Ana sayfa Bilim Arkeoloji Neandertal DNA’sına göre atalarımız Afrika’dan daha erken göç etti

Neandertal DNA’sına göre atalarımız Afrika’dan daha erken göç etti

124,000 yıllık kalça kemiği [Credit Oleg Kuchar/Museum Ulm]
Okuma süresi: 3 dakika

Modern insanın antik tarihindeki en acı hikayelerden biri Neandertaller diyebiliriz. Empati gücü çok daha güçlü olan, sanat eserleri üretmeye bizden çok daha erken başlayan bu insan ırkı, atalarımız ile karşılaşmalarının ardından hızla yok olmuştu. Halen neden yok olduklarını kesin olarak bilmesek de, Avrupa’da değişen iklim şartlarının ve Homo sapiens tarafından uğradıkları soykırım, bugünlere gelmelerini engelledi.

Neandertal-Homo sapiens birlikteliğe ait en büyük kanıtlardan biri birkaç yıl önce ortaya çıkarılmış ve İtalya’da yaklaşık 40 bin yıl önce yaşamış bir melezin kemikleri bulunmuştu. Bilim insanları, en son yapılan araştırma ile Neandertal-Homo sapiens ilişkisinin çok daha önceye uzandığına dair deliller elde etti.

İnsan tarihi hakkında bilinenler değişebilir

Almanya’daki bir mağarada 1937 yılında bulunan 124,000 yıllık Neandertal kemiği üzerinde yapılan analizler, Homo sapiens-Neandertal tarihi hakkındaki bilgileri baştan yazabilir. Almanya’nın Max Planck Enstitüsü’nden Cosimo Posth’a göre, anneden alınan mitokondriyal DNA üzerindeki analizler, Neandertalden çok Homo sapiens özellikleri ortaya koydu.

Bulgular, ilk olarak 75,000 yıl önce Afrika’dan göç etmeye başladığı düşünülen Homo sapiens’in, aslında çok daha eski tarihlerde Avrasya’ya ulaşmış olduğuna işaret ediyor. Bir veri grubuna göre, iki ırkın 650,000 yıl önce birbirlerinden farklılaştığı düşünülüyor. Bir diğer veri grubu ise iki ırkın 300,000 yıl öncesine kadar birliktelik kurduğunu savunuyor. Detayları Nature Communications dergisinde verilen Neandertal DNA’sı da, ikinci hipotezi destekleyen ‘bilinmeyen göç dalgasını’ öne çıkarıyor.

DNA ve mtDNA neler anlatıyor?

Her insanın anne ve babasından aldığı genetik materyali harmanlayan DNA, her hücremizin çekirdeğinde yer alıyor. Öte yandan, hücrelerin enerji deposu olan mitokondrilerde de bir DNA bulunuyor. mtDNA, sadece anneden geçen bilgileri içerdiği için çok değerli genetil bilgi taşıyor. Aynı zamanda çok eski zamanlardan kalan fosillerde bile fazlasıyla korunmuş oluyor.

DNA’nın ortaya koyduğu bilgilere göre, modern insanın ataları 765,000 ile 550,000 yıl önce Afrika’da iki gruba ayrıldı. Gruplardan bir tanesi 200,000 yıl öncesine uzanan delillerini bulduğumu Homo sapiens’e dönüşürken, diğeri Avrasya’da Homo sapiens’e en büyük benzerlik gösteren Neandertal ve Denisova insanlarını temsil ediyordu. Neandertal-Denisovan grubu 430,000 yıl önce Afrika’yı terk ederek Avrasya’da bu isimlerde iki ayrı ırk olarak hayatlarına devam etti.

mtDNA tarafından çizilen tablo ise farklı. Neandertal mtDNA’sı modern insan DNA’sına Denisova insanına kıyasla çok daha yakın. mtDNA’ya göre Neandertallerle olan ayrılığımız da 498,000 ile 295,000 yıl öncesi aralığa denk düşüyor.

mtDNA’nın ortaya koyduğu senaryoyu en iyi açıklayan senaryo şu şekilde: İnsan ırkları Afrika’yı terk etmeden önce Homo sapiens ataları ve Neandertaller melezler ortaya çıkardı. Homo sapiens’e çok benzerlik gösteren bu grup, Afrika’yı sanılandan çok daha erken bir zamanda terk etti.

Neandertal kemiğinin bulunduğu mağara. [Wolfgang Adler/Museum Ulm]

Destekleyen bulgular elde edilmişti

Karma genetiğe sahip insan ırklarının Afrika’yı çok daha erken terk ettiğini savunan arkeolojik deliller geçmişte elde edilmişti. Afrika ve Avrasya’da göç dönemlerinde kullanılan teknolojinin fazlasıyla benzer olmasının yanı sıra, birkaç yıl önce İspanya’da ortaya çıkarılan yüz binlerce yıllık Neandertal kemikleri, Denisovan ırkı ile benzerlik göstermişti.

Bu bilgilere göre, Neandertaller Avrasya’ya geldiklerinde DNA ve mtDNA olarak Denisovan insanına benzerlik gösteriyordu. Ancak Homo sapiens ile olan ilişkelerinden zamanla mtDNA’ları büyük oranda değişti. Bu aşamada ortaya çıkan sorular da mevcut: Belli bir aralıkta yaşanan ırk birleşimi Neandertallerin DNA’sını orijinal bırakıp sadece mtDNA’sını belirgin ölçüde değiştirebilir mi? Ayrıca, tüm bu değişimin yaşandığı zaman aralığını bilmek çok güç.

Almanya’nın Hohlenstein-Stadel mağarasında bulunduğu için HST adı veilen kalça kemiği, bu aşamada bazı cevaplar sundu. Kemik, ait olduğu dönem itibariyle bugüne dek incelenen en eski ikinci Neandertal kalıntısını temsil ediyor. Veriler, HST’nin ait olduğu ailenin genetik olarak Neandertallerden 270,000 yıl önce farklılaştığını gösterdi.

Sonuç olarak, Afrika’da Neandertal-Homo sapiens birlikteliği 270,000 yıl ve öncesinde başladı. Afrika’dan ilk göç dalgası ise bu tarihin çok öncelerine işaret ediyor. Ayrıca, Neandertallerin mtDNA’sındaki değişimi de daha iyi anlaşılabiliyor.

Elde edilen veriler, modern insan ve akrabalarının geçmişi hakkında baştan yazılması gereken tarihin sadece bir parçasını temsil ediyor. Araştırmacılar çok daha fazla bilgiye ihtiyacı olduklarını biliyor. Bu aşamada, dünyanın farklı bölgelerinde yapılacak kazılar da iyice önem kazanabilir. Özellikle Çin’de birkaç yıl önce “120 bin yıllık insan dişi” bulunduğunu da not düşersek.