Ana sayfa Dünya Tayland kurtarma operasyonu Elon Musk için ne anlama geliyor?

Tayland kurtarma operasyonu Elon Musk için ne anlama geliyor?

426
0
[Elon Musk/Flickr]

Tayland’da 25 yaşındaki bir keşiş ve futbol hocası, yaşları 11 ve 16 arasında değişen 12 öğrencisini onurlandırmak için ilginç bir fikir üretti. Öğrencilerini alarak bir mağaranın duvarına her birinin isimlerini yazmak istedi. Tayland’ın kuzeyindeki Tham Luang mağara sistemine açılan bir girişten içeri girdikten kısa bir süre sonra, bastıran yağmurlar nedeniyle içeride mahsur kaldılar ve sulardan kaçtıkça mağaranın 3 kilometre içine ilerlediler. 23 Haziran’da kaybolan futbol takımı ve hocaları 2 Temmuz’da bulundu. Sekiz gün sonra, tarihin en inanılmaz kurtarma operasyonlarından biri başarıyla sonuçlandı ve 13 kişi sağ salim mağaradan dışarı çıktı.

Akla 2010 yılında yaşanan Şili Copiapo maden kazasını getiren olay, dünyanın dört bir yanından gelen uzmanların çabasıyla başarıya ulaştı. Ancak arşivlerdeki benzer olayların aksine, Tayland mağara kurtmarma operasyonuna son dakikada ilginç bir isim daha eklendi. Bu kişi, verdiği destek sadece sosyal medya ile sınırlı kalmayan ve Demir Adam rolüne soyunarak yepyeni bir icatla olay yerinde biten Elon Musk’tı.

Musk’ın planı neydi?

Mağaranın içindeki bir oyukta 13 kişinin bulunduğu 2 Temmuz’dan itibaren Tayland deniz komandoları, İngiliz dalgıçlar ve ABD Hava Kuvvetleri’nin başını çektiği ekipler hummalı bir kurtarma operasyonuna girişti. Bir hafta içinde mağaranın içine ait detaylı harita çıkarıldı, kurtarma planı hazırlandı, her türlü malzeme hazır edildi ve tonlarca su mağara dışına pompalandı. Bu süreçte mağaradakilere oksijen tüpleri taşımaya çalışan deniz komandosu Saman Gunan havasız kalarak hayatını kaybetti. İlk olarak geçtiğimiz Pazar günü dört çocuk mağaradan çıkarıldı ve 10 Temmuz’da kurtarma operasyonu tamamlandı. Aynı saatlerde, Elon Musk yeni icadıyla olay yerinde bitmiş ancak sosyal medyada paylaşım yapmaktan başka bir vasfı kalmamıştı.

Peki Musk ne planladı? Amacı, SpaceX ve Tesla mühendislerine birkaç gün içinde tasarlattığı çocuk boyutunda bir denizaltıydı. Yüzme bilmeyen çocukları güvenli bir şekilde taşıması planlanan denizaltı, Musk’a göre 40 kg olmasına rağmen iki dalgıç tarafından rahatlıkla taşınabilirdi (mağaranın haritasına bakıldığında bu çok düşündürücü). Denizaltının çok dar olan bazı aralıklardan geçemeyeceği neredeyse kesindi.

Musk, mağaradan kurtarılması gereken sadece dört kişi kalmıştı ki icadıyla Tayland’ın yolunu tuttu. Bu esnada kurtarma operasyonunun başında yer alan Narongsak Osatanakorn, BBC’ye yaptığı açıklamada “denizaltının kullanılabilir olmadığını” söyledi. Osatanakorn, “her ne kadar donanım teknoloji olarak çok ileri olsa da, mağaradaki operasyon için uygun değil” ifadesini kullandı. Böylece adını çocukların futbol takımının adından alan “Yaban Domuzu” denizaltısı teknik olarak kullanışsız kalmıştı.

Musk, BBC’nin duyurduğu gelişmeye cevap vererek, konu hakkındaki uzmanın Osatanakorn değil, e-posta üzerinden haberleştiği dalgıç Dick Stanton olduğunu söyledi ve yazışmalarını paylaştı. Oysa Tayland basınında verilen bilgi bunun tersini söylüyor. Yazışmalarda Stanton kapsül şeklindeki bir aracın kendilerine yardım edebileceğini ve geliştirilmesinin zaman kaybı olmayacağını belirtiyor. Buna rağmen kesin bir ifadede bulumuyor.

Demir Adam moduna girmesinin sebebi ne?

Bir tweet. Aslına bakılırsa Musk başından sonuna kadar uzmanların kontrolünde olması gereken bir olaya “mucizeler saçan fütürist” rolünde dahil olmaması gerektiğini içgüdüsel olarak hissetmiş olmalı. Ancak bir Twitter takipçisinin çağrısı üzerine muhtemelen kısa bir beyin fırtınası geçirip elindeki sınırsız imkanları kullanmaya verdi.

