[NASA/JPL-Caltech]
Okuma süresi: 2 dakika

Kepler, göreve başladığı 2009’dan bu yana Dünya’ya ilettiği en geniş dış gezegen kataloğunu elde etmeyi başardı. 10 tanesi yıldızlarının yaşanabilir bölgesinde yer alan Dünya benzeri gezegeni içeren 219 dış gezegen adayının yer aldığı katalog, Kuğu Takımyıldızı’ndaki son taramayı temsil ediyor.

Detaylara girmeden önce kısa bilgiler verelim. 2009 yılında ateşlenen Kepler, dış gezegenleri yıldızlarının önünde bıraktıkları izle tespit ediyor. Yani, yörünge hareketi esnasında gezegenlerin oluşturduğu karaltı, Kepler’in dış gezegenleri yakalamasını sağlıyor. Bulgular, yer teleskoplarıyla tekrar gözden geçiriliyor. Kepler, uzayda konumlanmasını sağlayan reaksiyon çarklarının birkaç tanesinin devre dışı kalmasıyla keşif potansiyelini 2012’de kısmen yitirmişti. Yine de, ‘K2 Görevi’ adı verilen yeni proje ile gözlemlerine kaldığı yerden devam ediyor.

NASA Dış Gezegen Arşivi’ne eklenen yeni bilgilerle, Kepler’in bugüne dek ortaya çıkardığı dış gezegen sayısı 4,034’e ulaştı. 2,335 tanesinin dış gezegen oldukları doğrulandı. Yaşanabilir bölgede yer alan 50 Dünya benzeri gezegenden ise 30 tanesinin varlığı kesinleştirildi.

Kepler’in bugüne dek elde ettiği veriler küçük dış gezegenlerin iki ana grup altında değerlendirilmesini sağladı. İlki, galaksideki gezegenlerin yarısının ya bir yüzeye sahip olmadığı ya da yüzeylerinin çok kalın bir atmosferin derinliklerinde yer aldığı. İkinci ihtimal, bu gezegenlerdeki yaşam imkanını da oldukça azaltıyor.

Kepler görevinde yer alan Mario Perez, “Kepler verileri, Dünya benzeri gezegenlere ait benzersiz bilgiler sunuyor… Bu tür gezegenlerin galaksideki yoğunluklarını bilmek gelecekteki görevlerin tasarımlarını da doğrudan etkileyecek” ifadesini kullandı.

Kepler, ana görevi boyunca Kuğu Takımyıldızı’nı gözlemledi. K2 görevinde ise bakış alanını değiştirdi. [NASA/Wendy Stenzel]
Kepler acil durumdan çıkarak tekrar normale döndü

Gezegen türlerinin nüfus dağılımı ortaya çıktı

NASA tarafından duyurulan dış gezegen adayları, Kepler’in ilk dört yılında gerçekleştirdiği ana görevde topladığı verilerin analizi ile hazırlanan sekizinci katalogda yer alıyor. Ortaya çıkan genel tablo, gökbilimcilerin gezegen türlerninin Evren’deki popülasyonda öne çıktığını anlamasına yardım edecek. Dünya benzeri gezegenleri barındırma olasılığı en yüksek yıldız türünün ise kırmızı cüceler olduğu son yıllardaki araştırmalarla güçlenmişti.

NASA araştırmacıları, Kepler gözlemlerinde birçok dış gezegenin gözden kaçırılmamasını sağlamak için yöntem de geliştirdi. Gezegen izini temsil eden veriler oluşturularak sahte sinyaller gönderildi. Böylece Kepler’in veri analiz süreçlerinde fazla veya eksik tespit yapıp yapmadığı kontrol edildi.

Araştırmada yer alan SETI Enstitüsü’nden Susan Thompson, “titizlikle oluşturulan dış gezegen katalogları sayesinde Evren’de kaç tane Dünya benzeri gezegen olduğu anlamaya çalıştıklarını” söyledi. Bugüne kadar çıkarılan gezegen popülasyonunda Dünya benzeri kayalık ile Neptün’den küçük gazdan oluşan gezegenler öne çıkıyor. Bu iki grubun arasında diğer gezegen türlerinden çok az sayıda bulunuyor.

Dünya’nın benzerleri gezegenimizden daha farklı

Hawaii’deki W.M. Keck Gözlemevi’nden yapılan gözlemler ile Kepler’in görüş alanındaki 1,300 gezegenin boyutları ölçüldü. 2,000 tane Kepler gezegeninin yarıçapı ise kesin doğrulukla tespit edildi.

Elde edilen veriler, kayalık dış gezegenlerin çoğunluğunun gezegenimizden yüzde 75 daha büyük olduğunu gösterdi. Halen bilinmeyen sebeplerden dolayı, bu gezegenlerin neredeyse yarısı boyutlarını ciddi ölçüde artıran az miktar hidrojen ve helyuma sahip. Böylece, gaz devleri ile aralarındaki boşluğu biraz kapatarak Neptün boyutuna yaklaşıyorlar.

Kepler’in yanı sıra Hubble, Spitzer ve Chandra X-ray gibi uzay gözlemevlerinin verileri sayesinde, dış gezegenler hakkında merak edilen daha birçok soru önümüzdeki yıllarda cevap bulacak.

İlginizi çekebilir: Kepler Uzay Teleskobu çok sayıda yeni gezegen keşfetti