[Southampton Üniversitesi]
Okuma süresi: 3 dakika

İnsanlığın hayatta kalabilmesi için Dünya’yı terk etmesi gerekiyor. Mars yolculuğu ile başlayacak yeni uzay çağına erişirsek yeni bir medeniyete ulaşacak ve galaksinin farklı köşelerindeki medeniyetlerle tanışacağız. Eğer hepsi aptallık kaynaklı birçok kıyamet senaryosunu gerçeğe dönüştürürsek ise yok olacağız. Bilim insanları, iki ayrı kolda birçok olasılığa ayrılan gelecekte var olabilmemiz için nihai soru işaretlerinden birine çözüm bulmuş görünüyor: Bilgiyi saklama.

Bulut teknolojisi yeryüzü ile sınırlı en güvenli veri depolama yöntemi olarak kabul ediliyor. Ancak sürekli bakım gerektiren ve yakın gelecekte soğutma derdini ortadan kaldırmak için sualtına yerleştirilmesi hedeflenen veri merkezlerinin ömrü bu dünya ile sınırlı. Bizden sonra gelecek ve uzayın derinliklerindeki galaksilere yol alacak nesiller için bilginin bir yerde toplanması ve saklanması ise çok daha üstün bir teknoloji gerektiriyor.

Southampton Üniversitesi’nde yapılan çalışmada geliştirilen yeni veri formatı, bilginin çok küçük nano-yapılar halinde cama işlenmesini sağlıyor. 190 derece sıcaklığa dayabilen avuç içinizden küçük cam diskte saklanacak 380 TB verinin ömrü, 13,8 milyar. Yani, Evren’in yaşı kadar.

Geliştirilen yöntem, ‘beş boyutlu veri depolama’ olarak adlandırılıyor. Southampton Üniversitesi tarafından ilk olarak 2013’te duyurulan teknoloji, bugün ticari ürün haline gelme potansiyeline erişmiş durumda. Araştırmada yer alan Aabid Patel, The Verge’e yaptığı açıklamda, “Hiçbir formatla sınırlanmış değiliz. Bize bilgiyi verin ve disk üzerine işleyelim” ifadesini kullanıyor.

Southampton Üniversitesi nano bilgi işleme teknolojisi sergilemek için King James Onaylı İncil, Isaac Newton’ın ‘Opticks’ adlı eseri ve BM Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin cam disk kopyalarını oluşturdu. ‘5D optik bellek’ içindeki bildirge, bu ay başında BM’ye sunuldu.

Nihai depolama aracı

On yıllarca veri saklamak için kullandığımız ve halen mevcut olan CD’ler, polikarbornat plastik üzerine yapılan alüminyum ve akrilik kaplamadan imal ediliyor. Lazer CD üzerindeki ince çizgilerde yer alan yumrulara isabet ettiğinde 1, boşluğa isabet ettiğinde 0 okunuyor ve ikili kod ile videodan müziğe ve metin belgesine kadar her türlü bilgi saklanabiliyordu. Ancak bugün DVD ve hard diskler fiziksel etkenlerden doğrudan etkilendiği için ömürleri 10 yılın ötesine pek geçemiyor.

5D diskler ise bilgiyi içlerinde bulunan ve ‘nanogratings’ adı verilen yapılarda saklıyor. Ayrıca, CD’lerde sadece iki boyutlu okunabilen veri, cam diskte 5D kalitesine yükseliyor. 5 boyut okuma özelliği, cam diskten yansıyan ışığın şiddetinden, nanogratings yapılarının konumuna ve cam diskin x,y,z ekseni üzerindeki konumuna göre değişiyor.

5D optik belleğin çok yüksek miktarda veri saklayabilmesi de sahip olduğu ek boyutlara dayanıyor. Blu-ray diskler 128 GB veri saklayabilirken, 5D cam disk tam 3,000 katını, yani 360 TB veri depolayabiliyor.

Camın sahip olduğu fiziksel özellikler, 5D belleği kırılma ve ısının yanı sıra kimyasal maddelere karşı da korunaklı kılıyor. Araştırmacılara göre cam disk geçici olarak 1,000 derece ısıya bile dayanabilir.

1 inç (2,54 cm) genişliğindeki cam disklere basılan örnekler. [Southampton Üniversitesi]
1 inç (2,54 cm) genişliğindeki cam disklere basılan örnekler. [Southampton Üniversitesi]

Ne için kullanılacak?

Sadece metin belgesi yerleştirdiğimizi düşünürsek, insanlığın dijitale aktarılmış tüm tarihini bir cam diske sığdırabileceğimizi düşünebiliriz. Bu şekilde, ‘Dünya dosyasını’ bir yere kaldırıp sonsuzluğa kadar saklamak ve en azından geçmişimizi güvenceye almak konusunda derin bir nefes alabiliriz.

Yakın gelecekteki kullanımları arasında ise sayısız opsiyon mevcut. Müze ve galerilerdeki eserlerin kopyalarının saklanması; finans, telekomünikasyon ve askeri verilerin arşivlenmesi ve korunması ilk akla gelen kullanım şekillleri. Ancak 5D optik belleklerin ticari bir ürün haline gelmesi için henüz uzun bir süre var. Patel, ‘konsept ve ürün geliştirme için hazır olduklarını’ söylese de cam diskleri okuyacak bir cihaz henüz yok.

Patel, teknolojinin nasıl kullanılacağı konusunda geniş açılı bir görüş öne sürüyor. “Binlerce yılda ne olacağını kimse bilemez… Ancak insan ırkının kültürünü, dilini ve özünü bir cam parçası üzerine yazabileceğimizi biliyoruz. Bunu gelecekteki medeniyetler veya orada olacaklar için yapıyoruz.”

İnsanlığın bilgi depolama konusundaki arzusunu anlamak güç değil. Bugün bir ormanın ortasına atsak yolunu bulacak veya ateş yakabilecek kaç kişi var? Ve bir kıyamet senaryosunda motor ve roket üretebilecek seviyeye gelmek, hazır bilgi olmadan nasıl mümkün olacak? Kısaca, insanlık kritik bilginin her zaman güvenli ve erişilebilir bir yerde bulunmasına ihtiyaç duyacak. Bir kıyamet senaryosu veya başka bir durumda olsun, veri artık insanlık için en paha biçilmez kaynak durumunda.

Hitachi, 2012’de yaptığı açıklamayla uzun süreli veri saklama konusunda ilk önemli adımı atmıştı. 2,000 dereceye dayanibilen kuvars camın 100 milyon yıl veri saklayabileceği belirtilmişti.

Organik alanda yapılan bir diğer yeni araştırmada ise Avrupalı bilim insanları DNA üzerine 300 milyar GB veri depolayabileceklerini öne sürmüştü.

Gelecekte nasıl bir teknolojiye sahip olacağız bilinmez ama Johhny Mnemonic fazlasıyla kıskanırdı orası kesin.

*Araştırmanın başında yer alan Profesör Peter Kazansky, cam disk hakkında San Francisco’da düzenlenen Optik Mühendislik Topluluğu Konferansı’nda 17 Şubat’ta sunum gerçekleştirecek.