Ana sayfa Bilim Çevre Nanoteknolojide son nokta: Bomba uzmanı ıspanak

Nanoteknolojide son nokta: Bomba uzmanı ıspanak

Okuma süresi: < 1 dakika

Arıların mayın tespitinde kullanılmasının ardından, bitkiler de doğadaki tehlikeleri tespit etme ve ortadan kaldırmak adına bizlere yardımcı olacak.

Massachusetts Teknoloji Enstitiüsü (MIT) tarafından yapılan çalışmada, araştırmacılar bomba tespit edebilen ve güvenlik birimlerini uyarmak için e-posta atan ıspanak geliştirmeyi başardı.

Söz konusu çalışma, bitkilere ‘süper güçler’ kazandırmak için nano-materyaller nakledilen ‘bitki nano-biyonikleri’ alanında yapıldı. Nature Materials dergisinde yayımlanan araştırmada, bilim insanları ıspanağın fotosentezden sorumlu yapraklarına sensörler yerleştirdi. Sensörler, mayınlar ve diğer patlayıcılarda bulunan ‘nitroaromatic’ bileşenleri algılayabiliyor.

Ispanaklar nasıl hayat kurtaracak?

Nano-biyonik implantların sonuç verebilmesi için, öncelikle ıspanak köklerinin topraktaki kimyasalları çekmesi gerekiyor. Patlayıcılarla ilgili kimyasal bileşenlerin tespiti için bu maddelerin yeraltı suyunda yer alması şart. Kökler kimyasalları içeren suyu emdiğinde, sensörleri barındıran yaprağa ulaştırması 10 dakika sürüyor.

Alıcılar, yakınlardaki kızılötesi bir kamera tarafından görülen floresan sinyaller yaymaya başlıyor. Kamera, sinyali aldığı zaman e-posta göndererek gerekli kişileri uyarıyor.

Araştırmacılar, geliştirdikleri yöntemin neredeyse tüm bitkiler için kullanılabileceğini belirtti. Hatta, aynı ekip tarafından yapılan bir diğer araştırmada kimyasal dopamin izi bulan ıspanak da geliştirildi.

spinach

Bitkiler doğayı kurtarmayı öğrenecek

Araştırmalar başarıyla devam ederse, bitkiler insanlıktan ümidin kesildiği dünyada kendi başlarının çaresine bakmayı bile öğrenebilir. Bilim insanları, bitkilerin ve ağaçların çevrelerindeki kirliliğe neden olan materyalleri tespit etmek üzere ‘eğitilebileceğini’ belirtiyor.

Eğer bu noktaya ulaşılırsa, uyarı sistemi için gerekli olan çok sayıda alıcıya da gerek kalmaz. Yani bitkilerin evrimi bir gün Nesnelerin İnterneti’ni (IoT) bile geride bırakabilir…