Okuma süresi: 3 dakika

Florida’nın Kennedy Uzay Merkezi’nden bu gece TSİ 02.05’te ateşlenecek olan OSIRIS-REx uzay aracı, Japonya’nın Hayabusa görevinden sonra bir asteroitten numune toplamayı amaçlayan ikinci önemli görev olacak.

Bennu’nun boyutu, Güneş Sistemi’nin en ilkel zamanlarından kalmış olması, karbon zengini kimyasal yapısı ve izlediği yörünge onu mükemmel hedef haline getiriyor.

Bennu, 800 milyon dolarlık bir projenin ürünü olan OSIRIS-REx tarafından incelendiğinde, asteroidlerin Dünya’nın geçmişi üzerindeki etkisi de daha iyi anlaşılacak ve hayatın yapı taşlarının göktaşlarından gelip gelmediği sorusu muhtemelen cevap bulacak.

Tüm bu soruların cevabı için Bennu’nun neden en iyi seçenek olduğunu kısaca değerlendirelim:

Erişim kolaylığı

Dünya’ya Yakın Nesneler (NEO) Güneş’e en fazla 1.3 AU mesafede yörüngesi bulunan gök cisimleri olarak kabul ediliyor (1 AU = 150 milyon km). OSIRIS-REx gibi görevler için en erişilebilir nesneler, 0.8 ile 1.6 AU mesafe aralığındaki gök cisimleri olarak kabul ediliyor. Bennu’nun seçildiği tarihin öncesinde, NEO kapsamında tespit edilen 500 bin üzerinde gök cismi bulunuyordu.

Bennu 2008 yılında 7000’den fazla aday arasından seçildiğinde, yukarıdaki kriterlere uyan sadece 192 asteroit vardı. OSIRIS-REx, ilk olarak Ağustos 2018’de Bennu’ya ulaşacak, numune topladıktan sonra Eylül 2023’te Dünya’ya dönecek.

Boyut

Çapı küçük olan asteroidler, büyük olanlara kıyasla daha hızlı dönüş hızı sergiliyorlar. Çapı 200 metreden az olan asteroidlerin kendi eksenlerindeki dönüş hızı çok yüksek olduğu için yüzeylerindeki materyali saçabiliyorlar.

Bir keşif aracının numune toplaması için seçilecek en iyi hedefin, 200 metreden daha geniş olması isteniyor. Bu sayede, OSIRIS-REx’in robotik kolu ile asteroidin yüzeyinden numune toplayabileceği yeterli süreye sahip olması isteniyor.

Bennu, yaklaşık 500 metre genişlğinde ve her 4.3 saate bir kendi ekseninde dönüyor. Bu süre, OSIRIS-REx’in güvenli bir şekilde yüzeyden numune toplaması için yeterli.

Boyut kriteri de eklendiği zaman, 192 asteroidden geriye sadece 26 tane kalmıştı.

California'daki Derin Uzay Ağı antenleri tarafından indirilen Bennu'nun 1999'daki radar görüntüsü. [NASA/JPL-Caltech]
California’daki Derin Uzay Ağı antenleri tarafından indirilen Bennu’nun 1999’daki radar görüntüsü. [NASA/JPL-Caltech]

NASA’da görevli astrofizikçi Dr. Umut Yıldız’ın OSIRIS-REx hakkındaki Periscope yayınını izlemek isterseniz tıklayın

Kimyasal yapı

Asteroidler kimyasal yapıları gereğince farklı gruplara ayrılırlar. En ilkel (yaşlı) asteroidler karbon açısından zengindir ve oluştukları yaklaşık 4 milyar öncesinden bu yana fazla değişim göstermezler.

Organik moleküller, uçucu maddeler ve amino içeren bu asteroidler, hayatın aslında Güneş Sistemi’nin derinliklerinden geldiği düşüncesinin de temelinde yatıyorlar.

Yukarudaki filtrelerden geçirildiğinde geriye kalan 26 asteroidden sadece 5’i ilkel ve karbon zengini bir yapıya sahipti. Aralarından, B-tipi bir asteroit olan Bennu seçildi.

Bennu her 436.604 günde (1.2 yıl) Güneş’in etrafında bir turu tamamlıyor. Her 6 yılda ise Dünya’ya 0.002 AU kadar yaklaşıyor. 22’nci yüzyılda Dünya’ya çarpma riski de bulunan asteroid, tüm kriterler ele alındığında en iyi hedef olarak beliriyor.

Bennu’da ne bulacağız?

Bennu’nun taşıdığı özellikler sadece yukarıda sayılanlarla sınırlı değil. Dairesel bir şekle sahip olan asteroit, bu sayede erişimi kolay bir gök cismi. Yörüngesi Dünya’nın yörüngesine oranla sadece 6 derece eğimli olan Bennu, bu sayede OSIRIS-REx’in kendine ulaşmasını daha da kolaylaştıracak.

OSIRIS-REx ekibinde yer alan Arizona Üniversitesi’nden Dante Lauretta, ‘Bennu’dan alınacak numune ile benzer gök cisimlerinin kil gibi su içeren mineraller ile gezegenlere su ve organik materyal taşıyıp taşımadıklarını anlayacaklarını’ belirtti.

Bennu’dan çıkarılacak bilgi, Dünya’nın bir zamanlar Bennu gibi asteroitler vasıtasıyla yaşanabilir hale geldiği teorisine doğrudan cevap sunacak.

Lauretta, ‘radar ve teleskop verileriyle Bennu’nun seçilmesini sağlayan kriterlerin desteklendiğini ve numune getirme görevindeki riskin düşük olduğunu’ ifade etti.

Lauretta, 22’nci yüzyılda Bennu’nun Dünya’ya çarpma riski bulunduğuna da dikkat çekti. Bu açıdan bakıldığında, OSIRIS-REx’in toplayacağı veriler gerekirse Bennu’nun yörüngesinden çıkarılması adına da çok önemli. Hayatın Dünya’ya nasıl geldiği sorusunu yanıtlaması umulan Bennu, aynı zamanda kıyameti de getirebilir mi?

OSIRIS-REx görevinin sürecini gösteren animasyona bakmak isterseniz tıklayın.