Okuma süresi: 3 dakika

50 milyondan fazla Facebook kullanıcısını kapsayan Cambridge Analytica skandalı, Mark Zuckerberg’in fazlasıyla canını sıkmış durumda. CNBC’nin verdiği bilgiye göre, 2016 ABD Başkanlık Seçimleri süresince Donald Trump’a hizmet veren ve Facebook kullanıcılarının bilgilerini uygunsuz olarak kullandığı tespit edilen Cambridge Analytica, sosyal ağın hisselerinde %6.7’lik düşüşe neden oldu. Yaşanan ani düşüş Facebook’un piyasa değerinin 36 milyar dolar, Zuckerberg’in kişisel servetinin ise bir günde 6.06 milyar dolar eritti.

Buna rağmen Zuckerberg’in kişisel servetinin zarar gördüğü söylenemez. Zuck, toplam değeri 68.5 milyar dolar olan 403 milyon hisseye sahip. Kendisi Bloomberg’ün milyarderler indeksinde dördüncü sırada. Forbes’un en zenginler listesinde ise altıncı sırada yer alıyor. Facebook’un piyasa değeri ise 502.6 milyar dolar.

Skandal nasıl ortaya çıktı?

ABD Başkanlık Seçimleri’nin ardından Facebook’un sahte haberler nedeniyle ne kadar ağır eleştiri altında kaldığı biliyoruz. Sosyal ağ kısa süre önce algoritmasında değişikliğe giderek kaliteli içerikleri haber akışında öne çıkarmaya başlamış ve özellikle eğlence, magazin içerikli sayfaların reklam gelirlerinde %80’in üzerine çıkan düşüşe neden olmuştu.

Birçok web sayfasına saç baş yolduran revizyonun ardından Facebook’un dertleri son bulmuş değil. Bu sefer, Trump’ın seçim kampanyasında yer aldığı bilinen Cambridge Analytica’nın karıştığı yolsuzluk sosyal ağın prestijini ciddi ölçüde sarstı. Firmanın eski çalışanlarından Christopher Wylie, 2014 yılında milyonlarca Facebook kullanıcısının bilgilerini usulsüz şekilde topladıklarını ve seçim kampanyasında manipülasyon amaçlı kullandıklarını açıkladı.

The Observer ve The New York Times’da yer alan haberlerin ardından Facebook, Wylie’nin sosyal ağdaki hesabını bloke etti. Her iki gazetede yer alan haberlerin başını çeken Britanyalı gazeteci Carole Cadwalladr, Wylie’nin Whatsapp hesabının da dondurulduğunu açıkladı (Facebook, 2014 yılınd 19 milyar dolar ödeyerek WhatsApp’i satın almıştı). WhatsApp ise Fortune’a yaptığı açıklamada bu bilginin doğru olmadığını belirtti.

Cambrigde Analytica ne yaptı?

Amaç, Trump kampanyasında kullanılmak üzere seçmen profiline ait kapsamlı bilgi elde etmekti. Bu amaçla, 2014’ün başlarında Cambridge Analytica akademisyen Aleksandr Kogan ile anlaştı. Kogan, bir kişilik testi içeren Facebook uygulaması geliştirdi. Cambridge Analytica testin reklamını yaparak Facebook kullanıcılarına uygulamaya başladı.

Uygulama, test sonuçlarının yanı sıra kullanıcıların profil bilgilerinin yanı sıra, arkadaşlarının da bilgilerini topluyordu. Her testin sonucu, testi çözen kullanıcıların profil bilgileri ile eşleştirildi. Böylece, diğer Facebook kullanıcılarının test sonuçlarını tahmin edebilen bir algoritma geliştirildi. Facebook kullanıcılarının arkadaşlarına ait bilgiler, geliştirilen algoritmanın politik amaçlı kullanılabilir hale getirilmesinde kritik rol oynadı.

Testi uygulayacak kişinin Facebook kullanıcısı ve ABD seçimlerinde seçmen olması gerekiyordu. Elde edilecek bilgi havuzundan, milyonlarca seçmenin profilleri ile seçmen kütüğü eşleştirilebilecekti. Testin uygulandığı ilk 1,000 kişi, 160,000 profil bilgisine ulaşılmasını sağladı. Nihayetinde, yüz binlerce kişiye uygulanan test sayesinde ABD seçmenlerine ait çok kapsamlı bir politik veri havuzu elde edildi.

Kogan, halen Cambridge Üniversitesi ile St. Petersburg Üniversitesi’nde akademisyen kadrosunda. Cambridge Analytica ise Kogan’ın topladığı verilere sahip olduğunu ve bu verilerin 2016 seçimleri öncesinde Donald Trump’ın seçim kampanyasında kullanıldığını reddetti (Kogan’ın Cambridge Analytica CEO’su Alexander Nix tarafından bu iş için görevlendirildiği biliniyor).

Mark Zuckerberg. [Alessio Jacona/Flickr]

Benzeri geçmişte de yaşanmıştı

Her ne kadar kişisel serveti darbe almasa da, önümüzdeki günlerde dünyanın en büyük “Büyük Veri havuzuna” sahip olan Zuckerberg’in sıkıntılı günler geçireceğini söyleyebiliriz. Wylie, yaptığı açıklamalarda Cambridge Analytica’nın belli yasaları ihlal ederek kullanıcı bilgilerini kullandığını ancak verilerin alındığına dair bilgilendirme yapmadığını açıkladı.

CBS News kanalına açıklama yapan Facebook, “Wylie’nin hesabı üzerindeki bloke kaldırılana kadar kendileriyle işbirliği yapmayı reddettiğini” belirtti. Sosyal ağ, milyonlarca kullanıcının profilinden bilgi toplamadığını açıklamasının ardından henüz blokeyi kaldıramayacaklarını not düştü.

Facebook, 2014 yılında gerçekleştirdiği “gizli psikolojik deney” kapsamında 689 bin kullanıcısının haber akışını bilgi vermeden değiştirmişti. Yapılan deneyin ortaya çıkmasının ardından sosyal ağ özür dilemişti. Dört yıl sonra Facebook’un kampanya süreci halen tartışılan ABD seçimlerinde büyük bir skandala karıştığının ortaya çıkması, korumakla sorumlu olduğu dev bilgi havuzunun ne kadar ihlale açık olduğunu gözler önüne seriyor. En önemli soru, Zuck’un bu konuda ne yapacağı?