Ana sayfa Bilim Denizaltı ekosistemi küresel ısınmanın etkisine karşı koyuyor

Denizaltı ekosistemi küresel ısınmanın etkisine karşı koyuyor

Suların altındaki ekosistem sandığımızdan daha dayanıklı olabilir.

[Wikipedia]
Okuma süresi: 2 dakika

Küresel ısınmanın resifler üzerindeki olumsuz etkisine dair sayısız doküman mevcut, ancak bir grup araştırmacının yaptığı yeni çalışma umut verdi: Deniz canlılarının büyük bir çoğunluğu küresel ısınmaya karşı koyuyor!

“Denizaltı ekosisteminin küresel ısınma olaylarına karşı direncini gösteren örnekler var. Bu örnekleri umut ışı olarak görebiliriz” diyor California Polytechnic State Universitiy’den Biyolog ve bu çalışmamayı yürüten Jennifer O’Laery.

Araştırma sonuçları rapor halinde BioScience’da yayınandı. Toplamda 97 araştırmacının katkıda bulunduğu bu çalışmada 80 araştırmacı ekosistemin küresel ısınmanın negatif etkilerinden korunmak için direnç gösterdiğine dair örneklere şahit olduklarını belirttiler.

Örnek olarak; Batı Avustralya’daki resiflerde yaşayan mercanların %90’ı okyanus sıcaklığının artmasıyla yok olmuştu ancak 12 sene sonra eksi büyüklüğünün %44’üne ulaşmış durumda. Aynı şekilde El Niño ısınmalarıyla California sahillerindeki neredeyse tamamen yok olan su yosunu ormanları yaklaşık 5 sene içerisinde kendini aynı seviyeye taşıdı.

Doğayı koruma uzmanı olan O’Leary “Bu dayanım örneklerinin anlaşılması ve arkasında yatan sebeplerin aydınlatılması bize ileride yapacağımız işler için bir şablon oluşturacaktır” diyor.

Monterey Bay Akvaryum Araştırma Enstitüsünden Doç. Charles Boch da, “Bu çalışma geniş çerçevede bize hangi lokasyonlarda daha kaliteli ve dayanıklı resifler olduğunu gösteriyor. Su yosunu ormanları ve mercan resifleri pek çok organizmanın yaşamasını ve korunmasını sağlıyor. Mercanların ve su yosunlarının ortam hazırladığı organizmalar arasında ticari değeri olanlarda var” ifadesini kullandı.

“Küresel ısınmanın ne kadar önemli olduğu vurgulanıyor” 

Doğayı koruma uzmanları bu sonuçları dayanıklılığa katkı sağlayan faktörleri tanımlamak için kullanabilecekler. İnsan faktörü içermeyen hidrobiyolojik etmenler haricinde, diğer etmenlerin kopyalanarak dünyanın farklı lokasyonlarında da bu direnci sağlamak mümkün olabilir.

Stanfor Üniversitesi Deniz İstasyonu’ndan ve bu araştırma da yer alan Giulio De
Leo “Örneğin pek çok organizma için doğal yaşam alanı oluşturan mercanlar ve su yosunlarının korunması ve artışının sağlanması ekstrem ısınma olaylarına karşı iyileşme üzerine çok ciddi pozitif bir etkisi var” diyor.

O’Leary bu çalışmanın küresel ısınma karşıtları tarafından kullanılabilme tehlikesinin farkında.

“Bu çalışma küresel ısınmanın negatif etkisi olmadığını söylemiyor. Tam tersine bunun ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak bu dayanıklılığı sağlayan yardımcı unsurlar olması iyi bir şey, bizim yapmamız gereken ise küresel ısınmanın etkisini azaltmaya çalışmak ve buna ek olarak da ekosistemin daha dirençli hale gelmesini sağlamak.” Bununla beraber O’Leary katkıda bulunan bütün yazarların bulgularını iklim değişikliğinin negatif etkisini gözeten araştırmalar çerçevesinde yapmaya dikkat ettiklerini de ilave ediyor.

De Leo’ya göre hala ekosistem hakkında bilmediğimiz çok şey var. “Su altı teknolojilerine ve araştırmalarına sadece 20-30 senedir yatırım yapıyoruz. Birçok şey yapmış olabiliriz, ama bu daha kabuğu yeni kırdığımız gerçeğini değiştirmiyor” diyor De Leo.

İlginizi çekebilir: Doğanın insanlığı nasıl kurtardığı araştırılacak.