Okuma süresi: 3 dakika

Dünya dışı gezegenlere binlerce insan taşımak kadar, ilk kolonistlerin barınacağı evleri inşa etmek de son derece zor bir iş olacak. Ay kolonisi için bugüne kadar çizilen planlar, akıllı 3D yazıcılar ile Ay kumundan ev yapılmasını öngörüyor. Çok büyük yatırım gerektirecek bu planın yanı sıra, doğrudan yeraltına taşınmamız mantıklı olabilir. Ay yüzeyine ait en son araştırmalar, uydunun yüzeyinde barınmak adına kullanılabilecek mağaralar olduğunu ortaya koydu. Bir tanesi, içine bir kasaba sığacak kadar büyük: 50 kilometre uzunluğunda ve 100 metre genişliğinde.

Gökbilimciler yıllardır antik lav akıntılarının oluşturduğu mağaraları tespit etmeye çalışıyordu. Ay yüzeyindeki karanlık, krater benzeri yapıların mağara girişlerine işaret edebileceğinden yola çıkarak yapılan analizler, oldukça önemli bilgiler elde edilmesini sağladı.

ABD’li ve Japon bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma, Ay’da yeraltında koloni kuracağımız en ideal yerin Oceanus Procellarum (Fırtınalar Okyanusu) bölgesinde yattığı ortaya çıkardı. Ay’ın Dünya’ya dönük yüzündek alan bölge, volkanik tepelerle kaplı Marius Hills’i içeriyor. Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Marius Hills lav akıntılarıyla oluşmuş birçok antik mağara içeriyor. Bu bölgeler hem araştırma yapmak hem de ilk kolonistlerin sığınması için süper ideal.

Ay yüzeyinde yüzlerce yeni krater tespit edildi

Apollo 15 tarafından çekilen Marius 15. fotoğrafı. [NASA]
ABD’nin Philadelphia kentinin bir Ay mağarası içindeki gösterimi. [Purdue University/David Blair]
Marius Hills’in kuşbakışı görüntüsü. [NASA/Lunar Orbiter 2]

Ay mağaraları radar ile tespit edildi

Marius Hills’teki antik mağaralar NASA ve JAXA tarafından yapılan radar ve yerçekimi analizleri ile tespit edildi. Mağaralar yüzeyde üs inşa etme zahmetinden kurtulacak (insanlardan önce gönderilen akıllı 3D yazıcılar inşa etmezse) kolonistleri Güneş’in radyasyonundan ve Ay’ın süper soğuk gecelerinden koruyacak.

Milyonlarca önce yaşanan lav akıntıları, katılaşmalarının ardından geride içi boş kanalları bıraktı. Kanallar, JAXA kontrolündeki SELENE uzay aracının yaptığı radar taraması ile tespit edildi. Jeolojik yapıların yapısını ortaya çıkaran radar sinyalleri, gökbilimciler için kesin delili oluşturdu. Mağaraların yüzeyine çarpan sinyaller ilk önce zayıf bir yansıma oluşturdu. Ardından gelen ikinci ve daha güçlü yansıma, lav kanallarının tavanını temsil ediyordu. Benzer sinyallerin birden fazla yakalanması, Marius Hills’te birden fazla mağara olduğuna işaret etti.

Dünya’yı 10 bin yıl besleyecek yakıt: Helyum-3
Marius Hills bacası. [NASA/Goddard/Arizona State University]

Dev bir mağara kolonistleri bekliyor

NASA’nın ikiz uzay araçları Ebb ve Flow ile gerçekleştirdiği GRAIL görevi, Ay’ın yerçekim haritasını çıkarmıştı. Elde edilen veriler, Marius Hill’in bazı bölgelerinde kütle eksikliğinden kaynaklanan yerçekimi zayıflığı tespit etmişti. Bu da bazı noktalarda yeraltı boşlukları olduğunu doğruluyor.

Ay’ın yerçekimi haritası. [NASA/GRAIL]
SELENE ve GRAIL görevlerinden elde edilen verilerin ışığında, gökbilimciler bir büyük mağara keşfettiklerinden neredeyse emin. Söz konusu lav kanalının uzunluğu birkaç kilometre ve genişliği en az bir kilometre. Kısaca, insanların elden geçirmesi için büyük bir ‘Ay evi’ bizleri bekliyor.

Yapılan keşif, Ay’ı kolonileştirme planlarına yön verecek kadar önemli. Mağaraların sayısı ve büyüklükleri hakkında net bilgi edildiğinde, ilk Ay kolonisinin kurulacağı yer de kesinleşecek gibi görünüyor.

Dünya atmosferindeki oksijen milyarlarca yıldır Ay toprağına karışıyor