Jüpiter'in en yakın mesafede çekilen fotoğrafı. NASA, ESA, and A. Simon (NASA Goddard)
Okuma süresi: 2 dakika

Jüpiter, 3 Nisan 2017 günü Dünya’ya son bir yıldaki en yakın mesafesine geldi. İki gezegen arasındaki mesafenin 668 milyon kilometreye inmesini fırsat bilen Hubble, Kırmızı Büyük Leke dahil başta olmak üzere Jüpiter atmosferine ait yapıları mükemmel detay ile yakalamayı başardı. Hubble böylece, 1992 ile 2017 arasındaki gözlemlerini karşılaştırmak için gökbilimcilere çok değerli veriler sundu.

Jüpiter’in şu anki konumu, Güneş ve Dünya ile düz bir çizgi oluşturmasını sağlıyor. Güneş’e karşı konumda yer alan Jüpiter, bu sayede Dünya ile arasındaki mesafeyi son yılın en azına indirdiği gibi gece karanlığında gökyüzünde daha parlak beliriyor.

jupiter's red spot, shrinking through the years

Hubble’ın Geniş Alan Kamerası 3’ü kullanan NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden Amy Simon ve ekibi, Jüpiter atmosferinde genişliği 129 kilometreye kadar inen yapıları görüntüledi. Gözlemlerde Jüpiter’in çok sayıdaki irili ufaklı girdaplarıyla beslenen fırtına dolu atmosferi ve farklı renklere sahip katmanları net bir şekilde ortaya çıkarıldı. Farklı rüzgar hareketlerine sahip olan atmosfer katmanları, buz bulutlarının içindeki amonyak miktarı ve irtifalarına bağlı olarak değişik renklere bürünüyor. Daha aydınlık olan katmanlar, karanlık olanlara kıyasla daha yüksekte ve kalın bulutları temsil ediyor. Farklı tonlarda beliren şeritleri, hızları saatte 664 kilometreye ulaşan fırtınalar bölüyor.

Jüpiter’in en iyi bilinen yapısı ise Dünya’dan 150 yıldır gözlemlenen Kırmızı Büyük Lekesi. Dünya’dan daha büyük olan dev kasırga, 19’uncu yüzyılın başlarından bu yana küçülüyor. Hubble’ın elde ettiği veriler ise halen sebebi bilinmeyen bu olayın çözümlenmesi umuluyor.

Satürn de sırasını bekliyor

Hubble tarafından elde edilen tarihi Jüpiter portresi, OPAL (Dış Gezegen Atmosferlerinin Efsanesi Programı) arşivlerine eklenecek. OPAL, Hubble’ın bir yıl boyunca dış gezegenlerden elde ettiği fotoğraflardan fırtına, rüzgar ve bulut değişimlerini inceliyor. İlk gözlemlere 2014 yılında Uranüs ile başlayan program, 2015’ten bu yana diğer iki gaz devi Neptün ve Jüpiter’e odaklanmış durumda. 2018’de ise sıra Satürn’e gelecek.

NASA, 3 Nisan’da yapılan gözlemler için Jüpiter elçisi Juno’nun da en yakın gözlem noktasına ulaşmasını bekledi. Bu sayede hem Dünya hem de Jüpiter yörüngesinden yapılan gözlemler beraber değerlendirilecek.

Gözlemlerin kalitesine bakıldığında, James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) göreve başlayacağı tarih için sabırsızlanmamak mümkün değil. Sanırım ilk denk geleceğimiz bir Satürn portresi olacak.