Okuma süresi: 2 dakika

Kızıl Gezegen’in bir zamanlar Dünya’nın küçük kardeşi gibi göründüğünü ve milyarlarca yıl önce Güneş’in hışmına uğrayarak manyetik alanını kaybettiğini biliyoruz. NASA tarafından geçtiğimiz yıllarda yapılan araştırmalar, Mars’ın bir zamanlar yaşam barındırmış olabileceğine dair önemli bilgiler sunmuş ve Dünyalılar olarak ne kadar şanslı olduğumuzun da altını çizmişti.

Elon Musk, kutup noktalarına termonükleer bombalar atarak Mars’ı tekrar yaşanabilir kılmayı düşüne dursun, Musk gibi Kızıl Gezegen’i kolonileştirmeyi hedefleyen NASA’nın daha farklı ve akla yatan bir çözümü var: Kaybolan manyetik alanı tekrar oluşturmak.

Bu fikir, ilk olarak Mart ayında ABD’de düzenlenen Planetary Science Vision 2050 Workshop etkinliğinde Dr. Jim Green tarafından dile getirildi. NASA MAVEN ve ESA Mars Express uydularının yıllardır topladığı verileri değerlendiren Green ve meslektaşları, Mars L1 Lagrange noktası üzerinde manyetik dipol konumlandırmayı önerdi. Böylece, Mars’ı maruz kaldığı öldürücü seviyedeki radyasyon ve kozmik fırtınalardan koruyacak manyetosfer oluşumu sağlanabilir.

Green, plazma fiziği yasaları ve laboratuvar deneylerine dayanan çalışmanın ışığında, şişirilebilir yapı veya yapıların 1 veya 2 Tesla (10,000-20,000 Gauss) ölçeğinde aktif kalkan oluşturabileceğini belirtti. Green, yapay kalkan sayesinde Mars’ın atmosferinin en zayıf olduğu bölgelerin tekrar korunabileceğini belirtti. Bu yerlerden ilki yoğun iyonosferik materyalin bulunduğu kuzey kutup bölgesi. İkincisi ise saniyede 0.1kg oksijen iyon kaybına tanık olan ekvator halkası.

GÜNEŞ FIRTINALARI MARS’IN ATMOSFERİNİ UZAYA SÜPÜRDÜ

Mars’ın günümüzdeki ve geçmişteki haline ait çizim. [NASA]

Mars’ın okyanusları geri dönebilir!

NASA araştırmacıları, fazlasıyla fütürist planı denemek amacıyla Colorado ve Princeton üniversiteleri ile Rutherford Appleton Laboratuvarı işbirliğiyle simülasyonlar gerçekleştirdi. Coordinated Community Modeling Center (CCMC) tesisinde yapılan simülasyonlar, Mars L1 Lagrange noktasına yerleştirilecek manyetik dipol alanının kozmik fırtınaları engelleyebileceğini ve Kızıl Gezegen’in atmosferini tekrar dengeye sokabileceğini gösterdi. Şu an için Mars’ın atmosfer kaybı volkanik faaliyetlerle yaşanan gaz kaybı ile bir nevi dengeleniyor. Yüzey atmosferinin, yaklaşık 6 milibar hava basıncına denk geldiği tahmin ediliyor (Dünya’da deniz seviyesindeki basıncın %1’inden az).

Yapay manyetik kalkan planı başarılı olursa, Mars’ın atmosferi zamanla kalınlaşacak ve yüzey sıcaklığı yaklaşık 4 derece artacak. NASA, bu artışın termonükleer bomba kullanmaya gerek kalmadan küresel ısınmayı tetikleyeceğini ve kutup noktalarındaki buzulların da çözülmesini sağlayarak temiz su kaynağı oluşturacağını düşünüyor.

Green ve ekibinin hesaplamalarına göre, eriyen buzullar Mars’ın bir zamanlar var olan okyanuslarının 7’de birini geri getirebilir. Daha da önemlisi, Mars’a ayak basacak ilk astronot ve kolonistler anormal radyasyonun neden olduğu zorluklarla mücadele etmekten kurtulabilir. Green, basınç ve sıcaklık olarak dengeli bir Mars atmosferi oluşturabilirler ise 2040’lı yıllarda kolonileşme sürecinin çok hızlı ilerleyebileceğini belirtti. Bu sayede Mars yüzeyinde kullanılabilecek alan ve donanım miktarı artacak, tüketilebilir oksijen daha fazla olacak. Ayrıca, ilk kaşifler belli bir alana hapsolmak yerine Kızıl Gezegen’i daha rahat keşfedebilecek.

Green ve meslektaşları henüz kesin bir tarihe dayanmayan yapay manyetik kalkan projesi üzerinde daha fazla araştırma yapmayı planlıyor. Detaylı analizler ile projenin nasıl hayata geçebileceği ve maliyetinin ne olacağı anlaşılacak. Kabul edilmesi ve başarılı olması halinde, Mars’ı yaşanabilir kılma süreci ciddi ölçüde kısalabilir.

MARS’IN OKYANUSLARLA KAPLI HARİTASI