Okuma süresi: 4 dakika

Gökbilimciler, ilk defa galaksinin içerisinde patladıktan sadece birkaç saat sonra bir süpernovayı tespit etmeyi başardılar!

NGC 7610 galaksisinde (Dünya’dan yaklaşık 160 milyon ışıkyılı uzaklıkta) yer alan yıldız şimdiye dek gözlemlenmiş en genç süpernova olarak tarihe geçti.

Bu tür süpernovalar genelde dev bir yıldızın yakıtının bitmesi ve patlamaya devam etmesi sonucu meydana gelir.

NGC 7610 galaksisinde yeni doğan bir süpernova. 〈 Palomar Rasathanesi,SDSS optik teleskobu 〉

Süpernovaları incelemek birçok kaynağa ışık tutuyor

Yeni keşfedilen bu kozmik bebek, dev bir yıldızın hayatı son bulup patladığında oluşan süpernovanın bir türüdür.

Süpernovalar yeteri kadar parlak oldukları için kendi galaksilerindeki diğer yıldızları kısa bir süreliğine gölgede bırakabiliyorlar.

Gökbilimciler daha evvel süpernovaları patladıktan sonraki ilk dakika içinde görmüşlerdi. Ancak, şimdiye kadar, araştırmacılar yeni doğmuş bir süpernovadan –radyo dalgaları, görünebilir ışık ve X ışınları da dahil olmak üzere – bu kadar uzun dalga boyundaki ışığı yakalayamamışlardı.

Yeni gözlemler, ölmekte olan yıldızların ölümlerinden aylar önce bir parça madde püskürterek yaklaşan ölümlerinin sinyalini vermekte olduğunu kanıtlıyor.

〈 NASA 〉

Ölen yıldızların neden ve nasıl böylesine şiddetli patlayabileceği hakkında çok şey bilinmiyor.

Bir “süpernova olarak” ölmek üzere olan bir yıldızın son yıllarını incelemek, bu patlamaların gerçekleşme şekli ile ilgili önemli ayrıntıları ortaya çıkarabilir ve sayısal olarak Samanyolu galaksisinde 100 milyar ila 400 milyar yıldız arasından hiçbirinin bir süpernova olarak bir yıl içinde ölmemesi muhtemeldir.

Bilim insanları patlamadan sadece üç saat sonra bir süpernovanın keşfedildiğini bildirdiler. Astrofizikçi Ofer Yaron ise, “bunun şimdiye dek bir süpernova patlamasından alınan en eski spektrum,” olduğunu vurguladı. Işık spektrumu, bir cisim tarafından yayılan ışığın dalga boylarına detaylı bir şekilde bakmaktadır. Kimyasal elementler belirli dalga boylarını emebildiğinden, yıldız tayfları bir yıldız bileşimini ortaya çıkarmak için kullanılabilir.

Astrofizikçi Ofer Yaron;

Birkaç yıl öncesine kadar, patlamadan bir hafta sonra bir süpernova yakalamak erken kabul edilirdi. Artık durum böyle değil.

Tip II süpernova, 6 Ekim 2013’te spiral galaksisinde nispeten (160 milyon ışık yılı) yakın patladı ve patlamadan 3 saat sonra iPTF tarafından yakalandı. 〈 Ofer Yaron 〉

Gökbilimciler ne keşfetmişlerdi?

Gökbilimciler, Kaliforniya’daki Palomar Rasathanesinde yer alan Intermediate Palomar Transient Factory (iPTF) isimli gökyüzü tarayıcısından edilen verileri kullanarak, 6 Ekim 2013 tarihinde SN 2013fs olarak bilinen süpernovayı tespit etmeyi başardılar.

Yaron’un söylediğine göre, bu yıldız güneşten 10 ila 17 kat daha ağır kütleli ve birkaç yüz kat daha geniş kırmızı bir dev olarak tespit edildi.

Süpernova SN 2013fs, yaklaşık 160 milyon ışıkyılı uzaklıkta, NGC 7610 adlı spiral bir galakside patladı. Bildiğiniz gibi ışık hızı sınırlı olduğundan bize ulaşması işte bu kadar zaman aldı.

Bu galaksi, Samanyolu’na nispeten yakın olduğundan, bilim insanlarının daha fazla teleskopu galaksiye hedeflemelerini ve radyo dalgalarından X ışınlarına kadar neredeyse tüm ışık spektrumunu kapsayan sinyalleri algılamasını kolaylaştırıyor.

Yine Yaron’un açıklamalarına göre süpernova gözlemleri Hawaii’deki Keck Rasathanesinde yer alan teleskoplarla ve NASA’nın Swift uydusunun patlamasından yaklaşık 6 saat sonra başladı.

SN 2013fs en yaygın süpernova çeşididir ve Tip II sınıfına dahildir. Bu tür bir süpernova, büyük bir yıldızın çekirdeğinin yakıtı tükendiği, yoğunluğu olağanüstü şekilde çökmeye başladığı ve maddesini dışarı doğru büyük bir patlamayla savurduğu zamanda meydana gelir.

Gökbilimciler, yeni doğan süpernovanın fotoğraflarını, yıldızın ölümünden hemen önce madde parçacığını dışarı savurduğunu tespit edecek kadar erken yakaladılar.

Normalde süpernovalar patlamalardaki şok dalgası sonrasında parçacığın içerdiği bu maddeyi uzaklaştırdıktan sonra görülür.

Araştırmacılar, bu yıldızı ölmeden bir yıl kadar önce, güneşin kütlesinin yaklaşık binde birine eşit, yaklaşık 360.000 km/saat hızla oldukça geniş miktarda maddeyi dışarı yayarken buldular.

Önceki araştırmalar, erken püskürmelerin Tip II süpernovalardaki alışılmadık alt gruplar arasında gerçekleştiği durumları keşfetmişti, ancak bu yeni bulgular bu tür püskürmelerin aynı zamanda daha yaygın olan Tip II süpernovalardan önce geldiğini ortaya koymaktadır.

〈 Palomar Rasathanesi,SDSS optik teleskobu 〉

Modern teleskoplar keşif sürelerini kısalttı

Astrofizikçi Ofer Yaron;

Yıldız sanki kendi hayatının yakında son bulacağını bilirmişçesine son nefesi vereceği esnada çok miktarda madde üflüyor. Bir gayzerin ya da volkanın patlamadan önce kabardığı düşünün.

Bu bulgular, bir yıldızın Tip II süpernova haline dönüşmesinden aylar önce istikrarsız olabileceğini gösteriyor. Yaron, patladığında yıldızın yapısı bugüne kadar kabul edilenden farklı olabilir,” diyor.

Örneğin, bir yıldızın çekirdeği son günlerinde bir takım karışıklıklar yaşayabilir, bu da şiddetli rüzgarların yıldızın derinliklerinden yüzeye ve ötesine geçmesine neden olur.

iPTF gibi gökyüzünü modern ve otomatikleştirilmiş şekilde tarayan incelemeler sayesinde, patladıktan sonra bir gün veya daha az sürede süpernovaları yakalamaya başladılar.

Yaron;

Yakın gelecekte yaklaşan yeni gökyüzü araştırmalarının yardımı ile, patlamadan saatler ve belki dakikalar içerisinde önceki gözlemlerden elde edebildiğimiz süpernova olaylarının sayısını önemli ölçüde artırmayı bekliyoruz

Bilim insanları bu keşiflerini 13 Şubat günü Nature Physics dergisinin dijital versiyonunda detaylandırdılar.

İlginizi çekebilir: 100 milyon Güneş gücünde patlayan süpernova keşfedildi!