Okuma süresi: 2 dakika

Araştırmacıların geliştirdiği sualtı mikrofon sayesinde, iki yunusun tıpkı insanlar gibi dialog kurabildiği gözlendi. Mikrofon yunusların çıkardığı sesleri ayırt edebiliyor.

Bilim insanları yıllardır yunusların çok daha gelişmiş bir iletişim formuna sahip olduğu konusunda hemfikir. Bu memeliler kullandıkları kısa, kesik kesik sesler ve ıslıklarla; heyecanlı, mutlu, stresli ya da yalnız başına olduklarını ifade edebiliyorlar.

Ancak yeni elde edilen bulgulara göre, yunuslar kesik kesik çıkardığı seslerin yüksekliğini ve frekansını da ayarlayabiliyor. Bu şekilde oluşturdukları kendine özgü ‘kelimeler’ ile insanların kullandığı cümlelere benzer ‘cümleler’ sıralıyorlar.

Ukrayna’daki araştırmacılar, Karadeniz’de yaşayan Afalina türüne ait iki yunusu inceledi. Yasha ve Yana adını verdikleri bu yunuslar, birbirleriyle konuşurken bir diğerinden art arda gelen kısa sesleri kesmeksizin dinleyip sonra cevap veriyor.

Araştırmanın başındaki isim Dr Vyacheslac Ryabov, “Aslına bakılırsa, bu durum iki insanın karşılıklı konuşmasını çağrıştırıyor” dedi.

Yunusların çıkardığı her bir titreşimin farklı frekanslarda ve farklı zaman aralıklarıyla oluşturulduğunu hesaba katarsak bu titreşimlerin ‘kelime’ yerine geçtiğini söyleyebiliriz.

Araştırmamızda analiz ettiğimiz çeşitli titreşimlerden yola çıkarak yunusların sırayla “cümleler” kurduklarını ve bu esnada bir diğerinin “lafını” kesmediğini gördük. Yani, yunuslar kendi titreşimlerini oluşturmadan önce karşısındakini dinliyor ve adeta ona cevap veriyor.

Bu dil, insanların konuştuğu dille önemli ölçüde benzerlikler taşıyor. Yunusların yüksek bir zeka ve bilince sahip olduğunu ve konuştukları dilin de insanların konuştuğuna yakın, bir hayli gelişmiş bir dil olduğunu görüyoruz.

Yunuslar insanlardan daha büyük ve daha kompleks bir beyne sahip.

Araştırmacıların bulgularına göre, Yasha ve Yana’nın oluşturdukları cümleler beş kelimeliğe kadar çıkıyor. Ancak, bu cümlelerin içeriği hala belirsizliğini koruyor.

yunuslar

Yunusların dilini konuşmalıyız

Dr Ryabov, yunusların kendi dillerini konuştuklarının su götürmez bir gerçek olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Artık onlarla doğrudan iletişim kurmanın yollarını aramalıyız.

İnsanlar artık yunuslarla aralarındaki iletişim engelini ortadan kaldıracak cihazlar yapmalı ve onların dillerini konuşabilmeli.

Bilim insanları, yunusların içinde bulundukları duruma göre 1000’e yakın farklı ıslık sesleri çıkarabildiklerini zaten biliyordu. Ancak birbirleriyle doğrudan iletişim kurup kurmadıkları belli değildi.

2007 yılında, Avustralyalı bilim insanları yunusların kullandığı bazı ıslıkları tercüme etmeyi başardı. Bunlar, “Ben buradayım, herkes nerede?”, “Acele edin”, “Orada yemek var” anlamlarına geliyor.

Yunuslar aynı zamanda kuyruklarını kullanarak geliştirdikleri bir çeşit işaret dili ile de iletişim kuruyor.