Ana sayfa Bilim İnsanlığı Ay’a çıkaran teknoloji bir USB belleği doldurmuyor

İnsanlığı Ay’a çıkaran teknoloji bir USB belleği doldurmuyor

[NASA]
Okuma süresi: 3 dakika

Dünyanın en büyük çip üreticilerinden Intel’in kurucuları arasında yer alan Gordon Moore, 1965 yılında teknolojinin gelişim hızını özetleyen bir teori ortaya atmıştı. Daha sonra Moore yasası olarak kabul edilen teoriye göre, mevcut bilgisayar donanımı teknolojisi her 18 ayda iki katına çıkacak, fiyatı ise aynı kalacaktı.

Moore yasası, insanın Ay’a ayak basmasından dört yıl önce ortaya atılmıştı. Apollo 11’in 45 yıl önce imza attığı tarihi başarıya Moore yasasıyla göz atıldığında, teknolojinin gösterdiği hızlı değişim çok daha iyi anlaşılıyor.

Tost makinesi bile daha üstün

Modern günümüzün standartlarıyla karşılaştırıldığında, Apollo 11 mürettebatını 356 bin km öteye taşıyan ve Dünya’ya sağ salim dönmelerini sağlayan bilgisayar sistemleri oldukça basitti.

Apollo programı, 1969-1972 yılları arasında astronotları kritik Ay yolculuğu ve Dünya’ya dönüş yolunda başarıya ulaştırmak için büyük bir yazılım mühendisliği çalışmasına sahne oldu. Apollo programında elde edilen tecrübe ve bilgiler, modern bilgisayar biliminin temelinin oluşturulmasında da önemli rol oynadı.

Apollo Kılavuz Bilgisayarı (AGC). [NASA]
Ay görevlerinde kullanılan ‘kumanda modül bilgisayarı’ Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Raytheon şirketi tarafından geliştirildi. Apollo Kılavuz Bilgisayarı (AGC) adını taşıyan bilgisayar, gerçek zamanlı bir işletim sistemine sahipti. Astronotların tek yaptığı, isim ve fiiller yazarak bilgisayara komut vermekti.

64 Kilobyte belleğe sahip olan bilgisayarın işlemci hızı sadece 0.043 Megahertz’di. Bu teknoloji, günümüzün bilgisayar kontrollü durdurma, başlatma ve çözme seçenekleri bulunan tost makinelerinden daha geriydi.

ABD Apollo 17’den sonra neden Ay’a geri dönmedi?
Apollo Kumanda Modülü. [NASA]

209 Ay modülü yazılımı hazırlandı

AGC’de kullanılan ve MIT tarafından Mac adı verilen programlama diliyle hazırlanan Luminary programı, daha sonra elle bir çeviri diline dönüştürüldü. Geliştirilen kod AGC’ye 1960’larda bilgisayar teknolojisinin sembolü olan delikli kartlarla işlendi.

Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’i 20 Temmuz 1969’da Ay’a indiren Ay modülünü’nün yazılımı, 300 kişinin çalıştığı bir mühendislik ekibi tarafından 7 yılda geliştirildi. Yazılımın maliyeti ise 67 milyon dolardı. Aldrin’in modülün kumandası için kullandığı Luminary’nin son halini alması aylar sürdü.

Apollo 11’de kullanılan yazılım, Luminary’nin 99’uncu versiyonuydu. Apollo programının sona erdiği güne kadar 209 versiyon hazırlanmıştı.

[NASA]

İniş esnasında alarm verdi

AGC’nin belki de en büyük özelliği, hatalara dirençli olmasıydı. Öncelik sırasına göre birçok alt program çalıştırabilen bilgisayar, bir programın hata vermesi durumunda zaman ve kaynak ayarı yaparak sistemi düzeltebiliyordu.

Apollo 11’in Ay yüzeyine inmesine sadece birkaç saniye kala, AGC aşırı yüklendi ve ‘1202’ alarm kodu belirdi. Neil Armstrong kodu yer kontrol merkezine ilettiği zaman, kendisine uyarıyı o an için görmezden gelebileceği söylendi. Birkaç saniye sonra Ay modülü yere indi.

Ay’a gitmeyi sağlayan kod: Burn Baby Burn!

Moore yasasına en iyi örnek

Apollo 11’in tarihi başarısında IBM’de büyük bir rol oynadı. 3500 IBM çalışanının doğrudan yer aldığı görevde sayısız ana bilgisayar NASA ile Apollo 11 arasındaki iletişimi sağladı.

Goddard Uzay Uçuş Merkezi ve Apollo 11’de kullanılan en önemli bilgisayarlardan biri, IBM System/360 Model 75’ti. Armstrong ve Aldrin, Ay yüzeyindeki 21.5 saatlik görevlerinin sona ermesinin ardından Ay modülünü ateşlemek için bu bilgisayarın yaptığı hesaplamalardan yararlandı. Ay’a ayak basan ilk iki insan, IBM sayesinde kendilerini Kumanda Modülü’nde bekleyen Michael Collins ile bir araya gelerek Dünya’ya geri döndü.

System/360 Model 75’in maksimum bellek kapasitesi 1,048,576 karakterdi.

IBM System/360. [IBM]
Modern günümüzde kullanılan USB bellekler bile işçilik ve donanım açısından bakıldığında Apollo 11’in sahip olduğu teknolojinin üzerine çıkıyor.

İnsanlık 2030’da Mars’a ayak basmanın planlarını yapıyor. 356 bin km ötedeki Ay’a kıyasla, ortalama 255 milyon km ötedeki Kızıl Gezegen’e inecek ilk insanlı uzay aracı, Apollo 11’e kıyasla bambaşka bir teknolojiyi temsil edecek. İki uzay aracı arasındaki donanım farkını, Moore yasasıyla bugün tahmin etmeye çalışmak neredeyse imkansız.

Not: Bu yazının orijinali Turkcell Blog’da yayımlanmıştır.