Ana sayfa Dünya ‘Demir Adam’ ile ‘gerçek kahramanların’ arasındaki kavga bize ne öğretmeli?

‘Demir Adam’ ile ‘gerçek kahramanların’ arasındaki kavga bize ne öğretmeli?

[Elon Musk/Flickr]
Okuma süresi: 4 dakika

Tham Luang mağarasının derinliklerinde iki hafta mahsur kalan 12 çocuk ve hocalarının kurtarıldığı operasyon, son yılların en etkileyici dayanışmalarından birini ortaya koydu. Öte yandan, Twitter takipçilerinden aldığı ilham ile operasyona son dakikada dahil olmayı deneyen ve tüm imkanlarını seferber eden Elon Musk ile dalgıç Vern Unsworth arasında yaşanan gerilim, hadiseyi hoş olmayan bir boyuta taşımış durumda.

Bulunduğumuz aşamada tablonun geneline bakmak kolay olmayabilir. Bunun için öncelikle bir önceki analizi okumanızı tavsiye ederim.

Musk, mühendis ekibine süratle bir kapsül veya mikro denizaltı hazırlatmış ve yüzme bilmeyen çocukların mağaradan çıkarılmasını sağlayacak bir çözüm olarak sunmuştu. Ancak o dakikada Taylandlı uzmanların başında olduğu kurtarma ekibi operasyonu neredeyse tamamlama noktasına gelmişti. Musk, sosyal medyadan verdiği desteği olay yerine giderek sürdürdü (takdire şayan) ancak icadının kullanılmayacağı çoktan belli olmuştu.

Operasyonun sona ermesinin ardından, Musk şunu diyebilir ve dosya güzelce kapanabilirdi: “Tamam, icadım işe yaramamış olabilir (sebepleri de tartışılır, ders çıkarılır). Ancak ileride bu tür olaylarda hayat kurtarmaya yarayacak destek sunabiliriz.” Operasyonun başını çeken dalgıçlar da benzer bir açıklama ile “teknik açıdan işe yaramamış olsa da Musk’a gösterdiği ilgi ve destek için teşekkür ederiz” gibisinden bir cevap verebilirdi.

Ancak ortada karşılıklı anlayış yoktu. Musk sanki yenilgiye uğramış ve bunu kabul etmek istemezmiş gibi öfkeli açıklamalar yaparken, mağarada çocukların yerini tespit eden dalgıç Unsworth ile arasında kavga çıktı.

Musk neden bu kadar sinirli?

Musk’ı yakından takip eden biri olarak, son birkaç ayda değişen tavırlarının medya ile üst üste yaşadığı tartışmaların neden olduğu gerilimden kaynaklandığını düşünüyorum. Tansiyonun giderek yükselmesine neden olan süreç, Mayıs ayı başında açıklanan Tesla’nın mali raporu. Elektrikli otomobil üreticisinin bir kez daha zarar açıkladığı raporun ardından ABD medyası büyük eleştirilerde bulunmuş ve Musk çileden çıkmıştı. Sivri zekası ile tartışmayı medyanın güvenilirliğine odakladı, yine bir çözüm sundu ve tartışmayı kazandı.

Ancak Musk’ın canını sıkan birçok konu var. Bunlardan biri, 2014 yılında NASA ile 2,6 milyar dolar karşılığında yapılan anlaşma. Ticari Mürettebat Gelişim programı kapsamında, SpaceX’in Dragon kapsülü ile 2017’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) astronot taşıması gerekiyordu. Ancak SpaceX belirlenen tarihin üç sene gerisinde kalmış durumda.

Bir diğeri, Tesla araçlarının karıştığı kazalar. 23 Mart’ta California’da yaşanan en son kazada, Tesla Model X otomatik pilot halinde iken bariyerlere çarptı ve sürücü hayatını kaybetti. Tanınmaz hale gelen araca ait ilk incelemeler, hatanın sürücüden bağımsız olduğuna işaret ediyor.

Ay yörüngesine bu yıl gönderilmesi planlanan insanlı uzay aracının sessiz sedasız rafa kalkması ve Mars’a gönderilmek için geliştirilen Red Dragon projesinin iptali, Musk’ın sinirlerini bozan diğer ‘ufak tefek’ başarısızlıklar…

Tayland’da yaşanan durum ise çok farklı. Kısaca, sosyal medya pazarlaması ile öne çıkan Demir Adam figürünün gerçekliğe son sürat toslaması olarak tanımlanabilir. Ancak bu Musk’ın kendini beğenmişliği ve kibirliliğinden kaynaklanmıyor. Şahsen öyle biri olmadığını biliyorum. Sorun, Musk’ın fanları gözünde tanrılaşmış rolü ile her duruma anında çözüm üretebileceği düşüncesine sıkı sıkıya sarılması.

Defalarca iflastan kurtulan SpaceX ve Tesla ile inanılmaz başarılara imza atan Musk, hakikaten takdir edilmesi gereken bir insan. Ancak firmalarını sosyal medya üzerinden tanıtmayı tercih eden biri olarak, yıllardır süre gelen “daima gündemde olma” takıntısı Tayland’da büyük bir kazaya neden oldu. Musk’ın ve insanlığın iyiliğini uman her duyarlı insanın dikkatle analiz etmesi gereken bir tablo belirdi.

