Okuma süresi: 5 dakika

Kolektif House, geçtiğimiz hafta adını yeni duymaya başladığımız bir projenin yeni sergisine ev sahipliği yaptı. 20 sanatçının oluşturduğu Krüw, ilki Kadıköy’de gerçekleştirilen sergilerinin ardından Levent’te boy gösterdi.

Kendisini yaklaşık 1,5 yıl önce Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ndeki illüstratör laboratuvarının açılışında tanıştığım Burak Şentürk ile tekrar görüşme şansı buldum. Açıkçası Facebook’ta sergiden birkaç gün önce gözüme çarpan sayfasından önce Krüw’ü duyma şansını yakalayamamıştım. Villainz sergisine gittiğimde, Türkiye’de bir şeyler yapmak isteyen insanlar azınlığından yine güzel bir proje doğduğunu fark ettim.

Dışarıdan bile bakıldığında Krüw’ün farklı bir oluşum olduğu anlaşılıyor. Ufak PR çalışmaları gerektirmeden yüzlerce kişinin ziyaretine uğrayan serginin ilk gününde, Şentürk ile kısa bir sohbet etme şansımız oldu. Şentürk, Krüw’ün nasıl oluştuğu ve neler yapmak istediklerini anlattı.

Son zamanlarda neler yapıyorsunuz?

Uzun zamandır çizime ara vermiş biri olarak son 4-5 senedir yeniden bu alana ağırlık verdim. İllüstrasyona tekrar başlarken bir plan yaptım ve yeni bir dil geliştirmeye karar verdim. İnsanların baktıkları çizimin Burak Şentürk tarafından yapıldığını anlamasını istedim. Teke hedefim buydu diyebilirim. Geldiğim noktada amacıma az çok ulaşmış durumdayım ama daha çok çalışmam gerekiyor.

Bunun yanı sıra bir ofiste çalışıyorum. Ofis dışında kalan projelerimi akşam 8’den sabah 5’e kadar olan süre içerisinde gerçekleştirmeye çalışıyorum. Krüw’ün düzenlediği sergide de bir amaç taşıyoruz. Kolektif bir çalışma olsa da, ciddi anlamda kar amacı gütmesinden çok bir hareket başlatmak istiyoruz.

Türkiye’nin en çok ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz hareketlerden biri bu. Tamamen sokaktan çıkan çalışma. Birilerine göre tamamen gerilla hareketi olarak yorumlanabilir ama sanat simsarlarının ve bu hareketle ilgilenen kişilerin algılarıyla oynuyoruz diyebilirim.

Bu hareket nasıl oluştu?

Krüw’de yer alan sanatçılar birbirileriyle ayrı olarak tanışıyordu ama hepimiz bu projeyle bir araya geldik. Projenin kıvılcımlarını çakan isimlerden Uçman Balaban ile Derin Çiler dahil 20 kişiyiz (ekipteki tüm isimlere bakmak isterseniz tıklayın). Bir gün sohbet sırasında Uçman poster çalışmasına dayanan bir çalışma yapacaklarından bahsetti ve katılıp katılmayacağımı sordu. Bana değer katacak güzel bir projede yer almak söz konusu olunca her zaman vakit ayırıp katkı vermek isteyen bir insan olduğum için kabul ettim.

Giderek daha organize bir çalışmaya bürünmesiyle Krüw de büyümeye başladı. Özellikle ilk sergiden itibaren büyüyen bir harekete dönüştü. İlk sergimizi Kadıköy’de bir arkadaşımızın Hypestore adlı mağazasında düzenledik. Bizim için mekanını boşaltıp bize yer açtı, kendisine tekrar teşekkür ediyorum. Orada hem kendi çevremiz hem de merak edip gelenler olmak üzere 1,500 kişilik bir trafik yakaladığımızı düşünüyorum.

En yeni sergimizde de beklediğimizden büyük bir kalabalık olduğunu görüyorum ki bu (eserlerin hazırlanması dışında) büyük bir çabayla olmadı. Hazırlık sürecinde geçmişteki hataları düzelterek, birbirimizi destekleyerek macunu şekillendirir gibi daha iyi bir organizasyon düzenlediğimizi görüyorum.

Bir sonraki etkinlik Eylül’de Kadıköy’de düzenlenecek. Buradan elde ettiğimiz tecrübe ile daha da iyi bir sergi olacağına inanıyorum. Şu an için detaylar çok belli değil, bunu da not düşeyim.

Bu tür etkinlikler nasıl artmalı ?

Eş-dost-ahbap ilişkisiyle ortaya çıkan bir çalışma bu. Senin de mesela buraya gelmen ve bu sohbeti yapıyor olmamız buna bir örnek. Buraya gelen birçok insandan Kolektif House ile bağlantı kurulmasına kadar tüm oluşum güzel bir dünyaya ihtiyaç duyan insanların bir araya geldiği bir nokta burası. Bizim yaptığımız çalışmaları görmeye gelen insanlar için genel olarak bu yorumu yapabilirim.

