Okuma süresi: 2 dakika

Politikacı dırdırı Paris İklim Zirvesi’nin ardından insan eliyle küresel ısınmanın önüne geçmenin mümkün olmayacağına kanaat getiren birkaç bilim insanı, Dünya’ya kozmik bir ayar yapılabileceğini savunuyor.

Über kozmik plana göre, Dünya’ya yönlendirilecek birkaç kuyrukluyıldız veya asteroit, yörüngemizin değişmesini ve Güneş’ten uzaklaşmamızı sağlayacak. Güneş Sistemi’nin daha soğuk bir yerine kaçarak, Dünya’nın ömrünü tam 6 milyar yıl uzatabileceğiz.

İnsanlığı bir sonsuzluk kadar kurtarmayı amaçlayan planın mimarlarından biri, NASA Amaes Araştırma Merkezi’nden gökbilimci Dr. Greg Laughlin. “Dünya’ya gelen kuyrukluyıldız veya asteroitleri rotalarından saptırmak için kullanacağımız aynı yöntemlerle bunu yapabiliriz. Dünya’yı hareket ettirmek için enerji kullanmtitiz bir planlama ve manevra yapmamız gerekiyor.”

Peki bu tam olarak nasıl olacak? Dr. Laughlin ve ekibindeki Don Korcansky ile Fred Adams, Dünya’nın yakınından geçecek bir gök cismini dikkatlice gezegene yönlendirmeyi, böylece çekim gücünün bir kısmını kullanabileceklerini düşünüyor. Laughlin, “Böylece Dünya’nın yörünge hızı artacak ve Güneş’ten daha uzak bir yere itileceğiz” ifadesini kullandı.

Kuyrukluyıldız veya asteroidin rotasından saptırılmasının ardından, mühendisler çekim kuvvetinden yararlanmak için gök cismini Jüpiter veya Satürn’e yakın geçecek şekilde yönlendirecek. Gaz devlerinden aldığı çekim gücüyle şarj olacak gök cismi, yeniden Dünya’ya dönecek ve bu gel-gitler gezegenimizi yavaşça itecek.

Açıkçası bahsini ettiği şey Invader Zim’de izlediğim uçuk kaçık bölümleri hatırlatıyor. Çizgi filmlerin sonunda her şey eski haline dönse de, Dünya’nın yeni bir yörüngede konumlanması hayatın içeriğini oluşturan trilyonlarca şeyin de değişmesi anlamına gelecek.

Yeni yörüngemiz nerede olacak?
Yeni yörüngemiz nerede olacak?

Çözüm olacak mı?

İnsanlığın doğayı kurtarmak için ne kadar çabaladığı konusunda uzun analizler yapmamıza gerek yok. Vahim tablonun politikacıların eline bırakılması ise on yıllar sürecek bir çıkmazdan başka bir şeye işaret etmiyor. Kısaca, her ne kadar çılgınsa gelse de kozmik güçlerden yararlanmak Dünya’yı kurtarmak için faydalı olabilir.

Kozmik ölçekte bakıldığında, Güneş’in önümüzdeki bir milyar yıldan itibaren çok dha fazla ısınacağı ve zamanla genleşerek ölmeye başlayacağı tahmin ediliyor. Dünya’yı uzak bir yerlere çekmek, biyosferi buharlaştıracak ısıdan kurtulmak anlamına gelebilir.

Laughlin, “Tek yapmamız gereken kimyasal bir roket hazırlamak ve doğru zamanlama ile bir kuyrukluyıldız veya asteroide ateşlemek… Bu temel roket biliminden başka bir şey değil” diyor. Ancak, planın ters gidebilecek bir kısmı da var. Hesaplamalarda yapılacak en ufak hata kozmik bir çarpışma ve felaketle sonuçlanabilir.

Laughlin ve arkadaşları, Astrophysics and Space Science dergisinde yayımlanan makalelerinde soruna değinmiş. “Eğer 100 km çapında bir gök cismi Dünya’ya çarparsa, hayat düzeyi bakteri seviyesine indirgenir.”

İnsanlığın Evren’in farklı köşelerine yayılma hayalini birkaç saniyede silebilecek riskli plan, başarılı olursa bizleri bambaşka bir Dünya’da yaşamaya da mahkum edecek. Örneğin, Ay gökyüzünde olmayacak. Gel-git etkisinin ortadan kalkması, dalgaları ve diğer jeolojik-meteorolojik etkenleri yok edecek.

Laughlin, planın pişmesi gerektiğini ve Dünya’nın böyle bir çılgınlığa hazır olmadığını kabul ediyor. “Dünya, Güneş Sistemi’nde elle konmuş gibi bir yere sahip. Buradan uzaklaşmak ve güvenli bir yer bulmak için Dünya’nın çok iyi manevralarla hareket ettirilmesi lazım.”

Akla getirilmesi gereken son bir soru daha var: Dünya’nın konumunu değiştirmeye kalkarsak uzaylılar bu işe ne diyecek?