Ana sayfa Bilim Astronomi Meteor çarpmasını kimsenin ruhu duymadı

Meteor çarpmasını kimsenin ruhu duymadı

Çelyabinsk meteoru. [YouTube]
Okuma süresi: 2 dakika

Rusya’nın Çelyabinsk kenti üzerinde 15 Şubatr 2015’te patlayan yaklaşık 20 metre uzunluğundaki meteor, yer gözlem ve takip istasyonları tarafından son ana kadar fark edilememişti. Çelyabinsk meteoru, 21’inci yüzyılda Dünya’nın farklı bölgelerine çarpan ama haberini bile duymadığımız meteor çarpmalarından farklı olarak, koca bir kentin üzerinde patladı. Hiroşima’ya atılan atom bombasının 30 katı gücündeki patlama, yaydığı şok dalgalarıyla binden fazla insanın yaralanmasına neden olmuştu.

Meteorun neden olduğu panik ve şaşkınlık, uluslararası işbirliği konusunda büyük atılımların yapılacağına dair sinyaller verirken, NEO’ları takip etmeyi amaçlayan projelerin hızlanması ümit edildi. Aradan geçen üç yılın ardından, ABD ve Rusya’nın başını çektiği ülkeler Ortadoğu’daki toprak kapma kavgasında birbiriyle kavga ediyor.

İnsalığa nasıl bir fayda sağlayacağı bilinmeyen kavganın yaşandığı günlerden birinde, 6 Şubat’ta, Dünya’ya Çelyabinsk’ten bu yana tespit edilen en büyük meteor düştü. NASA’nın NEO projesi kapsamında hazırlanan ‘Ateş Topu ve Meteor Raporu’nda yer alan bilginin ardından, Dünya yaşananlardan haberdar oldu.

Çelyabinsk meteorunun patlama anı.
Çelyabinsk meteorunun patlama anı.

Takip sistemleri hala yetersiz

6 Şubat’ta Brezilya’nın 960 kilometre açığında düşen 5-7 metre genişliğindeki meteor, 13,000 ton TNT gücünde bir patlamaya neden oldu. 500,000 ton TNT gücündeki Çelyabinsk patlamasına oranla çok daha güçsüz olsa da, Şubat 2015’te tespit edilen üç meteor çarpmasının en az 26 katı şiddetinde enerji ortaya çıktı. Patlamada kaç balığın öldüğünü tahmin etmek neredeyse imkansız…

Peki, Dünya’ya yaklaşan göktaşlarını neden ancak patlama yaşandıktan sonra fark edebiliyoruz? Temel sebep, NEO kapsamında hazırlanması düşünülen uzay ve yer teleskoplarının halen çok az sayıda olması ve yer takip istasyonlarının binlerce kilometre hızla atmosfere giren gök cisimlerini tespit edememesi. İkincisi ise bu tür olayların aslında tek tek bir kenara yazmayı mümkün kılmayacak kadar çok yaşanması.

NASA verilerine göre her yıl Dünya yüzeyinde ortalama 30 şiddetli patlama yaşanıyor. Ancak Dünya’nın yüzde 70’i sularla kaplı olduğu için birçoğu fark edilmeden geçip gidiyor.

NASA, bu durumu tersine çevirmek için Ocak ayında Gezegen Savunma Koordinasyon Ofisi’ni hayata geçirdi. Bu kapsamda NEO takibi için 2010’da ayrılan sadece 4 milyon dolarlık bütçe, 50 milyon dolara çıkarıldı. Böylece, ABD Kongresi ve Beyaz Saray’ın öncelik verdiği proje hak ettiği kaynağı bulmasa da biraz daha önem kazandı. Bu önemin giderek artması insanlığın geleceği için çok önemli zira, NASA her yıl 1,500 civarında NEO tespit ediyor.

‘Yakın uzay’ çöp dolu

Gelinen noktada gözümüz 7/24 açık olsa da meteorları takip etmek hiç kolay değil. Tayland’ın tepesinde Eylül 2015’te patlayan ve kimsenin o ana kadar fark etmediği meteor buna bir örnek. Araştırmacılar, ‘ateş topu gibi atmosfere giren meteorlar için uyarı levhası koyacak vaktin olmadığını’ kabul etmiş durumda. Daha da kötüsü, yörüngeyi saran uzay çöplüğü durumu daha da kötüleştiriyor.

Dünya ile uçsuz bucaksız uzay boşluğu arasındaki alan, en az 500 bin enkaz parçasından oluşan uzay çöpü ile dolu. Görev dışı kalan uydu ve roketlere ait parçalar, Dünya’nın etrafında aylar veya yıllarca döndükten sonra atmosfere düşüyor. NASA, görevdeki uydu ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) çarpma tehlikesine karşı 20 bin dolayında beyzbol büyüklüğündeki enkaz parçasını takip ediyor.