Vladimir Putin’in Mart başında yaptığı ve bazı analistlerin “yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor olabilir” diyerek tanımladığı konuşmadan birçoğumuzun haberi bile olmadı. Ancak Putin’in hipersonik süper silah Avangard dahil birçok yeni silah teknolojisini tanıttığı konuşma gelecek için büyük önem taşıyor.

Putin, “dünyanın her yerine erişebilen ve engellenmesi mümkün olmayan nükleer silahlardan” bahsettiği konuşmasına hipersonik silah Avangard ile başlamıştı. CNBC kanalına konuşan ABD istihbarat kaynaklarına göre Avangard şu ana kadar birkaç kez başarıyla test edildi ve 2020 yılında tamamen kullanılabilir hale gelebilir.

Rusya, şu ana kadar silah hakkında çok az bilgi sundu. Hipersonik uçuş alanında uzman olan Notre Dame Üniversitesi’nden uzay-havacılık profesörü Thomas Juliano, mümkün olan bilgiler ışığında silahın hipersonik planör aracı olabileceğini belirtti. Putin, Avangard’ın ses hızının 20 katı hızına erişebildiğini (Mach 20=6860m/s) söylemişti. Söz konusu hız ile ABD’nin en gelişmiş hava sistemlerini bile kolayca aşabileceği belirtilen Avangard’ın en endişe verici özelliği, nükleer başlık taşıyabilmesi.

Avangard, hipersonik hızlara erişebilmek için kendi enerjisini üreten değil, kıtalararası balistik füze (ICBM) ile ateşlenen bir planör aracı. Bu roketler atmosfer dışına çıkarak bir kemer oluşturan rota izliyorlar. Ardından çizdikleri parabolün tepesine yakın noktasında savaş başlıklarını serbest bırakıyorlar. Savaş başlıkları, yerçekimin etkisiyle altlarında kalan hedeflerin üzerine hipersonik hızlarla düşüyor.

Avangard ise savaş başlığını Dünya üzerinde bırakmak yerine atmosfere belli bir açıdan giriyor. Oluşturduğu aerodinamik şekil planörün hipersonik hızlarla süzülmesini sağlıyor. Juliano, bu sayede silahın çok daha uzun menzilli olduğunu ve alçaldığı esnada manevra yapabildiğini söyledi.

Hiper mühendislik

Juliano’ya göre Avangard “Waverider” adı verilen bir tasarıma benzerlik taşıyor. ABD’nin özel Ar-Ge kurumu DARPA tarafından geliştirilen hipersonik araçlardan biri olan Waverider, sahip olduğu özel gövde tasarımı sayesinde kendisini taşıyan hava aracının yüksek hızda oluşturduğu şok dalgaları üzerinde yükseliyor.

Bu yöntem özellikle geleneksel kanat tasarımlarının etkisiz kaldığı, hava yoğunluğunun düşük olduğu yüksek irtifalarda işe yarıyor. Büyük kanatlar gerekmediği için de araç daha aerodinamik hale geliyor ve azalan sürtünme uzun menzillerde yüksek hızın korunmasını sağlıyor.

Juliano hipersonik hızlara ve ısıya dayanabilen bir hava aracı yapmanın çok kolay olmadığını belirtiyor. Rus mühendisler ise Avangard’da itki sistemini geliştirerek istedikleri sonuca ulaşmış gibi görünüyor. Juliano, “Mach 10 ve üzerinde çalışan bir itki sistemi geliştirmek son derece zorludur… Planörü bir ICBM üzerine koyarak zorlu mühendislik süreçlerini bypass edebilirsiniz” ifadesini kullandı.

Tasarımın ardından, hipersonik planör hava aracının manevra kabiliyeti akıllara geliyor. Ruslar, Avangard’ın menevra kabiliyetinin yüksek olduğunu savunuyor. Putin’in sunumunda gösterilen videoda da, aracın havada manevra yapmasını sağlayacak birçok kanada sahip olduğu görülmüştü. Kanatların hipersonik hızlarda ayarlanması ise çok zorlayıcı bir durum değil çünkü şok dalgaları aracın yüzeyinden esen hava ile karmaşık etkileşimlere girebilir. Böylece, araç doğrusal olmayan hareketler gösterebilir.

Kısaca, çok küçük ayarlamalar aracın hareketinde çok büyük değişime neden olabilir. Juliano, buradan yola çıkarak kanatların hareketlerine bağlı hesaplamaların çok titiz ve tepki süresinin çok hızlı olması gerektiğini söyledi. Juliano, her ne kadar tahminde bulunmak güç olsa da Rusya’nın bir süredir bu teknolojiyi geliştirmekte olduğunu ve ilerleme kaydettiğini düşünüyor. ABD, Hypersonic Technology Vehicle 2 (HTV-2) adı verilen kendi versiyonlarını 2010 ve 2011’de denemiş ve başarısız olmuştu. Çin’in de DF-ZF kod adlı benzer bir deneysel sistemi olduğu biliniyor.

“Waverider X-51A 2023’te göreve başlayabilir”

Avangard ne için kullanılacak?

Rusya’nın nükleer silahları üzerinde uzmanlaşan bağımsız analist Pavel Podvig’e göre Rusya’nın hipersonik planör silahları geliştirmesindeki temel sebep, ABD’nin füze savunma sistemlerini etkisiz kılmak. ABD’nin sahip olduğu mevcut savunma sistemi, ICBM’ler tarafından bırakılan geleneksel savaş başlıklarını tahmini rotalarını belirleyerek halen uzayda iken yok edebiliyor. Podvig, buna rağmen bu sistemlerin atmosferden hipersonik hızlarla inen planörleri durduramayacağına dikkat çekti. Dahası, geleneksel savaş başlıklarına kıyasla planör araçlar ile taşınan savaş başlıkları savunma noktalarının yanından dolaşabilecek.

Livescience’a konuşan Podvig, Avangard’ın askeri gücü artırmadaki rolünün net olmadığını ve hedefleri vurabilme kabiliyeti adına çok büyük bir değişiklik sunmadığını ifade etti. Podvig, Avangard testinde kullanılan ICBM SS-19’un normalde altı savaş başlığı taşıyabildiğini söyledi. Eğer amaç füze savunma sistemlerini imha etmek ise çok sayıda geleneksel savaş başlığı kullanılarak bu yapılabilir. Kısaca, Podvig Avangard’ın bir göreve hizmet etmesi halinde askeri yetenekleri artıracağını düşünüyor.

Avangard gibi silahların sunduğu bir tehdit, New START gibi ülkelerin ICBM gibi nükleer kapasiteli silahlarının tipi, konumu ve sayısını bildirme zorunluluğu bulunduğu anlaşmaların dışında kalması. Dahası, hipersonik planörlerin kapasiteleri ve muhtemel kullanım şekilleri henüz belirsiz.

Space News sayfasında yer alan bilgiye göre, Pentagon uzay-tabanlı alıcılar ile hipersonik silahları tespit edebilmeyi amaçlıyor. Çok maliyetli olacak olsa da, uydular tarafından sağlanacak tarama sistemi atmosferin çok üzerinden hipersonik silahları tespit edebilir. Bu özellik, mevcut yer sistemlerinde bulunmuyor.

Podvig buna rağmen, hipersonik ve manevra kabiliyetine sahip planör silahların engellemesinde etkisiz kalınabileceğini düşünüyor.