Okuma süresi: 3 dakika

Dünya Çevre Günü’nde açıklanan istatistiklerden en çok aklımda kalanı, her yıl okyanuslara 8 milyon ton plastik atığın karışması. Dünya’yı kirletme konusunda kararlı olan insanlığın ömrü belki de on yıllarla sınırlı iken, bilim gezegenimizi kurtaracak yeni çözümler sunmaktan geri kalmıyor.

Geliştirilen en son yöntem, sera gazlarının başında gelen CO2’in gaz olarak değil, katı hale sokularak yeraltında saklanmasına dayanıyor. Geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha ucuz ve kolay olan ‘Carbfix projesi‘ kapsamında, CO2 yeraltına pompalanıyor ve taş halini alması sağlanıyor.

Uluslararası bir araştırma grubu tarafından İzlanda’da yapılan çalışmada, CO2 volkanik kayaların altına pompalandı ve bazaltın gazla tepkimeye girerek karbonat mineralleri oluşturmasını sağlayan bir doğal süreç ortaya çıktı. Bilim insanlarının beklentisinin aksine, C02’in taşa dönüşmesi yüzyıllar değil, sadece iki yıl sürdü.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Southampton Üniversitesi’nden Juerg Matter, “Artan CO2 oranlarıyla acilen baş edebilmemizin nihahi yöntemi onu taşa çevirerek depolamak” ifadesini kullandı.

Matter, karbon yakalama ve depolama (CSS) olarak tanımlanan yötemlerin yetersiz kalmasındaki sebebin ‘politikacıların tepkisizliği’ olarak özetledi. “CSS mühendisliği ve teknolojisi kullanılma aşamasında. Peki bu projelerden neden yüzlercesini görmüyoruz? Çünkü gerekli teşvik verilmiyor.”

Çok fazla su gerekiyor

İzlanda’da başlatılan proje, kısa sürede 10,000 ton CO2 depolanmasını hedefleyen bir boyuta ulaşırken, bazalt kayaların okyanus ve karaların tabanlarında büyük alan kaplaması sayesinde yöntemin küresel alana taşınabileceği belirtiliyor.

Araştırmada yer alan ABD’nin Columbia Üniversitesi’nden Martin Stute, ‘geliştirdikleri yöntemin gelecekte bazaltın yoğun olduğu bölgelerdeki enerji santalleri için kullanılabileceğini’ belirtti.

İzlanda’nın dışında yapılan araştırmalarda, ABD’nin Oregon ve Washington eyaletlerine uzanan Columbia Nehri bazalt yataklarında testler gerçekleştirildi. Yeni CSS yöntemi için yüksek potansiyele sahip noktalardan bir diğeri, dünyanın en büyük volkanik bölgelerinden biri olan ve yoğun kömür santralleri içeren Hindistan’ın Deccan Traps bölgesi.

Kömür santrallerinin atmosfere yaydığı CO2’i yok etmenin en pratik yolu gibi gözükse de, sera gazlarını taşa çevirmenin en büyük maliyeti su. Yapılan testler, taşa çevrilen 1 ton CO2 için 25 ton su harcanması gerektiğini gösterdi. Matter, bu sorunun özellikle kıyı kesimlerinde deniz suyu kullanılarak aşılabileceğini düşünüyor.

Bir diğer risk, denizlerde yaşayan mikropların karbonatı güçlü bir sera gazı olan metana dönüştürebilecek olması. Ancak İzlanda’da yapılan çalışmalarda bu durumun gerçekleştiği görülmedi.

Taşa dönüşen CO2 çubukları. [Juerg Matter/Science]
Taşa dönüşen CO2 çubukları. [Juerg Matter/Science]

Testler nasıl yapıldı?

İzlanda’daki çalışmalar, dünyanun en büyük jeotermal tesisi olan Hellisheidi santralinde gerçekleştirildi. Santralde elektrik üretimi için volkanik faaliyetlerle ısınan su türbinlere pomplanıyor. Ancak bu süreçte CO2 ve kötü kokulu hidrojen sülfit gibi sera gazları da ortaya çıkıyor.

Bilim insanları, atmosfere karışmasını önlemek için suda çözünen 230 ton gazı bazalt kayaların 400-500 metre derinliklerine pompaladı. Kimyasal ölçümlere göre, depolanan gazın yüzde 95’i iki yıl içinde taşa dönüştü.

Elde edilen sonuçlar çalışmaları hızlandırırken, hidojen sülfitin de minerallere çevrilebildiği yeni bir ‘katı atık’ yöntemi ortaya çıkarılmış oldu. Columbia Üniversitesi araştırmacıları Umman’da yapılan çalışmalarda, bu ülkede bulunan bir kaya türünün sera gazlarını bazalttan çok daha hızlı katılaştıracağını düşünüyor.

Matte, Carbfix Projesi’nin geleneksel CSS yöntemlerine kıyasla CO2’nin gaz karışımından ayrıştırılmasını gerektirmediğini, bu sayede çok daha ucuz ve pratik olduğunu ifade etti. Geleneksel CSS yöntemlerinin ise iyi rezervuarlara sahip enerji santrallerinde kullanılabileceğini söyledi.

Araştırmada yer almayan Edinburgh Üniversitesi’nden Stuart Haszeldine’e göre Carbfix Projesi büyük potansiyel saklıyor. “Uygun kaya türlerinin bulunduğu coğrafyalarda düşük bütçeli ve güvenli depolama yapılmasını sağlayabilir. Ancak yöntem mevcut imkamlar dahilinde yapılmalı çünkü her yıl doğaya karışan milyonlarca ton CO2’i ortadan kaldıracak denli büyük ve tek bir çare söz konusu değil.”

Guardian’da yer alan bilgiye göre BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli CCS’in ‘düşük bütçeyle iklim değişikliğine çözüm bulmak adına çok önemli olduğunu’ kabul etmiş durumda. Öte yandan Britanya hükümeti Kasım 2015’te 1 milyar sterlin değerindeki CSS ihalesini iptal etmti.

ExxonMobil ve Ford gibi firmaların CSS çalışmaları bulunsa da, kısa vadede en net çözüm elektrikli araçlar ve Norveç gibi yakıtlı araçların kullanımı yasaklamayı planlayan ülkelerde var olan politik yaklaşım.

Kaynak: Guardian