Okuma süresi: 2 dakika

Avrupa’da geçtiğimiz ay yaşanan ufak çaplı radyasyon sızıntısının sebebi henüz bulunamadı. İlk olarak geçtiğimiz Ocak ayında Rusya – Norveç sınırında tespit edilen İyot-131 sızıntısı, Avrupa’nın diğer ülkelerine de buradan yayılmıştı. Doğrulanmayan bir habere göre bu durumun Rusya’nın yaptığı nükleer testlerden kaynaklanmış olabileceği söylense de, yetkililer bunun daha çok tıbbi kimyasallardan kaynaklanabileceğini söylüyor.

Sızıntı ocak ayında yaşanmış olsa da bu olay hakkında medyaya açıklamayı sadece Finlandiyalı ve Fransız yetkililer yaptı. Yetkililer Norveç’te başlayan sızıntının ocak ayı sonuna kadar Finlandiya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Fransa ve İspanya’ya kadar uzandığının belirttiler.

Norveçli yetkili Astrid Liland’a sızıntının kendi ülkelerinde başladığı halde neden halka bir açıklama yapılmadığı sorulduğunda “Svanhovd’a yapılan ölçümler çok düşük değere sahipti, bu kadar ufak bir artış halk ve çevre içi bir sorun değil, bu sebeple bunun haber değeri taşımadığını düşündük.” Dedi Barents Observer’a verdiği demeçte.

Yaşanan sızıntıyla alakalı olarak Fransa’nın Nükleer Güvenlik Kurumu (IRSN) da geçen hafta ocak ayındaki yükselişin sağlık için “sorun oluşturmayacak seviyede” olduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Asıl endişe verici şey ise bütün Avrupa’ya yayılan sızıntı miktarı değil, kimsenin bu durumun neden kaynaklandığını bilmiyor oluşu.

Avrupa’da tespit edilen radyoaktif iyodin miktarı. [IRSN]

Radyasyon Doğu Avrupa’dan yayılıyor olabilir

İyot-131 elementinin yarılanma ömrü sekiz gün. Bu, sızıntının yakın zamanda olduğunun kanıtı.

Genel kanı sızıntının Doğu Avrupa’dan başladığı yönünde, bazı komplo teoricilerine göre bu sızıntı Rusya’nın kutuplarda yaptığı nükleer testten kaynaklanıyor.

Liland “Ölçüm yapıldığında hava koşulları olumsuzdu, bundan dolayı spesifik bir lokasyona kadar takip etme imkânımız olmadı ancak Avrupa’nın diğer yerlerinde yapılan ölçümlerde Doğu Avrupa’yı işaret ediyor” diyor.

Uzmanlara göre İyot’un bir izotopu olan İyot-131’in gelişigüzel bir kimya fabrikasından çıkma ihtimali bulunmuyor, ayrıca bu izotop sadece belli kanser tedavilerinde kullanılıyor.

“Sızıntıyı yapan radyoaktif sadece İyot-131. Biz tıbbi kimyasal üreten firmalardan kaynaklandığını düşünüyoruz, çünkü bu izotop kanser tedavilerinde kullanılıyor” diyor Liland.

İşin daha da garip tarafı ise aynı şekilde ve az miktarda bir İyot-131 sızıntısı da 2011 yılında meydana gelmişti. O zaman da yetkililer kaynağın tam yerini bilemediklerinden sızıntının nükleer santrallerden kaynaklanmış olabileceğini söylemişlerdi.

2011 yılında IRSN’dan Didier Champion “Eğer bu sızıntı bir santralden kaynaklanıyor olsaydı, havada diğer radyoaktiflerde olurdu” demişti Reuters’a yaptığı açıklamada.

Geçen hafta gelen bir bilgiye göre ise 2011 yılındaki sızıntıda Budapeşte’de geniş kapsamlı radyoaktif üreten bir kimya fabrikasının filtreleme sistemindeki kaçağın sebep olduğu söyleniyor.

Geçtiğimiz ocak ayında yaşanan sızıntı için soruşturma hala devam ediyor.

Araştırmacılar konuyu çözmek ve kaynağı tespit etmek için uğraşıyorlar. Bu iki sızıntı sağlık riski taşımadıysa da, bu kolay riske edilebilecek bir durum değil.