Okuma süresi: 2 dakika

Dünya benzeri bir atmosferi olmadığı için gök cisimlerinin hedef tahtası halindeki Ay’ın, sanılandan çok daha fazla meteroit çarpmasına maruz kaldığı anlaşıldı. Gökbilimciler, Ay’daki krater sayısının giderek arttığını belirterek bu durumun gelecekteki insanlı görevlere sorun çıkarabileceğine dikkat çekti.

Ay’ın yüzeyi birçoğu milyarlarca yıl öncesine ait sayısız kraterle dolu. Doğal kalkanı olmadığı için halen bombardımana maruz kalan uydunun yüzeyi, yakın zamanda yaşanan çarpmalar nedeniyle renk ve şekil değişikliğine uğramaya devam ediyor.

Ay’daki krater oluşum oranını daha iyi anlamak için LRO tarafından elde edilen 14 bin fotoğraf incelendi. Ay yüzeyinin yüzde 6.6’sını (2.49 milyon kilometrekare) kaplayan analizlerde, belli zaman aralıklarında çekilen fotoğraflar karşılaştırıldı. Gözlemler arasındaki zaman aralığının 176 ile 1241 Dünya günü arasında değiştiği belirtildi.

Arizone State Üniversitesi’nden Emerson Speyerer ve ekibi, incelenen bölgede LRO ilk fotoğraf gönderdiği günden bu yana 222 yeni krater oluştuğunu tespit etti. Sonuçlar, mevcut modellerin ortaya koyduğu oranın yüzde 33 fazlasına işaret etti. Tespit edilen kraterlerin çapının, 10 ile 43 metre arasında olduğu tespit edildi.

Ay yüzeyinde 12 metrelik bir kraterin oluşması öncesi ve sonrası. [NASA/GSFC/Arizona State University]
Ay yüzeyinde 12 metrelik bir kraterin oluşması öncesi ve sonrası. [NASA/GSFC/Arizona State University]

Ay kolonileri için olumsuz gelişme

Ay’daki yeni kraterlerin çevresinde, çarpmalardan saçıldığı anlaşılan geniş materyal örtüsü görüldü. İkinci kraterleşme süreci olarak tanımlanan bu yapıların 2 santimetrelik Ay tozu (regolit) örtüsünü sanılandan 100 kat daha hızlı etrafa saçtığı anlaşıldı.

Speyerer, ‘yüz binlerce hatta milyonlarca yılda gerçekleştiğini düşündükleri bir olaya bu kadar kısa bir zaman aralığında tanık olmalarından heyecan duyduğunu’ söyledi.

Ay’daki krater oluşumunun sanılandan hızlı olması, uydunun kolonileşme sürecinde sıkıntı doğurabilir. Speyerer, “17 Mart 2013 tarihinde tespit edilen 18 metrelik bir krateri ele alalım. Eğer 250 ikincil çarpışmaya neden olduysa, 30 kilometrelik bir alanı etkilemiş olabilir” dedi.

Speyerer buradan yola çıkarak, “Kurulacak Ay üsleri ve tesisler saniyede 500 metre hızla ilerleyen parçacıklara dayanacak şekilde yapılmalı” ifadesini kullandı.

Üstteki kare daha küçük bir çarpışmayı, alttaki ise daha büyük bir çarpışmanın ardından yaşanan ikinci krater oluşumunu gösteriyor. Güçlü çarpmaların ardından regolit etrafa saçılıyor ve krater çevresini şekillendiriyor. [NASA/GSFC/Arizona State University]
Üstteki kare daha küçük bir çarpışmayı, alttaki ise daha büyük bir çarpışmanın ardından yaşanan ikinci krater oluşumunu gösteriyor. Güçlü çarpmaların ardından regolit etrafa saçılıyor ve krater çevresini şekillendiriyor. [NASA/GSFC/Arizona State University]

Gözlemler devam edecek

NASA, Ay’ın yüzeyindeki değişimleri daha iyi tespit edebilmek için LRO görevini iki yıl daha uzattı. Amaç, krater tespitinde yapıldığı gibi önce/sonra fotoğraflarını karşılaştırarak koloni kurmak için en iyi yerleri tespit etmek.

Speyerer, görev ilerledikçe Ay’da büyük krater bulma olasılığının artacağını belirtti. Yeni bilgiler sayesinde krater oluşma sıklığı ve Güneş Sistemi’ndeki gök cisimlerini şekillendieren ana etken daha iyi anlaşılacak.

Ay’daki yeni krater oluşumu hakkındaki çalışma 12 Ekim’de Nature dergisinde yayımlandı.

Ay haritasındaki sarı noktalar, 14 bin fotoğrafın incelenmesiyle tespit edildi. İki kırmızı nokta ise yer gözlemleriyle tespit edilen kraterleri gösteriyor. [NASA/GSFC/Arizona State University]
Ay haritasındaki sarı noktalar, 14 bin fotoğrafın incelenmesiyle tespit edildi. İki kırmızı nokta ise yer gözlemleriyle tespit edilen kraterleri gösteriyor. [NASA/GSFC/Arizona State University]