberlerde çalıştığım dönemde askeri güç açısından yeni yeni dirilmeye başlayan Çin’in çabasını yakından takip eden editörlerden biriydim. Beş yıl öncesine uzanan ilk derlediğim haber, Pasifik’te ABD’ye gözdağı veren uzun menzilli balistik füzeydi. Çin’in eksik olduğu birçok alan değerlendirildiğinde, ABD’nin çekinmesi gereken bir durum yoktu.

Çin, 2011’in gelmesiyle ilk olarak hava gücünü geliştirmeye odaklanan bir görüntü çizdi. Pekin’in ilk hayalet uçağı J-20’nin internete sızan görüntüleri, Batı medyasında fazlasıyla malzeme edildi. Uçak hakkında ortaya atılan ilk önemli iddia, Kosova Savaşı’nda düşürülen ABD uçağının enkazından elde edilen bilgilerle geliştirilmiş olduğuydu.

Çin, ilk hayalet uçağı ile gözlerden uzak tatbikat yaparken, üzerinde çalıştığı bir diğer önemli proje uçak gemisiydi. Açık denizlerde nüfuz sahibi olmak isteyen bir ülkenin mutlaka saghip olması gereken silah, 1,4 milyar nüfuslu ülkenin sahip olmadığı yegane şeylerden biriydi. Ta ki İstanbul Boğazı’ndan geçerek Çin’e ulaşan Ukrayna antikası Varyag, uçak gemisine dönüştürülünceye kadar.

Liaoning adını alan Varyag 2011'de tatbikat'ta görülüyor. [Digital Global Analysis Center]
Liaoning adını alan Varyag 2011’de tatbikat’ta görülüyor. [Digital Global Analysis Center]

Nereden nereye…

Çin, 2012’te gelindiğinde ilk hayalet uçak prototipinden geliştirdiği J-21’i ‘kısmen’ gözler önüner serdi. F-117 Nighthawk ve F-22 Raptor uçaklarına rakip olabileceği öne sürülen J-21, o dönem ABD’li yetkilileri yine endişelendirmedi. Çünkü tasarım olarak bir görüntü ortaya çıksa da istenen kapasiteye ulaşması için Çin’in en az 10-20 yıllık bir sürece ihtiyacı olduğuna inanılıyordu.

İşte burada çok kritik bir faktör devreye girdi: Siber savaş. Çin’in gözdağı verme savaşının üçüncü yılında, yani 2013’te ABD’yi gerçekten endişelendiren gelişme yaşandı. ABD Savunma Bakanlığı Bilim Savunması Kurulu’nun gizli raporuna göre, Çin’in ‘memur hackerları’ en gizli askeri cephaneliğe girmeyi başararak savaş jetlerinden uzun menzilli füzelere kadar paha biçilmez bilgileri ele geçirdi.

Bir askeri yetkili, ’25 yıllık farkı kapatacak bilgilerin çalındığını’ itiraf ederken, Güney Pasifik’in kaderini çizecek süreçte çok kritik bir döneme girildi.

Bu noktada kültür ve sistemleri birbirlerinden ayrışan Rusya-Çin-ABD siber savaş üçgenindeki dengelerin aklıma hep getirdiği bir soru yeniden belirdi: İlk savaş gemisini Ukrayna’dan getirten Çin, uzay üssünün ardından Ay’a araç indirecek gelişimi bu kadar kısa sürede nasıl gösterdi?

Uçak gemisi de tamam…

Güney Çin Denizi’nin Asya ülkeleri için neden kritik öneme sahip olduğunu Haziran 2011’de kaleme aldığım bir yazıda değerlendirmiştim. Zengin petrol ve doğalgaz yataklarının barındığı bölgedeki kaynakların miktarı kesin olarak bilinmiyor. Doğal kaynakların araştırılmasını sağlayacak düzen bir yana dursun, en az 10 ülke karasularının sınırlarını kabul etmiyor. Sınır kavgaları son bulmadığı gibi her yıl yüzlerce balıkçı teknesi sınır ihlali gereğince gözdağı vermek amacıyla batırılıyor.

Savaş jeti, uzun menzilli füzeleri ve memur hacker timlerinin ardından Varyag ile ilk uçak gemisi tecrübesini de yaşayan Çin, geride kalan yaklaşık beş yıllık süreçte kendi devini üretmeyi de başardı.

Liaoning'in limanda çekilen bir uydu görüntüsü. [Google Earth]
Liaoning’in limanda çekilen bir uydu görüntüsü. [Google Earth]
Savunma Bakanlığı sözcüsü Yang Yujun, hakkında fazla detay bulunmayan uçak gemisinin Çin’de tasarlandığını ve Dalian’daki limanda inşa edildiğini belirtti. Reuters’da yer alan bilgiye göre Yang, “Çin kendi yetki alanında içinde bulunan uzun bir kıyı ve karasularına sahip. Karasularımızın bağımsızlığını, çıkarlarımızı ve hakkımızı korumak Çin silahlı kuvvetlerinin kutsal görevidir” ifadesini kullandı.

Amaç ABD baskınısı azaltmak

Çin, Aralık 2015’te 052D Kunming sınıfı destroyerlerinden üçüncüsünün inşasına başladı. Hefei adı verilen ve muhtemelen Çin’in yeni uçak gemisini koruyacak filoda yer alacak destroyer, ana silahı olarak karadan karaya ateşlenen füzeler kullanacak. Çin, Hainan adasındaki askeri limanda konuşlanacak filo için en az 10 savaş gemisi daha yapılacağını da açıklamıştı.

Reuters’a gizlilik şartıyla konuşan Şanghay merkezli bir donanma uzmanı, “ABD’nin Güney Çin Denizi’nde gezinen uçak gemileri Çin için sorun teşkil ediyor. İkinci bir uçak gemisi üzerimizdeki baskıyı azaltacak” ifadesini kullandı.

Çin, geçtiğimiz ayın ortasında nükleer başlıklı füze taşıyabilen B-52 bombardıman uçağının Güney Çin Denizi’ndeki insan yapımı bir adanın üzerinde uçmasını eleştirmiş ve bağımsızlıklarına karşı gelindiğini belirtmişti. Savunma Bakanlığı, ‘iki ülkenin askeri ilişkilerinin zarar görmemesi için provokasyonların acilen sona erdirilmesi gerektiğini’ açıklamıştı.

Kısaca, K.Kore’nin ardından ABD’nin Pasifik kıyılarında giderek büyüyen bir sorunu daha var. Yıllardır tüm gelişimiyle bugünlerin sinyalini veren Çin, ABD’ye kafa tutacak noktaya geliyor. Geriye kalan soru, ABD’nin geride kalan yıllarda neler planladığı?