Demir Adam ile dalgıcın kavgası

Musk’ı iyice sinirlendiren hadise, kurtarma operasyonunun başını çeken isimlerden dalgıç Vern Unsworth’un CNN’e yaptığı açıklamar oldu. Açıklaması şu şekilde:

“Denizaltısını acıtan yerine sokabilir… Kesinlikle işe yarama ihtimali bulunmuyordu. (Musk’ın) Mağaradaki geçitin neye benzediği hakkında hiçbir fikri yoktu. Denizaltı bildiğim kadarıyla 1,5-2 metre uzunluğundaydı ve bükülmeyen bir yapıya sahipti. Kısaca köşelerden geçmesi veya karşısına çıkacak bir engeli geçmesi mümkün değildi… Mağarada dalışa geçilen noktadan itibaren 50 metre ilerlemesi imkansızdı… Bu sadece bir PR çalışması… Ona mağarayı hızlıca terk etmesi söylendi ve o bunu yapmalıydı.”

Musk’ın cevabı aynı derecede sert oldu. Unsworth’e mağarada çekeceği video ile meydan okuyacağını ilan eden Musk, “su seviyesi zaten çok düşüktü ve mağara şebekesinin Cave 5 kısmına kadar dalgıç teçhizatı olmadan gidebilirdiniz” dedi. Musk, takip eden tweet’inde “Cave 5’a kadar denizaltının gideceği bir video çekeceklerini söyledi ve “Üzgünüm ama bunu sen istedin” diyerek Unsworth için pedofili tanımlamasını yaptı.

Musk’ın bir diğer tweet’i, Kuzey Carolina Üniversitesi’nde akademisyen ve NYT yazarı olan Zeynep Tüfekçi’nin paylaşımına cevap olarak geldi. Musk, “Mağaranın içindeyken Tayland’da yaşadığı söylenen İngiliz elemana hiç rastlamadım. Orada bulunanlar Tayvan donanması/ordusuna ait kişilerdi ve bize mağaranın içine kadar eşlik ettiler. Bu gitmemizi istedikleri söylentisinin tam tersi” dedi.

Tüfekçi ise makalesinde konuyu çok güzel bir bakış açısından değerlendirdi. Silikon Vadisi’nin insanlığa yardım etme potansiyelini gerçekçi bir şekilde ele alan Tüfekçi’nin makalesindeki son paragraf şu şekilde:

“Eğer Silikon Vadisi dünyaya yardım etmek istiyorsa, yapabileceği birçok şey var. Buna ürünlerini daha güvenli yaparak ve firmalarını daha adaletli kılarak başlayabilir. Belki de en önemlisi, kendisine ait olmayan alanlarda zor kazanılmış uzmanlığa karşı saygı duymayı öğrenmek.”

Bu ifade çok önemli. Çünkü Musk’ı takdir eden (ben dahil) insanların sadece dışarıdan bakıp geçmemeleri gereken bir detaya değiniyor. İnsanlığa yardım etmek isteyebilirsiniz ancak bunu istemek her durumda ve koşulda bunu yapmanız gerektiğini veya en iyi sizin yapacağınız anlamına gelmez. Duvara çarptığınızda ise hayatını defalarca tehlikeye atarak 13 kişiyi kurtarmış bir dalgıca düşünmeden eleştiride bulunamazsınız (yine de Musk kısmen haklı çünkü Unsworth’ün ilk sözü de çok ağır).

Bundan sonra ne olmalı?

Yaşanan atışmaların ardından öne çıkan en önemli gelişme, Musk’ın Unsworth ve diğer uzmanları eleştirdiği tweet’lerinin çoğunu silmiş olması. Bu da gelinen noktanın ne kadar yanlış olduğunu ve meydan okuyarak kavgayı sürüklemenin bir yere varmayacağını düşündüğüne işaret ediyor. Öte yandan medyaya göre Unsworth olayı mahkemeye taşıyabilir.

Bu kavganın sona ermesi ve herkesin önemli çıkarımlar yapması çok önemli. Bunları şu şekilde sıralayabilirim:

1- Dünyaya yardım etmek isteyen teknoloji milyarderleri bunu yapmanın sandıkları kadar kolay olmayacağını daha iyi anlamalı,
2- Tayland hadisesi gibi olaylarda otoriteler son dakika girişimlerine izin vermeyecek çizgiler çekmeli,
3- Basın taraflı değerlendirmelerden sakınarak olabildiğince objektif yaklaşımda bulunmalı,
4- Kamuoyu önyargılardan kaçınarak olayları daha iyi analiz etmeli.

Nihayetinde, dünyayı kurtarmak ego tatmini ile yapılacak bir iş değil. Empati, işbirliği ve tecrübe gerektirdiğini Tayland’daki olay sayesinde gayet iyi anlamış olduk.