Okuma süresi: 4 dakika

Açıkçası Elon Musk’a karşı ABD uzay-havacılık sektöründe çok güzel hisler beslenmediği bilinmeyen bir husus değil. Aynı durum, az-çok otomotiv sektöründe de geçerli. Sebebi ise basit: Dünya’da gördüğümüz ve duyduğumuzdan çok daha fazla insan var.

Elon Musk, teknoloji dünyasının harika çocuğu olabilir. Özellikle Tesla Motors’un kuruluş öyküsünü hatırladıkça takdir ettiğim bir insan. Ancak teknoloji dünyasının ana girdi olarak kullandığı figürlerden biri olması, dışarıdan bakıldığında bizi yanıltmamalı.

ABD’de NASA ve özel uzay-havacılık firmalarında çalışan ve bu kurumlarla bağlantılı olan yarım milyonu aşkın insan bulunuyor. SpaceX’in yanı sıra irili-ufaklı en az 10 özel-uzay havacılık firması birçok alanda Ar-Ge yaparken, NASA ile anlaşmalar koparıyor.

Nihayetinde, uzay keşfinde rekabetin mütevazi bir seviyede kalamayacağı belliydi. Ay’a geri dönüş ve asteroit madenciliği gibi fazlasıyla NASA kontrolünde kalan görevler kıvılcımı çakmak için yeterli değildi. İnsanlık için dönüm noktası olacak Mars yolculuğu, beklenen kavgayı başlattı.

SpaceX’e açıkça meydan okuyan firma ise ironik bir şekilde Boeing. Yani, 2018’den itibaren Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) SpaceX ile ticari mürettebat seferleri düzenlemeye başlayacak olan firma.

SLS roketine ait çizim. [NASA/MSFC]
SLS roketine ait çizim. [NASA/MSFC]

İşbirliği muhtemelen rafa kalkacak

Chicago’da düzenlenen ‘Whats Next’ konferansında kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Boeing CEO’su Dennis Muilenburg, ‘firmasının uzay keşfinde atılacak dönüm noktalarında yer almak istediğini’ söyledi.

Muilenburg, “Bence Mars’a ayak basacak ilk insan oraya bir Boeing roketi ile ulaşacak” ifadesini kullandı.

NASA ile on yıllardır çalışan Boeing, Apollo programında kullanılan ve Ay’a ilk insanı götüren Saturn V roketinin ilk kademesini inşa etmişti. Firma aynı zamanda 2011’de sonan eren Uzay Mekiği Programı’na katkıda bulunmuş ve UUİ’nin birçok parçasını üretmişti.

Boeing, NASA’nın Ay ve Mars’a Orion kapsülünü taşıyacak Space Launch System (SLS) roketini de inşa eden firmanın ta kendisi. Muilenburg’un “Mars’a gidecek ilk roket” ile ifade etmek istediği de muhtemelen SLS.

SLS roketinin inşa edildiği hangar. [NASA/MSFC]
SLS roketinin inşa edildiği hangar. [NASA/MSFC]
NASA’nın 2035’te Mars’a ilk insanı göndermeye yönelik planlarının yanında, Elon Musk Kızıl Gezegen’e ilk seferlerin 2023’te başlayabileceğini söylemişti (bu durumda 2024’te ayak basılacak). Muilenburg arada neredeyse 10 sene bulunmasına rağmen böyle bir açıklama yapıyorsa, Musk’ın planını pek dikkate almamış oluyor.

Aşikar olan durum, Musk’ın Mars yolculuğu planının ana hatlarını iyi hazırlamış olsa da birçok eksiğin yer aldığı. Benim dikkatimi çeken en büyük eksik, NASA’nın kafasını en çok kurcalayan ‘radyasyon zırhı.’ Musk, yaptığı sunumda 100 veya 200 yolcu taşıyacak uzay gemisinin yolculuk esnasında radyasyona nasıl dayanacağı konusunda hiçbir bilgi vermedi.

Akla takılan bir diğer nokta, Musk’ın altını çizdiği ‘işbirliğinin’ umduğu gibi olmayabileceği. 1 Eylül’de infilak eden Falcon 9’un ardından başlatılan soruşturmada, SpaceX ‘kazanın sabotajdan kaynaklanmış olabileceğini‘ belirtmişti. Şüpheli olarak gösterilen United Launch Alliance (ULA), Lockheed Martin (LM) ve Boeing Defense, Space & Security (BDS) firmasının ortak teşebbüsü.

Kazanın ardından ortaya çıkan şüphe ve Boeing’in Mars yolculuğunda verdiği gözdağı, özel uzay-havacılık sektöründe işbirliğinin pek güçlü olmayacağına işaret edebilir. Bu durumda, avantajlı taraf NASA olacak.

Mars yolcuğu hayali uzay-havacılık sektöründe fırtınalar koparacak.
Mars yolcuğu hayali uzay-havacılık sektöründe fırtınalar koparacak.

Hayallere ulaşmak kolay değil

Uzay keşfi, insanlığın hayatını devam ettirebilmesi için en büyük mücadeleyi temsil ediyor. Gereken teknoloji seviyesinin en üst seviyede olması ve anormal bütçeler geçmişte birçok projenin önünü kapadığı gibi gelecekte de engeller oluşturacak.

Bir not düşmem gerekirse, NASA’nın Mars’a ilk kez 1981’de insan göndermeyi, 1988’de ise koloni kurmayı planlıyordu. Wernher von Braun, mevcut teknoloji ile hazırladıkları planın altından kalkamayacaklarını kısa sürede anladı.

Elon Musk da uzay keşfi alanında büyük hayaller kuran birçok isimden biri. Konu uzay olunca büyük hayaller kurmaktan daha doğal bir durum da olamaz (Benim 150 yıl sonra Triton’da yaşamayı hayal etmem gibi). Ancak imkansızlıkları imkana dönüştürme gücümüz henüz sanıldığı kadar yüksek değil.

Musk, ilk olarak 2011’de yaptığı açıklamada ‘firmasının üç yıl içinde uzaya insan gönderebileceğini’ söylemişti. Beş yıl sonra tabloya baktığımızda, bu hedefin en erken 2018’de gerçekleşeceği görülüyor. SpaceX ayrıca yeni dev roketi olacak Falcon Heavy’yi ilk kez 2013 veya 2014’te ateşlemeyi hedefliyordu. Ancak henüz roketin kendisi ortada yok.

SLS roketinin Haziran ayında gerçekleştirilen QM-2 motor testinden bir kare. [NASA/MSFC]
SLS roketinin Haziran ayında gerçekleştirilen QM-2 motor testinden bir kare. [NASA/MSFC]
Bu durum kesinlikle SpaceX’in başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Yeniden kullanılabilir roketler ve uzay kapsülü geliştiren SpaceX birçok UUİ kargo ve uydu ateşleme görevini başarıyla tamamladı. Firma, Mars yolculuğunu kendisi finanse ederken, Boeing bu alanda NASA’dan milyarlarca dolar yardım alıyor.

Musk, mevcut bütçelerinin sadece yüzde 5’i Mars yolculuğu projesine aktardıklarını belirtmişti.

Boeing açıklamasının ardından Mars’a ilk roketi kimin göndereceği yarışı resmen başlamış diyebiliriz. Umuyoruz çok geç kalmadan ‘Mars roketleri’ ateşlenmeye başlar, Dünya’da sabrımız azalıyor.

Merak edenlere: Mars yolculuğunda ölüme neden olabilecek 7 neden