 [DijitalX]
[DijitalX]
Genel anlamda çok büyük organizasyonlarla etiketlendirilmiş, büyük fuarlarla yapılan işler de oluyor. Eserlerimizi orada sergileniyor, satılıyor. Ama benim her zaman savunduğum bir gerçek var: Bu işe sanat, yaratım, tasarım hatta zanaat bile diyebiliriz (her ne kadar birileri bana karşı da çıkabilir). Eğer adına sanat dediğimiz bir iş yapıyorsa adını çok büyük harflerle yazmaktansa sokaktan doğduğunu, sokaktan beslendiğini ve hayatın ta kendisi olduğunu ve hayatın kendisini sunduğunu bilmemiz gerekiyor. Bunu öğrendiklerinde kimse burada gördüğümüz gibi çekingen olmayacak ve bir araya gelecek.

Krüw’de birbirinden güzel eserler var. Kadın-erkek bu insanlar Krüw’de sergilenen eserlerin ortaya çıkması için çok büyük emek verdi. Gördüğünüz her bir eserin hazırlanması 6-7 gün sürdü. Posterler her gün tek bir renk eklenerek hazırlandı. Sonuçta ortaya çıkan 30 eserin tanesi neden 50 TL’ye satılıyor ise sorarsanız, tüm bu insanlar buraya gelsin, bu işin aslında kendilerine bu kadar uzakta olmadığını görsün, hayatın yanı başında onlarla iç içe olduğunu görsünler istiyoruz. Bu eserleri satın alıp evlerine odalarına asabilmelerini ve bu tarihe, bu yaşam dilimine ait bir veri saklasınlar istiyoruz.

Bu konuda çok iddialı şeyler söylemeye çalışmıyorum. Sadece elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Sanatçılar kendilerini nasıl duyurabilir?

Aslına bakarsan insanlar bir şeyler üretmeye çalışyor ve seslerini duyurmakta zorlanıyorlar. Krüw’ün de dışarıdan alım yapmadığını belirtmek istiyorum. Yurt içi ve yurt dışından birçok kişi katılım göstermek istiyor ve bu bizi çok gururlandırıyor ancak 20 kişinin üzerindeki bir kalabalığı özellikle Türkiye’deki şartlarda organize etmek hiç kolay değil.

 [DijitalX]
[DijitalX]
Sesini duyurmak isteyen çok fazla kişi olduğunu görünce yaptığımız hareketin başarılı bir model olduğunu düşünüyorum. Bizler gibi seslerini dışarda duyurmak isteyen çok fazla insan var. Sokak sanatçıları, pop-up sergi açan insanlar birer örnek. Günlük pazarlar kuruluyor, insanlar burada çalışmalarını satmaya çalışıyorlar. Kısaca sokakla buluşuyorlar ve insanlarla bir araya geliyorlar. Belki de bu kanalları açmak gerekiyor ve biz Krüw’le birilerine dokunduğumuza inanıyoruz.

İnsanlar bizi görüp cesaret alacaklar ve kendi çalışmalarını daha güzel ortaya koyabilecekler diye umuyorum. Uzun vadede bu çalışmanın kültürel anlamda topluma katkısı olacağını düşünüyorum. Sadece tek bir kişinin bile hayatını değiştirebilirsek bu harika bir şey olur. Bu sözleri üniversitelerdeki tüm konuşmalarımda tekrarlıyorum çünkü bu tür etkinliklerin insanlara çok büyük etki yaptığını görüyorum.

Yeni nesil çizerleri nasıl buluyorsunuz?

 [DijitalX]
[DijitalX]
Özellikle son 10 yılda büyük bir patlama var. Müthiş yetenekli genç çocuklar var. Türkiye’de zaten mükemmel çizerler vardı (kimsenin hakkını yememek lazım) ama son 10, 15 senede ortaya çıkan çok yetenekli bir kitle var ve farklı alanlarda işler çıkarıyor.

Birileri bu işleri kurcalayıp altına bomba koymazsa çok güzel işler çıkacağını düşünüyorum. Sahip olduğumuz yetenekleri saymakla bitmez. Tüm bu insanları olabildiğince takip etmeye ve onladan bir şeyler kapmaya çalışıyorum. 18 yaşındaki bir genç veya 40 yaşındaki bir usta olsun fark etmez.

İlerisi için gerçekten ümitliyim ve Krüw’de de kendimi çok mutlu hissediyorum. Bu kadar insan Cuma akşamı çok başka şeyler yapabiliyor olabilecekken kalkıp buraya geldi. Tüm bu insanlarla bir araya gelerek ve desteklerini alarak çok daha güzel işler çıkaracağımıza inanıyorum.

Bir sonraki etkinlik için planlar nedir?

Orası sürpriz olsun. Şu an için zaten netleşmeyen birçok detay var. Bir sonraki sergide bir öncekinin üzerine bir şeyler koymuş olmayı istiyoruz. İnsanların geldiklerinde suratlarındaki hafif tebessümü görmek bizi çok mutlu ediyor. Krüw’de ben bunu gördüm ve bu çok memnun edici. Daha da önemlisi, insanların soru sormasını istiyoruz. Komut verir gibi beğensinler demiyorum. Sorgulasınlar ve neden, nasıl diye sorular da sorsunlar.

Bir sonraki etkinlik için ekip olarak detayları belirleyeceğiz. Ana hatları belli olsa da şu an için sadece Kadıköy’de düzenleneceğini söylemem yeterli olur. Umarım orada da tüm bu güzel insanlarla görüşürüz.

Krüw ile bilgilere ulaşmak için: Facebook / Behance