3 Temmuz’da, yani 13 kişinin mağaranın derinliklerinde bulunmasından bir gün sonra bir takipçisi Elon Musk’a kurtarma operasyonuna yardım edip edemeyeceğini sordu. Musk, ilk başta mütevazi davransa da Demir Adam’a benzetilmesinin ardından gelen tweet zincirinde kaçış kapsülünden ‘mini-denizaltıya’ evrilen bir fikirle ortaya çıktı. Boring Company’nin ne kadar iyi tünel açtığına değinmeden geçemeyen Musk (ilk başta mağarayı delik deşik etmeyi bile hayal etmiş olabilir), ardından denizaltının “Falcon roketinin sıvı oksijen transfer tüpünü gövde olarak kullanacağını” belirtti. Ardından da, California’daki bir lisenin havuzunda dalgıçların geliştirilen kapsül ile yaptıkları denemelere ait videolar yayınlamaya başladı.

Ne kadar kullanılabilir olduğu tartışılmadan ve uzmanların onayını bile almadan Tayland’a getirilen mikro-denizaltı/kapsül, kurtarma operasyonunun sonuna yetişebildi. Musk, işe yaramayacağı anlaşılan icadının “bir gün uzayda kaçış kapsülü olarak kullanılabileceğini” söyledi.

Musk’ın artıları ve eksileri

Tayland kurtarma operasyonunda Demir Adam moduna girerek ne yapmaya çalıştığı belli olmayan Musk’ın sunduğu faydalar da oldu. Birincisi, bedensel ve psikolojik dayanma sınırlarını en üst seviyede zorlayan bir olaya küresel kamuoyunun ilgisini ciddi ölçüde artırdı. Musk’ın 22 milyon takipçisi Tayland’daki operasyona destek veren bir kitleye dönüştü ve empati ile dayanışma arttı. Ne kadar işe yarayacağı belli olmasa da geliştirmeye çalıştığı çözüm kesinlikle saygıyı hak ediyor.

İkincisi Musk, son gün olay yerine giderek sadece izleyici olmadığını gösterdi ve duyarlılığını ortaya koydu. California’da SpaceX ve Tesla’nın işlerini bir kenara koyarak Tayland’daki mağaraya kadar gitmesi, istediği zaman istediği her şeyi yapabileceğinin belki de en ilginç örneklerinden biri.

Öte yandan, Musk iki büyük hata yaptı ve bunlar gösterdiği çabanın aslında reklam amacı taşıdığı düşüncesini güçlendirdi. Birincisi, zamanlamanın çok düşündürücü olması. Musk, kurtarma operasyonu yarılanmışken mikro-denizaltı projesini hayata geçirdi ve mühendislerine emir vererek üç günlük bir icat ile çıkmalarını sağladı. Olay yerine ise son gün, iş işten geçtikten sonra ulaştı. Aklında ne tür hayaller vardı bilinmez ama hiçbiri gerçekliğe erişemedi.

İkincisi, fütürist işadamının geleneksel kriz yönetimine neredeyse kimseye danışmadan kendi alternatifini sunma girişimi oldu. Wild Boars takımının mahsur kaldığı mağara sistemi son derece dar ve uzun geçitlere sahipti ve bir mikro-denizaltı benzeri aracın kullanılamayacağı en başından belliydi. Ancak Musk belki de Boring Company sondaj makineleriyle tüneller açmayı, ardından kapsülleriyle çocukları dışarı çıkarmayı hayal etti. Oysa baştan sonuna kadar titizlikle planlanan kurtarma operasyonunda kimse bu tür araca ihtiyaç olunacağına dair resmi bir açıklama, yorum yapmadı.

Elon Musk: Terfi alamayan çalışan Tesla’yı sabote etti

Sosyal medya pazarlamasının raydan çıktığı anlar

Elon Musk’ın geçmişte kaç projeden bahsettiğine, kaç kez tarih verdiğine ve kaç tanesinin gerçekleşmediğine dair yapılan hatırlatmalar artık ABD basınında bir rutin haline geldi. WSJ tarafından verilen bilgiye göre, sadece Tesla’nın kurulduğu günden bu yana tutturamadığı beklentiler 20’in üzerinde. Firmanın yıl başına tutturamadığı hedef sayısı ise ortalama 10.

Bunlar Musk’ın ve firmalarının başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak reklama sıfır harcama yapan Musk’ın sosyal medya pazarlaması amacını ve mantığını kaybetmeye başlıyor. Kendi sınırları içinde kaldığında Musk’ın stratejisi birçok kez başarı göstermişti. Örneğin Musk’ın 2014’te Tesla D modelinin tanıtımına ait tweet’i firma hisselerini %6 yükseltmişti. Musk, Nisan 2018’de attığı ve Tesla hisselerinin Q3’te değer kazanacağına ait bir diğer tweet ile yine hisse değerlerini yukarı çekmişti. Tesla, yatırımcılar için kısa dönemli bir al-sat firmasına dönmüş durumda.

Musk, 2020’lerde Mars’ta koloni kurmayı ve gezegeni yeniden yaşanabilir hale getirmeyi hayal eden biri. Her istediğini yapabilmekte özgür olması, hayal gücünün de fazla cesaretli olmasını sağlıyor ki, bu iyi bir şey. Ancak Tayland’daki kurtarma operasyonu sadece hayal kurarak üstesinden gelinebilecek bir olay değildi. Orada bulunan kimse de Demir Adam gelsin bizi kurtarsın diye düşünmedi. Bunu düşünenler, Musk’ın bazı hayranlarıydı ve onlar da bu konuda gerçekçi düşünemedi dersek yanılmış olmayız.

Elon Musk: Mars’a gidecek ilk insanlar ölüm riskini kabul etmeli