Okuma süresi: 2 dakika

Hubble, süpernova ile patlayan paramparça bir yıldızın kalbini görüntülemeyi başardı. Olağanüstü kozmik manzara, Dünya’dan 6,500 yıl mesafede bulunan Yengeç Nebulası’nda yatan bir nötron yıldızına ait.

Yengeç Nebulası’nın kalbinde yatan Yengeç Pulsarı (PSR B0531+21), süpernova SN 1054’ün enkazını temsil ediyor.

Nötron yıldızları, Güneş ile benzer kütleye sahip olsalar da bu kütleyi sadece birkaç milimetre çapındaki süper yoğun küre gövdelerinde barındırıyorlar. Bu yapıları, nötron yıldızlarına çeliğin 100 milyar katı bir sertlik kazandırıyor.

Süpernova ardından geride kalan sisin merkezinde, küçük bir trafo görevi gören yıldız benzeri parlak nesne yer alıyor. Korkunç bir enerji saçan dinamo görevi gören enkaz parçası, saniyede 30 kere kendi ekseninde dönüyor. Çılgın bir süratle döndüğü esnada etrafına 1 trilyon volt elektrik üreten öldürücü bir manyetik alan saçıyor.

Kozmik dinamonun yarattığı enerji dalgaları, merkezinden halkalar halinde etrafa yayılıyor. Fotoğrafta, merkezdeki pulsarın sağ üst köşesinde bu dalgalar net bir şekilde görülebiliyor.

Hubble kamerasından Yengeç'in kalbi. [NASA and ESA, Acknowledgment: M. Weisskopf/Marshall Space Flight Center]
Hubble kamerasından Yengeç’in kalbi. [NASA and ESA, Acknowledgment: M. Weisskopf/Marshall Space Flight Center]

Yengeç’in kalbi halen atıyor

Sıcak gazlarla kaplı bir nebula görünümü alan süpernova, radyasyon etkisiyle radyo dalgalarından X-ray ışınlarına kadar elektromanyetik spektrum boyunca parlıyor. Hubble üzerinde bulunan Advanced Camera for Surveys (ACS) tarafından Ocak ve 2012’de yapılan gözlemlerde elde edilen fotoğrafın rengi, kullanılan renk filtresine göre belirleniyor.

Yengeç Nebulası, gökbilimcilerin en çok ilgisini çeken süpernova kalıntılarından bir tanesi. M.S 1054 yılından bu yana gözlemlenen Yengeç Nebulası, ilk olarak Çinli astronomlar tarafından 23 kere gündüz vakti görüldü. Yıldız, gökyüzünde Venüs’ten 6 kat daha parlak belirmişti.

https://www.nasa.gov/sites/default/files/thumbnails/image/hs201637aanimatedgif.gif
NASA Hubble Uzay Teleskobu tarafından yapılan gözlemlerin hızlandırılmış video hali, Yengeç Pulsar’ından yayılan enerji dalgalarını gösteriyor. [NASA and ESA / J. Hester (Arizona State University]
Çinli gökbilimcilerin ardından, Japon, Arap ve Amerika’daki antik uygarlıklar da esrarengiz yıldızı gözlemledi. 1758 yılına gelindiğinde, Fransız astronom Charles Messier yüzyıllardır tekrar gözlemlenmeyen yıldızın olduğu noktada sisli bir nebula keşfetti. Messier, nebulayı yıldız kataloğuna ‘Messier 1’ adıyla ekledi ve yanına ‘sahte bir kuyrukluyıldız’ tanımı kondurdu.

Yaklaşık 100 yıl sonra, İngiliz gökbilimci William Parsons, nebulanın ilk karakalem çalışmasını yaptı. Çizimde ortaya çıkan yengeç benzeri görünüm, M1’den daha akılda kalıcı olan Yengeç Nebulası adını doğurdu. 1928’de Edwin Hubble, Yengeç Nebulası ismini ilk kez 1054’ten Çin’nden gözlemlenen ‘yıldıza’ verilmesini önerdi.

Amatör teleskoplar tarafından görülebilecek kadar parlak olan Yengeç Nebula’sı, Boğa (Taurus) Takımyıldızı’nda yer alıyor.

Chandra X-ray teleskobu kamerasından Yengeç Pulsarı. [NASA]
Chandra X-ray teleskobu kamerasından Yengeç Pulsarı. [NASA]